Astrolojİ  Dergİsİ

       

          

ANASAYFA

 

- Giriş-Gezegenler
-
Burçlar
-
Yükselen Burçlar
-
Ay Burçları
-
Evler
- Açılar

 

- Makaleler 
- Astroloji Tarihi
- Mitolojik Astroloji
- Astroloji ve Sağlık
- Gezegen Döngüleri
-
Astronomi

 

Tablolar

 

- Astrolojik Takvim

 - Ay Boşlukta

 

 - Burç Değişimi
 - Enlem ve Boylam
 - Yaz Saati
 - Ay Fazları
 - Gökgünlüğü
 - Sembol Anahtarı  

 

- Astrodoku

- Öyküler,Öğütler
- Rüyalar - Semboller
- Karikatürler
- Çin Burçları
- Doğum Günü Renkleri

 

- 4 Element Testi

- Astroloji Siteleri
- Kitaplık
- Barış İlhan Yayınevi

 

- Haberler
- Araştırma
  

   Seminer-Eğitim

 

Foto Galeri

 

Okuyucu Mektupları

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

TAROT DERGİSİ

 

Astroloji Dergisi

sitemiz kesintisiz

12.5 yıldır yayında.

 

 

 

 

En Uzun Gece sevgiliden ayrılmayı, yalnızlığı ve beklemeyi simgeler. 

Sonra bir dönüşüm olur. 

İleride beklemek sona erecek, ışık parlayacak ve iyilik kazanacaktır.

 

Kış Gündönümü (Solstisi) 

22 Aralık 2014, saat 1:03 EET, Türkiye

 

Gece-gündüz eşitliğinin yaşandığı Sonbahar Ekinoksundan sonra göksel ekvatorun altındaki yolculuğuna başlayan Güneş maksimum güney deklinasyonuna ulaşmış durumda. Güneş'in ekliptik üzerinde, ekvatordan en uzak olduğu bu nokta Kış Gündönümü noktasıdır. Yıl içinde ekvator ile ekliptiğin kesiştiği ve birbirinden en uzak olduğu dört özel günden biridir. Gündönümleri ve ekinokslar yılı dört çeyreğe ayırarak dört mevsimin başlangıcını belirlerler. Kış Gündönümü kış mevsiminin başlangıcıdır (Güney yarımküredekiler için yaz başlangıcıdır). Aynı zamanda Güneş'in tropik Oğlak burcuna girişini gösterir. 

Bugün en uzun gece yaşanır, bundan sonra geceler kısalmaya gündüzler uzamaya başlar. Gündönümü ve ekinoks noktalarının gözlemleri eski uygarlıklar için doğru takvim belirlemelerinde çok önemli olmuştur. Çoğu toplumlarda yıl kavramının gündönümlerinin birinde başlatılması düşünülmüştür. Eski insanlar zamanın kaydını ilk olarak Ay'ın evrelerini izleyerek yapmış olsalar da daha sonra Megalitik (Büyük Taş) kültürde anıtsal alanlar inşa etmiş ve takvimlerini Güneş'e dayandırmışlardır. Bu anıt taşların en önemli özelliği gündönümü ve ekinoks zamanlarında güneşin ışıklarının belirleyici noktalara düşmesi böylece yılın o zamanının geldiğinin anlaşılmasıdır. Megalitik yapıların en ünlüsü İngiltere'de bulunan, yaşı M.Ö 2500-3000 yılına dayanan Stonehenge'dir. Kış gündönümü gecesi en uzun, gündüzü en kısadır. Yani karanlık çok güçlüdür, umutlar tükenmiştir, sanki aydınlık hiç gelmeyecek gibidir. Oysa hemen ertesi gün gündüzler uzamaya, güneşin ışığı gökyüzünde daha uzun görünmeye başlar. Dolayısıyla hem karanlığın hem ışığın, hem ölümün hem doğumun bir arada bulunduğu andır. Binlerce yıldır, mitik Güneş tanrısının, eskiden Mitra’nın, şimdi İsa’nın, her yıl yeniden doğma günü olarak kutlanmaktadır. Bu gelenek günümüzde Noel olarak sürdürülmektedir.

 

MERKÜR OĞLAK’TA

Disiplinli zihin, derin ve esaslı düşünce, temkinli konuşma, sessizlik

Konuları: Gerçekleştirilebilecek şeyleri düşünmek. Mantıklı, uygulamaya yönelik, metodik düşünme. Güçlü konsantrasyon, sebat, ciddiyet. Dikkatli, net algılama. Sözel veya yazılı ifadede netlik, kesinlik. Ağır, ancak derinlemesine öğrenme. Usta konuşmacı. 
Gölgesi: Dar görüşlü düşünme, sabit fikir. Kuru, sert, soğuk, katı, mizahtan yoksun ifade. Belli kalıp ve standartlarla düşünme. Sadece statüyü ve saygınlığı düşünmek. Karamsar, depresif, kontrolcü düşünceler. Her şeye hayır demek. Öğrenme zorluğu. Tekdüze ve sıkıcı konuşma.

 

URANÜS-PLUTO KARE AÇISI -15 Aralık  

 

Derinden sarsan değişim. Bireyleşme dürtüsünün ölmesi

 

Dışarıda kalmak - En derine nüfus etmek

Öngörülemez - Gizemli

İsyan - Kriz

Yıkmak - Yok etmek

Mesafe - Yoğunluk

Devrimci - Zorba

Değişim - Dönüşüm

Kopmak - Kaynaşmak

 

(-)Tahrip edici bilim. Tuhaf amaçlar için gücünü kullanmak. Aklı ya da zekayı güç olarak görmek. Özgürlük takıntısıyla kendini dönüştürebilecek  bağlar kurmamak. Bütünleşme arzusuyla boyun eğip bireyleşememek. Düzene karşı güç savaşlarına girerek acizlik deneyimleri yaşamak. Kendini ölemeyecek kadar özel hissetmek ya da sonu gelme ihtimali olan herhangi bir şeyi aniden terketmek. Kontrolsüzce yasaklara başkaldırma arzusu. Tabuları yıkmak. Değişime saplantı.

 

(+)Her hangi bir şeyin derinine nufüs ederek esaslı teoriler keşfetmek. Teorilerini ya da buluşlarını toplumun dönüşümü ve iyileşmesi için kullanmak. Zulüme başkaldırmak. Bilinen güç modellerinden özgürleşmek. Krizler kanalıyla kendine özgü yönlerinin farkına varmak.  Herkesin bireysel bir güce sahip olduğunu kabul etmek. Yüksek ideallerde dönüşüm. Ölüm korkusundan özgürleşmek ya da ölümü yeni bir deneyime açılan kapı olarak  görüp heyecanlanmak. Geçmişi terk ederek yeniye adım atmak.  

Hazırlayan: Banu Çaylak Kardaş

 

VENÜS OĞLAK'TA

 

Sevginin çabayla ve zamanla geliştirilmesi. Zor koşullarda sevgiyi yeşertmek. İlişkilerde ciddi bir dönem. İştahın kontrolü, disipline edilmesi. Yalnızlık arzusu.

Çalışmayı, hedefine ulaşmayı, iş dağıtmayı sevmek. Gerçekçi, ciddi ve sorumlu ilişki kuruş tarzı. Emek sarf edilmiş, zaman içinde geçerliliğini ispatlamış şeylere değer vermek. Olgun ve bilge olanı çekici bulmak. Geleneksel bir estetik anlayışı. Sadeliği, ekonomiyi sevmek. Disiplinli ve kontrollü olduğunda, hedefine ulaştığında kendinden memnun olmak, kendini değerli hissetmek. 

Gölgesi: Başarılı ya da saygın isem değerliyim düşüncesi. Statü arzusu. Aşkta reddedilme korkusu. Sevgisiz ve değersiz hissetmek. Haz almaktan suçluluk duymak. Kendine eğlenmek ve rahatlamak için izin verememe. Dar sosyal çevre. Kendini sosyal hayattan izole etmek. Zevksizlik. Finansal darlık.

ASTRODOKU

 

JÜPİTER 8 Nisan'a kadar Geri Gidiyor  

Jüpiter yılda bir kez, yaklaşık 4 ay süre ile geri hareketini gerçekleştirir. Jüpiter, maddi ve manevi anlamda nasıl büyüdüğümüzü gösterir. Bireysel sürecimizin ardından bizi sosyal hayatla, daha büyük ufuklarla ve toplumla kaynaşmamız adına yüreklendirir, bu bağlamda benliğimizin dışında kalan, bize yabancı olan şeyleri kabul edebilme sürecini ve hayatı deneyimlemek isteyen tarafımızı temsil eder. Yaşamdaki deneyimler sonucu hoşgörü, anlayış, değerlendirme yeteneği, hüküm verme kabiliyeti, organizmanın yararına olacak bir büyüme Jüpiter’in temsil ettikleri arasındadır. Geri hareket dönemlerinde büyüme ve genişleme fonksiyonunu içsel süreçlerimizde deneyimleriz. Dolayısıyla içsel gezegenler olan Merkür, Venüs ya da Mars’ın geri hareket zamanlarındaki gibi günlük hayatımızda fark edeceğimiz şekilde etkilerini göstermeyebilir. Etkileri, olaylardan ziyade kişilik, tutumlar ve davranışlar üzerindedir.

Jüpiter geri hareketine başladığı zaman yavaşlamaya başlarız. Bu dönemde, sosyal meseleleri analiz ederek kendi kişiliğimizi, inançlarımızı yargılayabilir ve geliştirebiliriz. Jüpiter geri hareketi toplumun kurallarının her zaman bizim ihtiyaçlarımıza yönelik olmadığını fark etmemizi sağlar. Dış dünyanın değerlerini ve amacını değerlendirmeye, bizim kendi değerlerimizle ve amacımızla bağlantılandırmaya çalışır ve kendimizi içsel gelişimimizi baskılayan sosyal değerlerden ayırabiliriz. Spiritüel ve felsefik konularda derin bir kavrayış geliştirmek için uygun bir zamandır. Bilgi, bilinçaltından hızlıca bilince gelebilir. Bu kavrayışın özellikle Jüpiter’in transitte olduğu evin konularında gündeme gelmesi beklenir. Bu konularda, dışsal koşullar bunu desteklemese de gerçek bir içsel huzur ve destek hissederiz. Geçmişteki gözden kaçırılmış, eksik bırakılmış fikirleri de yeniden ele alabilir ve bu fikirlerde daha geniş düşünebilme kapasitesine sahip olabiliriz.

Medyada dini, yargısal ve yargılama ile ilgili haberlere, spor olaylarına, yüksek öğrenim, yabancı ülkeler, farklı kültürleri kapsayan haberlere daha çok rastlayabiliriz.  Jüpiter geri harekete geçtiğinde toplumda çok ses getirmiş ve çok canlı olaylarda bir dinginlik ve yavaşlama görülebilir.

Jüpiter geri hareketi esnasında, Jüpiter’in temsil ettiği yeni iş girişimlerine girmek pek de akılcı değildir. Uzun menzilli seyahatler yapmak, yurtdışına çıkmak, yeni önemli hukuksal ve finansal anlaşmalar yapmak için önerilmeyen bir dönemdir. Genelde uzun seyahatler ve iletişim kanalları engellenir ya da ertelenir, umulduğundan fazla ücrete mal olur.

Direkt hareketindeki sosyal olaylara, bilinçli anlamda bir hazırlık sürecidir. Geri giden Jüpiter’in mesajlarına kulak asmayan biri sosyal arenadaki fırsatlara uyum sağlama konusunda kendisini psikolojik olarak hazırlıksız hissedebilir. O sebeple geri hareket sırasında dururuz ve Jüpiter direkt harekete geçtiğinde ortaya çıkması muhtemel dışsal genişlemeyi karşılayacak ve tutacak içsel güvenlik sınırlarımızı genişletiriz. Örneğin bir kişi bir anda maddi anlamda bir fırsat yakalarsa ve bu kişinin bu deneyime psikolojik ve duygusal olarak hazır olmadığını düşünürsek, olası bir kriz çıkması mümkündür. Kişi eline geçen maddi gücü kullanmayı bilecek psikolojik yapıya sahip olmayabilir. Dolayısıyla sağlıksız bir büyüme söz konusu olabilir. Wickenburg Jüpiter’in genişleme ve büyüme prensibini, seçme şansını ve özgürlüğünü tatmış bir ergene benzetir. Söz konusu ergenin seçtiği şeyi anlamlandırabilmesi için Jüpiter’in geri hareket dönemlerinde sağladığı içsel büyümeye ihtiyacı vardır.

Hazırlayan: Nilay Göncü

KAYNAKÇA

Adams, Helen J., Understanding Retrogrades, American Federation of Astrologers, 1991

İlhan, B., Astroloji Dersleri, Barış İlhan Yayınları, 2014

Tierney, B., Dynamics of Aspects Analysis, CRCS, 1983

Wickenburg, J., Your Hidden Powers, American Federation of Astrologers, 2001

 

Mars Kova Burcunda

Bireyliğini oluşturma, özgünlüğünü koruma savaşı.

 

Herkes için eşitlik ve özgürlük mücadelesi vermek. Enerjinin kısıtlayıcı olana karşı çıkmak, geçerliliğini yitirmiş yapılarda reform yapmak üzere kullanılması. Bilinen tavırlardan, mücadele biçimlerinden özgürleşmek, farklı yöntemler denemek. Bağımsız hareket etmek. Deneyim ve yenilik dürtüsü

Gölgesi: Soğuk, kayıtsız, uzlaşmaz tavır. Sağı solu belli olmamak. Sıra dışı olmak, başkalarından farklı görünmek için tuhaf, uçuk kaçık hareket etmek. Her şeye isyan. İnatçılık, bildiğini okumak. Görüşlerini zorla kabul ettirmek.


Mars ve Satürn karşılıklı ağırlamada (Mars Kova’da - Satürn Akrep’te)

Küçük hayırsız (malefik) olarak bilinen Mars Kova burcuna girdi. Kova burcunun iki yöneticisi büyük hayırsız Satürn ve ani değişimin işaretçisi Uranüs ile aynı anda karşılıklı ağırlama durumunda, yani ikisi de Mars’ın yönettiği burçlarda.


Karşılıklı ağırlama içerisindeki gezegenler birlikte hareket edebilirler. Buna göre Kova'daki yolculuğunda Mars'ın Satürn ve Uranüs ile kombinasyonlarının sembolize ettiği durumları gözlemleyebiliriz.


Mars-Satürn; Hareketin kısıtlanması. Otorite adına veya otoriteye karşı savaş, dayanıklılık ve cesaret sınavları, enerjinin bir yöne kanalize olması, ölçülü cesaret veya bastırılmış öfke, konsantre olmuş, soğukkanlı öfke. Direnç karşısında harekete geçmek. Ağır fiziksel hareket. Cinsellikte baskı, kısıtlama.

Mars-Uranüs; Özgürleşme hareketi. Eylemde özgünlük,enerji boşalımı, beklenmedik hareket, ani şiddet, elektrik yangınları, özgürlük savaşçıları. Cinsel özgürlük, heyecan.


Karşılıklı ağılama için Alan Oken’nın makalesinden küçük bir not,


''Astrolojik yorumda en önemli noktalardan biri ‘düzenleyicilik’tir (dispositorship). Kelimenin kökeni latince disponare fiilinden gelmektedir ve anlamı ‘farklı yerlere koymak’tır. Astrolojide gezegensel düzenleyici bir başka gezegenin (ya da evin) enerjilerini haritadaki başka bir yere taşıyabilen gezegen anlamına gelmektedir. Astroloji öğrencisinin doğum haritasındaki düzenleyicilik yapısının işleyişini çözmesi gezegensel güç sıralamasını doğru biçimde anlamasını sağlayacaktır. Karşılıklı ağırlama (mutual reception) gezegenleri ve/veya evleri birbirine sıkıca bağlayan birdüzenleyicilik biçimidir. Gezegenlerin aynı haritada birbirlerinin burçlarında bulunmalarına karşılıklı ağırlama denir. Bu tarz gezegensel bağlantıların etkilerini birlikte değerlendirebilmek önemlidir. Söz konusu iki gezegen birbirlerinin fonksiyonlarını güçlendiren veya zayıflatan biçimde beraber hareket ederler. Karşılıklı ağırlamadaki her iki gezegenin tek başlarına analiz edilmeleri gerekirse de, bu iki gezegenin birbiriyle ilişkisinden doğan enerjinin de bir etkisi vardır ve bu şekilde değerlendirilmelidir. Ancak böyle değerlendirildiğinde her iki gezegenin ifade ettikleri bütünsel olarak anlaşılabilir.''

 

GÜNEŞ YAY'da

 

Satürn'ü Akrep'te olup da bir döngüyü bitirmiş olanlar ve

Satürn'ü Yay'da olup da bir döngüyü bitirmeye başlayanlar için...

SATÜRN  DEVİNİMİ

 

 

Astrolojiyi Ciddiye Alan 5 Ülke

Eski astrolojik uygulamaların büyük ölçüde etkili olduğu ortaya çıktı.

 

Astrolojinin en büyük hayran ve takipçilerinin, sadece modern dünyanın özgür ruhlu ve sıra dışı insanlarıyla sınırlı olduğunu düşünenler, bir daha düşünün! Eski astrolojik uygulamalar, birçok kültür için hala geçerli ve sağlam bir dayanak noktası. Farklı kültürlerdeki birçok insan, zodyakı insanları kiralamaktan tutun da başkan seçimlerini tahmin etmek için bile kullanıyor. Şimdi, insanların mutlaka horoskoplarını bildikleri ülkeleri tanıyalım.

Hindistan
Kalkütalı yazar Bharati Mukhurjee, New York Times’ta şöyle diyor. “Doğum sertifikam olmayabilir ama bir horoskopum var.” Hiç şüphesiz, Hindistan, astrolojinin en popüler olduğu ülke. Hindistan’ın, Vedik astrolojisi diye bilenen, kendine ait bir sistemi var. Bu sistem, yıllardır evlilikleri ayarlamak ve çocuk sahibi olma zamanlarını tahmin etmek için kullanıldı. Bunun yanı sıra, insanlar, bu astrolojik sistemi, bir işe başlamak için uygun zamanı belirlemek ve uluslar arası politik olaylarla ilgi ön görüde bulunmak için bile kullanıyorlar.

Çin
Astrolojinin en ciddi hayranları belki de Çin’de yaşıyor. En azından, iş ararken, “yanlış” bir burçta iseniz, bunu hissetmeniz daha da olası. Gerçekten de Çin’de, çoğu iş ilanında, belli bir Güneş burcunda olan insanları başvurmaktan caydıran ibareler görebilirsiniz. The New York Republic tarafından yapılan son araştırmalara göre, bazı Çinli işverenler, aşırı titiz ve telaşlı doğalarından dolayı, Başakları işe almayı reddediyorlar. Bazı yerlerde ise, Akrepler ve Yengeçler kabul edilmiyor. 

Sri Lanka
Sri Lanka’da, BBC tarafından yapılan bir araştırmaya göre, birçok insan, günlük gazetelerden daha çok astroloji dergilerine abone oluyor. Astrologların tavsiyeleri, otoriteler tarafından da çok ciddiye alınıyor. Örneğin, 2009’da , o dönem Başkanının iktidardan düşeceğini tahmin etme cüreti gösterdiği için bir astrolog tutuklanmıştı.

Nepal
Astroloji Nepal’de büyük bir iş alanı. 2008’den beri, astrolog Basudev Shastri’nin, ona ulusal bir şöhret statüsü kazandıran, bir televizyon programı var. Aynı zamanda, astrologların yüzde 99’unun erkek olduğunun düşünüldüğü ülkede kadın astrologlar da, en sonunda büyük atılımlar yapmaya başlamışlar. 

Büyük Britanya
Astroloji, İngiltere parlamentosunda da yerini almış durumda. Parlamento üyesi David Tredinnick, sağlık sektörünü geliştirmek için, astrolojinin ve alternatif tıbbın kabullenilmesi gerektiği görüşünü destekliyor. Tredinnick, astrolojiyle yapılan kendini bulma - keşif deneyiminin, zihin sağlığı için yararlı olduğuna inanıyor ve bu keşfin insanların yaşamlarını kolaylaştıracağını da ekliyor. 

http://mysign.com/lifestyle/11365-astrology-traditions/#.VGIrNZwNg1g.facebook

  

ÖFKE

 

"Beni çıldırtıyor. Hiç laftan anlamıyor.", "Niçin bu evde kimse bana yardım etmiyor?", "Kaç kere ayakkabılarını çıkarmadan içeri girme dedim sana?", "Eşim çalışmamı istemediği için işten ayrılmak zorunda kaldım, ondan nefret ediyorum.", "Bu kadınlara hiç yaranamazsın zaten, ne yapsam ona yetmiyor.", "Kesin şu gürültüyü de maçı seyredeyim.", "Bıktım senin dırdırından.", "İstediğim gibi giyinip gidemiyorum, bu okuldan hoşlanmıyorum.", "Çok çalışıp, bütün sorulara cevap verdiğim halde yine zayıf aldım, hep bu öğretmenin yüzünden." "Neden hep onun istediği yere gidiyoruz, gitmeyeceğim artık.", "İstediğim kadroyu bana vermediler, onlara göstereceğim." Bu cümlelerin kimisi kadınların, kimisi erkeklerin kimisi de çocukların ağzından çıkmış, ama her birinin ortak bir yanı var: Öfke... devamı

  

26 Ekim'de yapılan Doğum Haritası Yorumlama Semineri yoğun talep üzerine yakında tekrarlanacak.

  

 

SABİT YILDIZLAR

 

GAZZE'DE KÖR OLMAK 

Oxford Astrologer'ın İsrail üzerine yazısı

 

Güneş'in Işınları Altında
Astrolojik yorumlarda genellikle Jüpiter bir burca girdiğinde, o burca şans getireceği yazılır. Dolayısıyla Güneş o burçtayken doğanlar çok sevinirler ve bu yıl benim şanslı yılım derler. Ne de olsa 'büyük uğurlu' kendi burçlarına girmiştir ve onlara hayırlı olacaktır. Genellikle burada anlaşılan, kendi isteklerinin gerçekleşeği ve bu nedenle onların mutlu olacağıdır. Oysa bazen bizim isteğimizin gerçekleşmemesi bizim için daha hayırlı olabilir. Tabii biz buna ilk anda üzülürüz, hayrını ancak zaman geçtikçe kavrarız. Yani bizim anladığımız 'hayırlı' ile tanrının sunduğu 'hayırlı' çok farklı olabilir. 


Özetle, Jüpiter burcunuza girdiğinde hemen her şey yoluna girecek diye fazla sevinmeseniz iyi olabilir. Her şey sizin istediğiniz gibi gitmeyebilir. Siz kendi isteklerinizle meşgulken, size sunulan fırsatları ve destekleri gözden kaçırabilirsiniz. Jüpiter sizi büyütecek ve zenginleştirecektir, ama bu sizin düşündüğünüzden çok farklı bir biçimde olabilir. Tabii bu esnada Jüpiter'in nelere işaret ettiği, doğum haritanızdaki Jüpiter'in hangi durumda olduğu ile de çok bağlantılıdır. Örneğin Jüpiter doğum haritanızda ölüm ve kayıp evinin yöneticisiyse, size kayıpları da getiriyor olabilir. Dolayısıyla kişisel doğum haritasından bağımsız yorumlar tam anlamıyla geçerli olmayabilir.

Geçtiğimiz yıl Jüpiter yüceldiği Yengeç burcundaydı. Yengeç Türkiye'nin Yükselen burcu, bu durumda halkın refah içinde, mutlu ve zengin olmasını bekleyebilirdik. Ancak pek de öyle olmadı değil mi? Hatta Jüpiter Yengeç'te dünyanın bütününe de pek hayırlı gelmedi. Bunun bir nedeni Jüpiter'in öncü bir burçta olması ve gökyüzünde oluşan büyük öncü karenin oluşumunun içinde bulunması, hatta gerilimi arttırmasıydı. Yani Uranüs'le, Mars'la kare, Pluto'yla karşıt açı yapmasıydı. Şimdi Jüpiter Aslan'a geçti, ancak başlangıçta ondan pek hayır beklememek akıllıca olur, çünkü Mars ve Satürn ona düşmanca bakış atıyorlar, yani nazarları değiyor. Ayrıca henüz Jüpiter hâlâ Güneş'in ışınları altında. Kendini gösteremiyor. Simgelediği hayırlar dünyada tezahür edemiyor. Bunun için önce Güneş'in ışınlarından çıkıp, sabah parlaması gerekiyor. Sonra da sırasıyla Mars'ın (14 Eylül) ve Satürn'ün (23 Aralık) Akrep'ten çıkmaları gerekiyor. Buna rağmen Jüpiter 2015 boyunca da zaman zaman Satürn'ün baskısından kurtulamayacak. Bu nedenle her açıdan doğru zamanda açılmayı, doğru zamanda kapanmayı öğrenmemiz gerekecek.

Jupiter Aslan`da

26 Mayis 1908 sabahı, şafak sökmeden hemen önce gökyüzünde Jupiter`in konumuyla ilgili ne Reynolds`ın ne de Churchill`in en ufak bilgisi vardı, fakat kadim bilginlere göre Kraliyet sembolü olan Aslan Burcu`ndaki asil Jupiter çok talihli bir ana işaret etmekteydi. Hükümdarlık ve Aslan geleneği modern İran'ın ilk bayrağında da varlığını sürdürmüştür. Jupiter`in gökyüzünde bu pozisyona her dönüşü Ortadoğu petrollerinin hakimiyeti adına oluşacak yeni bir savaşın simgesi olmuştur ve Jupiter tekrar o konuma gelmek üzere...

 

Avustralya'lı astrolog Ed Tamplin'den güzel bir analiz...

 

JÜPİTER ASLAN BURCUNDA - 16 TEMMUZ 2014

Aslan Burcundaki Jüpiter İçin Anahtar İfadeler:

Benliğin aşırı büyümesi, Coşkulu yaratıcılık, Kendine inanç, Çocuğun büyüme zamanı ya da aşırı çocukça davranışlar, Bolluk duygusuyla tembellik etme, Kendini gösterme ihtiyacında abartıya kaçma, Neşeli ifade, Kutsal çocuk, Tanrı kompleksi, İçindeki özü büyük bir inançla dışarıya çıkarma arzusu, her şeyin yolunda gideceği duygusuyla hesapsız risk alma, Liderlik edebileceğine inanç duymak…

 

Jüpiter bir yıldır transit olarak Yengeç burcunda ilerliyordu. Bu, Yengeç’te duygusal ve iç dünyamızı büyütüp kendimizi güvende hissetmek üzere olaylar yaşayacağımız bir süreci gösteriyordu. Şimdi Jüpiter Aslan burcuna ilerlediğinde ise geçen sene boyunca içsel olarak saptadığımız şeylerin dış dünyada ifade edilme zamanın geldiğine işaret ediyor. Kendimizi güven içinde hissetmeye çalıştık, doğru ya da yanlış bunun için önlemler almaya çalıştık. Artık bu süreci geride bırakıp, bizi koruması için yeterince kabuk geliştirdiğimize inanıp dışarıda kendimizi gösterme vakti geldi.

Aslan burcu bizim içimizdeki özü -yaratıcılığımızı- dış dünyaya ifade sürecimizi gösterir. Bu süreçte Aslan burcu öz ile temas kurmalı, tabii bunun için özümüzde ne olduğunu görme riskini alabilmeliyiz. Evet, aslında Aslan burcu için bu bir risktir, çünkü işin ucunda beğenilmeme ihtimali vardır. Eğer bu süreçte Aslan burcu beğenilmeye odaklanırsa gerçekten kim olduğunu göstermek istemeyebilir. Bu onun içten içe aslında beğenilmesi için bir sebep olmadığı korkusunu pekiştirir. Bu duygu herkes için çok öz yıkıcı bir davranıştır. Bu süreçte ancak alkış alabileceği davranışlar sergilemeye başlar. Bizim görkemli kralımız bu noktada sürekli ilgi ve beğeni talep eden bir soytarıya dönüşebilir. Ya da nasıl olsa beğenilmeyeceğini düşündüğü için hiç ortaya çıkmayabilir. Psikolojik olarak içimizdeki önemli olma duygusu Aslan burcuyla temsil edilir. Bu yüzden aslında ne yapmak istiyorsak onun peşinden giderek içimizdeki canlılığı muhafaza etmeliyiz.

Jüpiter ise bizim büyüme, genişleme ve yayılma fonksiyonumuzu temsil eder. Bizim hayata güvenmemizi, yaşamın bir anlamı olduğuna inanmamızı sağlar. Bu duyguyla bulunduğu yere bolluk hissi getirir. Jüpiter’in haritamızda bulunduğu burç ve ev bizim yayılmaya ve genişlemeye yatkın olduğumuz alanları gösterirken transit olarak Jüpiter’in hareketleri ise artık nerede büyümemiz, yayılmamız gerektiğini bize gösterir. Bu alanlarda şanslı olduğumuz inancını aşılar. Bundan dolayı kendimizi neşeli hissederiz. Ancak bu aşırı şanslı olduğumuz duygusu, bizim himaye edildiğimiz duygusuyla birleşince kendimizin üstün olduğunu düşünebiliriz. Bu ise kibir ve fanatizmi doğurur.

Jüpiter Aslan burcuna geçtiğinde artık içimizdeki çocuğun büyüme zamanının geldiğine işaret eder. Kendi isteklerimizi yapmak için kendi sorumluluğumuzu almanın zamanıdır. Büyümeye doğru kendimize duyduğumuz inançla adım atma zamanıdır. Başta Jüpiter’in sebep olduğu aşırı güven duygusu içimizdeki çocuk kalmış yönümüzü şımartmak isteyebiliriz. Ancak buradaki tehlike aslında bu çocuk kavramının temel psikolojik arketip olarak bizim kendimizi “kutsal çocuk” olarak hissetmemizdir. Bu arketiplerde Kutsal çocuğun aslında kendini dünyayı kurtaran bir tanrı gibi gördüğü anlatılır. (Zalim bir hükümdarın elinden kurtarmak için ebeveynleri tarafından bir sepete konularak nehirde yüzdürüldükten sonra hayatta kalan ve sonrasında dünyayı kurtaran çocuk arketipinde olduğu gibi). Çocuk evrenin merkezindedir ve bütün her şey onun etrafında dönmektedir. Jüpiter’in Aslan burcundaki gölgelerinden biri de budur. Çocuk tarafımızla büyümeye direnç gösteririz. Çünkü bir kez büyüdük mü artık evrenin merkezinde olmadığımızı kabullenmek zorunda kalırız. Bundan kaçınmak için başkalarına iyilikler yaparak kendi önemimizi anlamalarını umarız. Artık egomuzun doyurulamaz yönü (Aslan) ahlaki/felsefi (Jüpiter) bir amaç ile birleşmiştir. Sonucunda kibir ve üstünlük duygularıyla hareket etmeye başlarız. Fanatikçe yaklaşımlar sergileyerek kendi söylediklerimizin veya yaptıklarımızın doğruluğuna başkalarının da inanmasını bekleyebiliriz. Bu da bizim aslında problemli yönlerimizi göz ardı ederek derinlikten yoksun ve ciddiyetsiz olarak yaşamamıza sebep olur. Bunu aşırı dramatik telafi etmeye çalışabiliriz. Burada aslında neyin gerçekten bizim için önemli olduğunu idrak etmemiz gerekmektedir. Hayatta herkesin kendisi için önemli olduğunu, bizim de kendimizi önemli hissetmek için özümüze uygun olarak kendi isteklerimizi gerçekleştirmek durumunda olduğumuzu fark etmeliyiz. Böylelikle içimizdeki cevhere dokunup onu parlatabiliriz. Jüpiter Aslan burcundayken liderlik ve organizasyon yeteneklerinde de artış görülebilir. Ancak, kendi özüne uygun davranan birisi insanları doğru yönlendirebilir aksi takdirde buyurganlık ve despotça yaklaşımlar görülebilir.

(c)Zekai Kardaş

  

Türkiye'de astroloji tarihi henüz emekleme döneminde. Astroloji eğitimi gerçek anlamda 1990'ların sonunda başladı. 2000'li yıllarda ders almaya başlayan arkadaşlar hemen klasik astroloji öğrenebildiler. Oysa 1990'ların başlarında klasik astroloji diye bir şey hemen hemen hiç yoktu. Peki, bu 10 yıllık süre içinde ne oldu da, sahneye birden bire klasik astroloji çıktı? Bunun öyküsünü ilk ağızdan dinlemekte yarar var.

Modern Astrolojide Geleneksel Uyanış

 

Antik Dünyada Alametler

 

Güneş Üzerine Yapılan Yeni Araştırmalar

Astrolojiyi Destekliyor !

 

Astrolojiye şüpheyle bakan bilim insanlarının dayandığı görüşler şimdilerde

geçerliliğini yitiriyor gibi…

 

Dolunay Bitiş mi?


İnternette Dolunay’la ilgili çeşitli yazılarda Dolunay’ın sonları ya da bitişleri ve yeni başlangıçları gösterdiğine dair yazılarla karşılaşıyoruz. Bunlar çok yanıltıcı ifadeler. Ay fazları arasında bir şeyin bitişi ve yeni bir şeyin başlangıcı arasında geçiş işlevini gören faz balzamik ay fazıdır. 


 

Ay’ın yeniay fazı doğumu, büyüyen fazları büyümeyi, dolunay tamlığı, küçülen fazları da bozulup çürümeyi simgeler. Sanırım burada tamlık, bütünlük ile bir şeyin bitişi (yeni bir şeyin başlayışı) kavramları karıştırılıyor.

Dolunay fazı Ay’ın bütünüyle göründüğü, Güneş’in ışınını tam olarak yansıttığı fazdır. Ortada ne varsa görülmektedir. Daha önce tohumu atılan ve yapılandırılmaya çalışılan şeyler artık bütünlüğüne ulaşmaktadır. Bu, kişinin kendi bireyliği ise, ne şekilde yapılandığı gözler önündedir. Bu bir projeyse, proje artık tamamlanmaktadır. Şimdi ortada ürün görülmektedir. Dolayısıyla bu ürünün nasıl olduğu da görülmekte ve ona ayna tutulmaktadır. Dolunay’da oluşan Güneş-Ay karşıtlığı kişinin kendisine meydan okuyan ya da ayna tutanlar kanalıyla farkındalık geliştirmesinin işaretidir. Bu evrede tarafsızlık, nesnelliklik gerekir. Bu sayede karşıtlıklar birbirini tamamlar ve dengeler. Projeler bu farkındalıkla bitirilir. Ancak bir şeyin sonlanması ve yeni bir şeyin başlaması için daha üç faz deneyimlenmesi gerekmektedir.

Dolunay’ı gözünüzde canlandırmak için bir çiçeğin bütün görkemi ile açtığı bir hali düşünebilirsiniz. Bu tamlık’tır. Bitiş içinse çiçeğin, dallarının ve gövdesinin solduğu, kuruduğu, bütün yapraklarının döküldüğü bir hali düşünün.

 

Barış İlhan'ın Hürriyet'le Söyleşisi

 

 

HAFTALIK BİLGİ KÖŞESİ

Tek Düzenleyici 

(Sole Dispositor)

Kendi burcunda bulunan ve doğum haritasındaki diğer gezegenlere doğrudan ya da dolaylı olarak ev sahipliği yapan gezegendir. Eğer kendi burcunda iki gezegen varsa ya da iki gezegen karşılıklı olarak birbirlerine ev sahipliği yapıyorlarsa tek düzenleyiciden söz etmek mümkün değildir. Bununla birlikte, birbirlerini karşılıklı ağırlayan iki gezegen, eğer aynı zamanda diğer sekiz gezegenin tamamına doğrudan ya da dolaylı ev sahipliği yapıyorsa, bu durumda ‘ortak düzenleyici’den bahsedilebilinir. Bir gezegen hem kendi burcunda hem de tek düzenleyici konumundaysa gücü daha da artar. Doğum haritasında tek düzenleyicinin olup olmadığını tespit etmek için, herhangi bir gezegenden başlayarak o gezegenin bulunduğu burcun yöneticisine bakılır. Sonra sırasıyla o gezegenin bulunduğu burcun yöneticisine bakılır. Bu işlem daha ileri gidilemeyecek noktaya kadar sürdürülür. Diğer gezegenler için de aynı işlem yapılır.

 

 

BURÇLAR

 

 

 

 

NCGR TÜRKİYE

www.ncgr-turkey.com

NCGR ve sertifika konusunda
her türlü bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.Ayrıca psikolojik astroloji dışında astrolojik bilgi ve makaleleri okuyabilirsiniz

 

SOLAR FIRE

TÜRKİYE'DE

 

BUGÜNKÜ AY

© 2014, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.