Astrolojİ  Dergİsİ

       

          

ANASAYFA

 

- Giriş-Gezegenler
-
Burçlar
-
Yükselen Burçlar
-
Ay Burçları
-
Evler
- Açılar

 

- Makaleler 
- Astroloji Tarihi
- Mitolojik Astroloji
- Astroloji ve Sağlık
- Gezegen Döngüleri
-
Astronomi

 

Tablolar

 

- Astrolojik Takvim

 - Ay Boşlukta

 

 - Burç Değişimi
 - Enlem ve Boylam
 - Yaz Saati
 - Ay Fazları
 - Gökgünlüğü
 - Sembol Anahtarı  

 

- Astrodoku

- Öyküler,Öğütler
- Rüyalar - Semboller
- Karikatürler
- Çin Burçları
- Doğum Günü Renkleri

 

- 4 Element Testi

- Astroloji Siteleri
- Kitaplık
- Barış İlhan Yayınevi

 

- Haberler
- Araştırma
  

   Seminer-Eğitim

 

Foto Galeri

 

Okuyucu Mektupları

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

TAROT DERGİSİ

 

Astroloji Dergisi

sitemiz kesintisiz

12.5 yıldır yayında.

 

 

 

MARS YAY'DA

İnançları gerçekleştirmek üzere harekete geçmek. Erdemli ve etik davranmak. İnandığı şey için savaşmak. Açık ve maceraya atılmaya hazır bir şekilde kendini ortaya koymak. Farklı ufuklara açılmak; Vaaz ettiğine uygun davranmak. İyimser ve güvenli hareketler. Açık hava sporları ve macera, adrenalin içeren aktivitelerle uğraşmak, doğada vakit geçirmek. 

Gölgesi: Fanatizm; Kendi yaptığının doğru olduğundan çok emin bir şekilde hareket etmek. Kaba ve sinirli hareketler; Düşüncesiz, aşırı güvenli davranış; Ayağını yorganına göre uzatmamak; Kibirli veya aşırı prensipli tavırlar. Olduğundan fazla görünmeye çalışmak; Fırsatçılık. İşleri yarına bırakan üşengeçlik. Enerjiyi dağıtmak, boşa harcamak.

ASTRODOKU

Merkür–Uranüs Karşıtlığı -13 Eylül 
Devrimci düşüncelerle sıra dışı iletişim, Uçuk teorilerle kopuk iletişim.

 

Algılama-Esinlenme
Esnek-İnatçı
Entelektüel-Devrimci
Merak etme-İcat etme
Lokal-Evrensel
Sinirli-Heyecanlı
Bağlantılı-Kopuk
Genel Bilgi-Keşfedilmemiş Bilgi

 

 


(-) Anlaşılmaz fikirler, Günlük hayatta uygulanamaz teoriler, Zihnin sınırlarında dolaşmak, İletişimde kopukluklar, Düşünme tarzının bireyselleşmesine engel olması, Herkesin kendine özgü bir algılama biçimi olduğunu kabul edememe, Bilgiyi genelleştirme, Aniden bir düşünceden diğerine geçmek, Amaçsız isyankarlık, Aklı yüceltmek, Sadece farklılığını ifade etmeye yönelik konuşma, Gergin, sabırsız, huzursuz, eksantrik konuşmacı, Tuhaf sözler söyleyen, Akranlarıyla iletişim kuramayan. 

(+) Buluşçu zihin, Heyecan uyandıran teoriler, Kendini özgün bir biçimde ifade edebilme, Her türlü düşünceye eşit mesafede ve tarafsız bakabilme, Liberal eğitim sistemlerini benimseme, Düşünme ve konuşma özgürlüğü, Evrensel bir özgürlük anlayışı, Çabuk algılama, Hızlı düşünme, Sıra dışı iletişim kurabilme.

BUGÜN DOLUNAY - 9 Eylül, 4:39

Dolunay Başak-Balık burçlarında gerçekleşiyor. Her ikisi de hizmetin burcu. Birisi ruhsal dünyayla, diğeri fiziksel dünyayla ilgili. Dolayısıyla ruhsal ve fiziksel anlamda bir denge sağlama zamanı. Başak burcunda kendi düzenimizi, hayatın zorunluluklarını ve gerçeklerini fazla abartabiliriz. Sürekli kusur bularak hoşnutsuz olabiliriz. Bu enerji Balık’la birleştiğinde hiçbir şeyin istediğimiz gibi olmadığından şikayet ederek, kendine acıma psikolojisine girebiliriz. 

Bu durumda hayatın gerçekleri karşısında kolay hayalkırıklığı yaşayan bir mükemmeliyetçi olabiliriz. Hayatın önümüze çıkardıklarından hoşlanmayan onları sürekli eleştiren birisi olabiliriz. Bir konunun detaylarına takılıp perspektifi yitirebiliriz. Sorunun bizim istediğimiz gibi sonuçlanması için dayatabiliriz. Çıkan tersliklerin suçunu karşımızdakilere yükleyebiliriz veya bütün suçu biz üstlenebiliriz. Veya bu sorunları Tanrı'nın çözmesini bekleyebiliriz. Kendimizi atılganca ortaya koyup, kendi isteklerimizi sağlıklı biçimde ifade edemediğimiz için hastalanabiliriz. Aşırı mütevazilikle kendimizi ezdirip, kurban olduğumuz için kendimize acıyabiliriz. 

Şimdi hayatın gerçeklerini tarafsızca gözlemleyip, kendimize, başkalarına ve hayata karşı daha kabullenici ve anlayışlı olma zamanı.

VENÜS BAŞAK’ta


Venüs Başak burcunda düşük konumdadır, yani kendi özelliklerini doğal olarak gösteremez. Huzuru, paylaşımı simgeleyen Venüs, didikleyen, analiz eden Başak burcunda pek rahat edemez. Eğlenemez, keyif süremez, sosyalleşmez.

Bunu içinde hiç rahat etmediğiniz ve pek istenmediğiniz bir eve misafirliğe gitmişsiniz gibi düşünebilirsiniz. Ev sahibi bütün kontrolü elinde tutuyor, siz de sadece onun istediklerini yapıyorsunuz. Ayrıca evde fazla bir şey yok. Kıt kanaat idare etmek zorundasınız.

Venüs Başak’tayken ev sahibi Merkür olur. Merkür bir kaç gün önce Terazi burcuna girdi, yani o da Venüs’ün evinde misafir. Birbirlerini ağırlıyorlar. Gerçi bazı Ortaçağ astrologları birbirini görmeyen burçlardaki ağırlamaları kabul etmiyorlar, ancak bunu yine de karşılıklı ağrılama olarak kabul etmek gerekir. Birbirleriyle ne element ne de nitelik açısından benzeşme olmasa da, neticede birbirlerinin evinde bulunuyorlar ve eve göz kulak olmak zorundalar. Buna rağmen Venüs’ün gücü dermanı yok. Kendini fazla yormadan usul usul bir şeyler yapması gerekiyor.

MERKÜR TERAZİ’de
Diplomatik düşünme

Konuları: İki yönüde göz önüne alarak düşünme, iletişimde uzlaşmayı hedefleme, ince ve zarif konuşma, diplomatik, hoş sohbet, kendini dinleten ifadeler.

Gölgesi: Kararsız, kaypak düşünme, yüzeysel konuşma, tartışmaktan korktuğu için başkalarının düşüncelerinin dümen suyuna gitme.

 

SİNASTRİDE VENÜS

                                                                                                                          

Bir ilişki açısından doğum haritasındaki her şey önemlidir ama ilişkiler alanı olan yedinci evin yöneticisi Venüs daha öne çıkar. Genel olarak söylemek gerekirse Venüs bir başka insanla kendimizi nasıl bağlantılandırdığımızı yani ilişkinin kendini gösterir ve ilişkiye açılma, kendini verme ve ilişkiyi kabul etme kapasitesini anlamamıza yardım eder.

 

Roma Mitolojisinde Venüs Hephaistos’la evliydi ama Mars’ın da sevgilisiydi ve ondan üçü erkek olmak üzere dört tane çocuğu vardı. Bunlardan Daimos terörü, Fobos korkuyu, Eros arzuyu ve Harmonia uyumu simgeliyordu. Gerçekten bir ilişkiye baktığımızda bu dört unsuru da görürüz..

 

Sinastride Venüs’ün evlerdeki konumu iki insanın birbirlerinin haritalarıyla ilişkilenme biçimini verir. Burada Venüs’ü on iki evdeki pozisyonlarıyla ve olumlu olumsuz yönleriyle göreceğiz. Unutmayın ki gezegenler arketiplerdir ve olumlu-olumsuz anlamında geniş bir aralığa sahiptirler... devamı

 

Güneş Başak’ta (23 Ağustos)



 

Olumlu: İşe yarayan ile yaramayanı fark etme ve birbirinden ayıklama. Bütüncül bir sistem içerisinde kendi görevini üstlenme ve yerine getirme. Usta-çırak ilişkisi içerisinde öğrenme- ustalaşma. Pratik sonuç almaya eğilim. Herkesin verimli olduğu bir sistemde kendi üzerine düşen görevi yerine getirme. Minimum çabayla maksimum fayda elde etme. Sağlıklı kalma. Sağlık sektöründe hizmet etme. Eleştirmen. 

Olumsuz: Bir hata nedeniyle bütünü kötüleme. Hatalara aşırı hassasiyet. Pratikliğe güdümlü tek yönlü insan. Sinir bozan derecede mükemmeliyetçi. Çıraklık etmeden ustaymış gibi davranma. Kendi düzenini dayatma. Hastalık hastası, dar kafalı ve ayrıntılara takıntılı. Eleştirici ve soğuk. İşgüzar. Çıkarcı. 

Zodyak’ta her burcun ardı sıra gelişinin bir anlamı vardır. Genel bir ifadeyle, örneğin kendi güvenliğiyle meşgul olan, bunun için kendine bir kabuk oluşturan Yengeç’ten sonra gelen Aslan burcu, bu güvenlik meselelerinin halledildiği, artık dünya arenasına çıkıp kendi yaratıcılığını olduğu gibi göstermenin zamanının geldiği bir süreci temsil eder. Başak burcu ise bir önceki dönemde, yani Aslan burcunda olgunlaşıp, yaratıcılık vesilesiyle ortaya konan şeylerin incelendiği, işe yaramayanların elendiği, faydalı olan ile olmayanın ayrıştırıldığı ve sonrasında elde edilen verilerle insanlığa hizmet edildiği bir dönemin sembolüdür. Zaten mevsimsel olarak da başak burcu dönemi, ekinlerin toplandığı, ayıklandığı ve insanlığın yararına sunulduğu bir döneme denk gelir.

Diğer taraftan başak burcu bütün bir sistemi oluşturan her bir unsuru temsil eder. Sistemin işlemesi için her bir parça üzerine düşen görevini yerine getirmelidir. Başak, bu düzen içerisinde herhangi bir hata fark ettiğinde onu düzeltmek için çabalar. Hatalara karşı aşırı hassas olması nedeniyle sadece kendi düzenine güvenir hale gelir ve düzenin sürmesi için takıntı geliştirir. Bu düzenin dışına çıkıldığında endişelenir. Bilmediği ve ayrıntısına vakıf olamadığı her şeyden çekinir hale gelir. Her şeyi ve herkesi eleştirmeye başlar. Ayrıntıya saplanıp kalması onun bütünü gözden kaçırmasına sebep olur. Karşısında bulunan Balık burcundan faydalanarak teslim olabilmeyi, evrenin kaos içerisinde bile bir düzeninin olduğuna inanç geliştirmeyi öğrenmelidir. Ayrıntıda bozuk işleyen parçalar olsa da, belki bu halinin daha hayırlı olabileceğine inanmalıdır.

 

SABİT YILDIZLAR

 

GAZZE'DE KÖR OLMAK 

Oxford Astrologer'ın İsrail üzerine yazısı

 

Güneş'in Işınları Altında
Astrolojik yorumlarda genellikle Jüpiter bir burca girdiğinde, o burca şans getireceği yazılır. Dolayısıyla Güneş o burçtayken doğanlar çok sevinirler ve bu yıl benim şanslı yılım derler. Ne de olsa 'büyük uğurlu' kendi burçlarına girmiştir ve onlara hayırlı olacaktır. Genellikle burada anlaşılan, kendi isteklerinin gerçekleşeği ve bu nedenle onların mutlu olacağıdır. Oysa bazen bizim isteğimizin gerçekleşmemesi bizim için daha hayırlı olabilir. Tabii biz buna ilk anda üzülürüz, hayrını ancak zaman geçtikçe kavrarız. Yani bizim anladığımız 'hayırlı' ile tanrının sunduğu 'hayırlı' çok farklı olabilir. 


Özetle, Jüpiter burcunuza girdiğinde hemen her şey yoluna girecek diye fazla sevinmeseniz iyi olabilir. Her şey sizin istediğiniz gibi gitmeyebilir. Siz kendi isteklerinizle meşgulken, size sunulan fırsatları ve destekleri gözden kaçırabilirsiniz. Jüpiter sizi büyütecek ve zenginleştirecektir, ama bu sizin düşündüğünüzden çok farklı bir biçimde olabilir. Tabii bu esnada Jüpiter'in nelere işaret ettiği, doğum haritanızdaki Jüpiter'in hangi durumda olduğu ile de çok bağlantılıdır. Örneğin Jüpiter doğum haritanızda ölüm ve kayıp evinin yöneticisiyse, size kayıpları da getiriyor olabilir. Dolayısıyla kişisel doğum haritasından bağımsız yorumlar tam anlamıyla geçerli olmayabilir.

Geçtiğimiz yıl Jüpiter yüceldiği Yengeç burcundaydı. Yengeç Türkiye'nin Yükselen burcu, bu durumda halkın refah içinde, mutlu ve zengin olmasını bekleyebilirdik. Ancak pek de öyle olmadı değil mi? Hatta Jüpiter Yengeç'te dünyanın bütününe de pek hayırlı gelmedi. Bunun bir nedeni Jüpiter'in öncü bir burçta olması ve gökyüzünde oluşan büyük öncü karenin oluşumunun içinde bulunması, hatta gerilimi arttırmasıydı. Yani Uranüs'le, Mars'la kare, Pluto'yla karşıt açı yapmasıydı. Şimdi Jüpiter Aslan'a geçti, ancak başlangıçta ondan pek hayır beklememek akıllıca olur, çünkü Mars ve Satürn ona düşmanca bakış atıyorlar, yani nazarları değiyor. Ayrıca henüz Jüpiter hâlâ Güneş'in ışınları altında. Kendini gösteremiyor. Simgelediği hayırlar dünyada tezahür edemiyor. Bunun için önce Güneş'in ışınlarından çıkıp, sabah parlaması gerekiyor. Sonra da sırasıyla Mars'ın (14 Eylül) ve Satürn'ün (23 Aralık) Akrep'ten çıkmaları gerekiyor. Buna rağmen Jüpiter 2015 boyunca da zaman zaman Satürn'ün baskısından kurtulamayacak. Bu nedenle her açıdan doğru zamanda açılmayı, doğru zamanda kapanmayı öğrenmemiz gerekecek.

Jupiter Aslan`da

26 Mayis 1908 sabahı, şafak sökmeden hemen önce gökyüzünde Jupiter`in konumuyla ilgili ne Reynolds`ın ne de Churchill`in en ufak bilgisi vardı, fakat kadim bilginlere göre Kraliyet sembolü olan Aslan Burcu`ndaki asil Jupiter çok talihli bir ana işaret etmekteydi. Hükümdarlık ve Aslan geleneği modern İran'ın ilk bayrağında da varlığını sürdürmüştür. Jupiter`in gökyüzünde bu pozisyona her dönüşü Ortadoğu petrollerinin hakimiyeti adına oluşacak yeni bir savaşın simgesi olmuştur ve Jupiter tekrar o konuma gelmek üzere...

 

Avustralya'lı astrolog Ed Tamplin'den güzel bir analiz...

 

MARS AKREP BURCUNDA

 

"Düşmanımı mağlup edecek kadar yakından tanıdığım an,

aynı zamanda onu sevdiğim andır"  - Orson Scott Card

 

Mars 26 Temmuz’da yönettiği burçlardan biri olan Akrep’e giriyor. Mars, Klasik astrolojide hem Koç burcunu hem de Akrep burcunu yönetir.

Anahtar ifadeler:

Olumlu: Ruhsal gücü harekete geçirme kabiliyeti, enerjileri birleştirme gücü, kararlılık, dayanıklılık, hareket ediş tarzıyla dönüşüm sağlamak, herkesin kazanması için mücadele etmek, nnerjiyi arındırmak, ölüme meydan okumak, zararlıyı def etme gücü, tabularla savaş, kriz anında hareket edebilme, manipülasyon gücünü olumlu kullanarak başkalarının da krizleri atlatmasına yardımcı olmak.

Olumsuz: Güç savaşlarına girmek, yeraltı faaliyetleri, başkalarını istismar ederek güç ya da çıkar sağlamaya yönelik hareket etmek, yap ya da öl felsefesi, takıntılı hareket etme, hasetle rekabet etme, yıkıcı güdüler, saplantılı cinsel dürtüler, zorbalık, taciz, işkence. devamı

 

JÜPİTER ASLAN BURCUNDA - 16 TEMMUZ 2014

Aslan Burcundaki Jüpiter İçin Anahtar İfadeler:

Benliğin aşırı büyümesi, Coşkulu yaratıcılık, Kendine inanç, Çocuğun büyüme zamanı ya da aşırı çocukça davranışlar, Bolluk duygusuyla tembellik etme, Kendini gösterme ihtiyacında abartıya kaçma, Neşeli ifade, Kutsal çocuk, Tanrı kompleksi, İçindeki özü büyük bir inançla dışarıya çıkarma arzusu, her şeyin yolunda gideceği duygusuyla hesapsız risk alma, Liderlik edebileceğine inanç duymak…

 

Jüpiter bir yıldır transit olarak Yengeç burcunda ilerliyordu. Bu, Yengeç’te duygusal ve iç dünyamızı büyütüp kendimizi güvende hissetmek üzere olaylar yaşayacağımız bir süreci gösteriyordu. Şimdi Jüpiter Aslan burcuna ilerlediğinde ise geçen sene boyunca içsel olarak saptadığımız şeylerin dış dünyada ifade edilme zamanın geldiğine işaret ediyor. Kendimizi güven içinde hissetmeye çalıştık, doğru ya da yanlış bunun için önlemler almaya çalıştık. Artık bu süreci geride bırakıp, bizi koruması için yeterince kabuk geliştirdiğimize inanıp dışarıda kendimizi gösterme vakti geldi.

Aslan burcu bizim içimizdeki özü -yaratıcılığımızı- dış dünyaya ifade sürecimizi gösterir. Bu süreçte Aslan burcu öz ile temas kurmalı, tabii bunun için özümüzde ne olduğunu görme riskini alabilmeliyiz. Evet, aslında Aslan burcu için bu bir risktir, çünkü işin ucunda beğenilmeme ihtimali vardır. Eğer bu süreçte Aslan burcu beğenilmeye odaklanırsa gerçekten kim olduğunu göstermek istemeyebilir. Bu onun içten içe aslında beğenilmesi için bir sebep olmadığı korkusunu pekiştirir. Bu duygu herkes için çok öz yıkıcı bir davranıştır. Bu süreçte ancak alkış alabileceği davranışlar sergilemeye başlar. Bizim görkemli kralımız bu noktada sürekli ilgi ve beğeni talep eden bir soytarıya dönüşebilir. Ya da nasıl olsa beğenilmeyeceğini düşündüğü için hiç ortaya çıkmayabilir. Psikolojik olarak içimizdeki önemli olma duygusu Aslan burcuyla temsil edilir. Bu yüzden aslında ne yapmak istiyorsak onun peşinden giderek içimizdeki canlılığı muhafaza etmeliyiz.

Jüpiter ise bizim büyüme, genişleme ve yayılma fonksiyonumuzu temsil eder. Bizim hayata güvenmemizi, yaşamın bir anlamı olduğuna inanmamızı sağlar. Bu duyguyla bulunduğu yere bolluk hissi getirir. Jüpiter’in haritamızda bulunduğu burç ve ev bizim yayılmaya ve genişlemeye yatkın olduğumuz alanları gösterirken transit olarak Jüpiter’in hareketleri ise artık nerede büyümemiz, yayılmamız gerektiğini bize gösterir. Bu alanlarda şanslı olduğumuz inancını aşılar. Bundan dolayı kendimizi neşeli hissederiz. Ancak bu aşırı şanslı olduğumuz duygusu, bizim himaye edildiğimiz duygusuyla birleşince kendimizin üstün olduğunu düşünebiliriz. Bu ise kibir ve fanatizmi doğurur.

Jüpiter Aslan burcuna geçtiğinde artık içimizdeki çocuğun büyüme zamanının geldiğine işaret eder. Kendi isteklerimizi yapmak için kendi sorumluluğumuzu almanın zamanıdır. Büyümeye doğru kendimize duyduğumuz inançla adım atma zamanıdır. Başta Jüpiter’in sebep olduğu aşırı güven duygusu içimizdeki çocuk kalmış yönümüzü şımartmak isteyebiliriz. Ancak buradaki tehlike aslında bu çocuk kavramının temel psikolojik arketip olarak bizim kendimizi “kutsal çocuk” olarak hissetmemizdir. Bu arketiplerde Kutsal çocuğun aslında kendini dünyayı kurtaran bir tanrı gibi gördüğü anlatılır. (Zalim bir hükümdarın elinden kurtarmak için ebeveynleri tarafından bir sepete konularak nehirde yüzdürüldükten sonra hayatta kalan ve sonrasında dünyayı kurtaran çocuk arketipinde olduğu gibi). Çocuk evrenin merkezindedir ve bütün her şey onun etrafında dönmektedir. Jüpiter’in Aslan burcundaki gölgelerinden biri de budur. Çocuk tarafımızla büyümeye direnç gösteririz. Çünkü bir kez büyüdük mü artık evrenin merkezinde olmadığımızı kabullenmek zorunda kalırız. Bundan kaçınmak için başkalarına iyilikler yaparak kendi önemimizi anlamalarını umarız. Artık egomuzun doyurulamaz yönü (Aslan) ahlaki/felsefi (Jüpiter) bir amaç ile birleşmiştir. Sonucunda kibir ve üstünlük duygularıyla hareket etmeye başlarız. Fanatikçe yaklaşımlar sergileyerek kendi söylediklerimizin veya yaptıklarımızın doğruluğuna başkalarının da inanmasını bekleyebiliriz. Bu da bizim aslında problemli yönlerimizi göz ardı ederek derinlikten yoksun ve ciddiyetsiz olarak yaşamamıza sebep olur. Bunu aşırı dramatik telafi etmeye çalışabiliriz. Burada aslında neyin gerçekten bizim için önemli olduğunu idrak etmemiz gerekmektedir. Hayatta herkesin kendisi için önemli olduğunu, bizim de kendimizi önemli hissetmek için özümüze uygun olarak kendi isteklerimizi gerçekleştirmek durumunda olduğumuzu fark etmeliyiz. Böylelikle içimizdeki cevhere dokunup onu parlatabiliriz. Jüpiter Aslan burcundayken liderlik ve organizasyon yeteneklerinde de artış görülebilir. Ancak, kendi özüne uygun davranan birisi insanları doğru yönlendirebilir aksi takdirde buyurganlık ve despotça yaklaşımlar görülebilir.

(c)Zekai Kardaş

 

Dergimizin artık ASTRODOKU'su var.

İlker Em sizin için hazırladı. Tıklayın

 

Türkiye'de astroloji tarihi henüz emekleme döneminde. Astroloji eğitimi gerçek anlamda 1990'ların sonunda başladı. 2000'li yıllarda ders almaya başlayan arkadaşlar hemen klasik astroloji öğrenebildiler. Oysa 1990'ların başlarında klasik astroloji diye bir şey hemen hemen hiç yoktu. Peki, bu 10 yıllık süre içinde ne oldu da, sahneye birden bire klasik astroloji çıktı? Bunun öyküsünü ilk ağızdan dinlemekte yarar var.

Modern Astrolojide Geleneksel Uyanış

 

Antik Dünyada Alametler

 

Güneş Üzerine Yapılan Yeni Araştırmalar

Astrolojiyi Destekliyor !

 

Astrolojiye şüpheyle bakan bilim insanlarının dayandığı görüşler şimdilerde

geçerliliğini yitiriyor gibi…

 

Dolunay Bitiş mi?


İnternette Dolunay’la ilgili çeşitli yazılarda Dolunay’ın sonları ya da bitişleri ve yeni başlangıçları gösterdiğine dair yazılarla karşılaşıyoruz. Bunlar çok yanıltıcı ifadeler. Ay fazları arasında bir şeyin bitişi ve yeni bir şeyin başlangıcı arasında geçiş işlevini gören faz balzamik ay fazıdır. 


 

Ay’ın yeniay fazı doğumu, büyüyen fazları büyümeyi, dolunay tamlığı, küçülen fazları da bozulup çürümeyi simgeler. Sanırım burada tamlık, bütünlük ile bir şeyin bitişi (yeni bir şeyin başlayışı) kavramları karıştırılıyor.

Dolunay fazı Ay’ın bütünüyle göründüğü, Güneş’in ışınını tam olarak yansıttığı fazdır. Ortada ne varsa görülmektedir. Daha önce tohumu atılan ve yapılandırılmaya çalışılan şeyler artık bütünlüğüne ulaşmaktadır. Bu, kişinin kendi bireyliği ise, ne şekilde yapılandığı gözler önündedir. Bu bir projeyse, proje artık tamamlanmaktadır. Şimdi ortada ürün görülmektedir. Dolayısıyla bu ürünün nasıl olduğu da görülmekte ve ona ayna tutulmaktadır. Dolunay’da oluşan Güneş-Ay karşıtlığı kişinin kendisine meydan okuyan ya da ayna tutanlar kanalıyla farkındalık geliştirmesinin işaretidir. Bu evrede tarafsızlık, nesnelliklik gerekir. Bu sayede karşıtlıklar birbirini tamamlar ve dengeler. Projeler bu farkındalıkla bitirilir. Ancak bir şeyin sonlanması ve yeni bir şeyin başlaması için daha üç faz deneyimlenmesi gerekmektedir.

Dolunay’ı gözünüzde canlandırmak için bir çiçeğin bütün görkemi ile açtığı bir hali düşünebilirsiniz. Bu tamlık’tır. Bitiş içinse çiçeğin, dallarının ve gövdesinin solduğu, kuruduğu, bütün yapraklarının döküldüğü bir hali düşünün.

 

Barış İlhan'ın Hürriyet'le Söyleşisi

 

 

 

HAFTALIK BİLGİ KÖŞESİ

AÇISIZ GEZEGENLER

Açısız gezegenlerin yorumlan-ması farklılıklar gösterir.  Bunun en iyi yolu deneyim-leyerek öğrenmektir, fakat aşa-ğıdaki açıklamalar yol göste-recektir.  

İlk olarak, o gezegenin ifade edilmesi zor olabilir. Geze-genin simgelediği prensip kişiliğin geri kalanıyla kötü biçimde bütünlenmiş, hatta ihmal edilmiş olabilir. Ya da tam tersine, açı eksikliği o gezegenin diğer gezegenler tarafından dizginlenmediği, dolayısıyla abartılı bir önem üstlendiği anlamına da gelebilir.

 

Açısız Güneş: Bu tür insanlarda öz kimlik duygusunun zayıflığı söz konusu olabilir, fakat çok egosentrik görünebilirler.

Açısız Ay: Bu tür insanların evleriyle,  aileleriyle, duygu dünyalarıyla ve kökleriyle temasları olmayabilir, fakat bu problemleri aşmak için yorucu bir çaba sarfederler.

Açısız Merkür: Bu tür insanlar fikirlerini açıklamakta zorlanırlar, sessiz kalabilirler, fakat entelektuel becerilerini geliştirmek için gayret ederler.

Açısız Venus: Bu tür insanlar yakın ilişki kurmakta zorlanırlar, fakat sosyal olmak için büyük çaba harcarlar.

Açısız Mars: Bu tür insanlar kendilerini motive etmekte zorlanırlar, fakat kontrol edilemeyen enerjileri vardır.

Açısız Jupiter: Bu tür insanlar fırsat yaratmakta zorlanırlar, fakat bunu aramak için de çok  çaba sarfederler.

Açısız Saturn: Bu tür insanlar sınırlarını tanımlamakta zorlanırlar ve güçlüklerle baş etmek zorundadırlar, fakat self disiplin geliştirebilirler.

Açısız Uranus: Bu tür insanlar kişiliklerini ortaya koymak konusunda zorluklar yaşarlar. Ya ihmal ederek ya da abartarak ifade edebilirler.

Açısız Neptün: Bu tür kişiler hayallerini veya mistik esinlenmelerini  ifadelendirme zorluğu yaşarlar, fakat artistik konulara veya dinsel aktivitelere kendilerini aşırı adarlar.

Açısız Pluto: Bu tür insanlar duygusal enerjilerini dizginlemekte zorluk çekerler,  duygusal taahhüt veya çatışma arayabilirler.

Çeviren: Didem Can

Kaynak: Nick Campion, An Introduction to Aspects and Chart Shaping in Natal Astrology - http://www.skyscript.co.uk/aspects2.html

 

 

BURÇLAR

 

 

 

 

NCGR TÜRKİYE

www.ncgr-turkey.com

NCGR ve sertifika konusunda
her türlü bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.Ayrıca psikolojik astroloji dışında astrolojik bilgi ve makaleleri okuyabilirsiniz

 

SOLAR FIRE

TÜRKİYE'DE

 

BUGÜNKÜ AY

© 2014, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.