Astrolojİ  Dergİsİ

       

          

ANASAYFA

 

- Giriş-Gezegenler
-
Burçlar
-
Yükselen Burçlar
-
Ay Burçları
-
Evler
- Açılar

 

- Makaleler 
- Astroloji Tarihi
- Mitolojik Astroloji
- Astroloji ve Sağlık
- Gezegen Döngüleri
-
Astronomi

 

Tablolar

 

- Astrolojik Takvim

 - Ay Boşlukta

 

 - Burç Değişimi
 - Enlem ve Boylam
 - Yaz Saati
 - Ay Fazları
 - Gökgünlüğü
 - Sembol Anahtarı  

 

- Astrodoku

- Öyküler,Öğütler
- Rüyalar - Semboller
- Karikatürler
- Çin Burçları
- Doğum Günü Renkleri

 

- 4 Element Testi

- Astroloji Siteleri
- Kitaplık
- Barış İlhan Yayınevi

 

- Haberler
- Araştırma
  

   Seminer-Eğitim

 

Foto Galeri

 

Okuyucu Mektupları

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

TAROT DERGİSİ

 

Astroloji Dergisi

sitemiz kesintisiz

12.5 yıldır yayında.

 

 

 

MERKÜR-NEPTÜN KARŞITLIĞI -19 Ağustos 
Mantığın içsel rehberle çatışması
Bilgi - Hayalgücü 
Rasyonel-İrrasyonel
Hüner-Yaratıcılık
Ayık-Şarhoş 
Algılama-Rüya 
Düşünme-İçten bilme 
 

[-] Düşüncelerde bulanıklık. Çarpıtılmlş bilgi. Fantazilerle dolu bir zihin. Hayal dünyasına kaçış. Yalanla doğruyu ayırt edememe. Etkilenebilirlik, kafa karışıklığı. Öğrenme güçlüğü, aldanma, aldatma ve dalgınlık. Başkalarının düşünce veya fikirlerini etkileyip, çürütüp değiştirmek veya başkalarının düşünce ve fikirlerinden etkilenip kendi fikirlerinin değişmesi. Gerçek olmayan şeylerin zihni meşgul etmesi. Endişeler. Hayalci bir ifade biçimi. İletişimde sorunlar ve yanlış anlamalar.

[+] Bilgiyi net görüp olduğu gibi kabul etmek. Sezgisel algı, yaratıcı bir zihin. İçten gelen bilgiyi dinlemek ve öğrenmek. Hayallerini idealleştirmek. Rüyaların dilini anlayabilmek. Gerçek bilgiye duyulan özlem. Masalsı bir konuşma biçimi, güçlü önseziler. Yumuşak sözlü ve hayal dünyası aktif bir akıl. Başkalarının düşüncelerini sezebilme yeteneği. Ruhsal bilgi. İletişimi sözcüklerle değil semboller ya da sanat aracılığıyla kurmak. Yaratıcı ve sezgisel düşünme yeteneği. İlham veren sözcükler.

 

VENÜS –JÜPİTER KAVUŞUM AÇISI -18 AĞUSTOS
Sevgi-Neşe
Güzellik-Asalet
Sanat-Felsefe
Zevk-Anlam
Diplomasi-Yargı
İştah-Bolluk
Erotizm-Erdem
Talepkâr-Cömert
 

(+) İlişkiler kanalıyla içsel zenginliğini anlamak. Kendi değeri hakkında iyimser olmak. Farklı kültürlerle uyumlu ilişkiler kurmak. Hayat felsefesini oluşturacağı ve hoşgörü geliştireceği sosyal ortamlarda yer almak. İhtiyaçlı kişilere karşı eli açık olmak. Her şeyden mutlu olmak. Hayat felsefesini ve inancını sanatla ifade etmeyi arzulamak. Asil zevkler. Gönül çelen. 

(-) Kendini üstün görmek. Kendinin ve diğerlerinin değerini eğitim seviyesi ya da ait olduğu sosyal sınıfla ölçmek. Abartılı zevkler. Aşırı iştahlı olmak. Deneyim odaklı çok yönlü ilişkiler kurmak, diğer bir deyişle hovardalık yapmak. İlişkide bolluk duygusuyla çeşitliliğe açık olmaktan dolayı orada anlam geliştirememek. Tembellik yüzünden fırsatları kaçırmak. İlişkilerindeki sorunların kendiliğinden düzelmesini beklemek. Ölçüsüz para harcamak. Zevke düşkünlük.

 

Merkür hava grubundan İkizler'in yanısıra, toprak grubundan Başak'ı da yönetir. Hatta Başak'ı tercih eder.Romalıların Merkür’ü, Yunanlıların Hermes’i eski Mısır’ın bilgelik ve ay tanrısı Thoth’tur.

 

 

Thoth sanatı, dili, alfabeyi, yazıyı, dini, ayin sanatını ve bilimleri (sayılar, astroloji, astronomi, matematik, geometri, tıp, botanik ve tetkikler) yaratmıştır. “Tanrıların yazıcısı” olarak bilinir. Yeraltının hüküm odasında ölü, yaşarken yapmadığı 42 olumsuz şeyi söyledikten sonra Thoth tanrılara son hükmü bildirirdi.. Thoth “gerçek” ve “zaman” demektir. O kutsal geometri matematiğine dayanarak bizim gerçekliğimizi yaratan Baş Mimardır. Biz burada yaşamımızın ikilemi içinde zamanı, ruhumuzu ve kendi gerçekliğimizi deneyimleriz. 
Merkür’ün İkizler’deki yüzeysel bilgi toplama ve aktarma işlevine Başak burcunda Thoth’un bilgeliği ve gerçekliği eklenir. Bize somut dünyada yol gösteren ve verimli olmamızı sağlayan onun yarattığı sanatları çıraklık ederek öğrenerek dünyaya hizmet etmektir. Eskiden Hermes’in büstleri yol üzerine yönü ve sınırları göstermek üzere işaret taşı olarak yerleştirilirdi. Yolu bulmak için Hermes’in (ustanın) kılavuzluğuna başvurulurdu.

 

Merkür Başak Burcunda (15 Ağustos)

Merkür bugün yönettiği ve yüceldiği Başak burcuna giriyor. Başak, toprak elementinden bir burç olduğu için Merkür burada yüzeysel ve dağılmaya eğilimli İkizler burcunun aksine daha pratik ve sonuç almaya odaklı düşünür.


Anahtar ifadeler:
(+)Faydalı ve faydasız düşünceleri birbirinden ayırt edebilme.Pratik düşünceler. Planlama analiz etme ayrıştırma. Kesin ve net sözlü-yazılı ifade. İşbilir
(-)Sürekli eleştiri yapma. Ayrıntıya takılıp kalma. Endişe. Dırdırcı. İşgüzar.

 

Başak burcu, evrenin bütüncül sistemi içerisinde faydalı ile faydasızı birbirinden ayırt edip insanlığa hizmet etmek üzere dünyaya gelmiş bir burçtur. Bunu gerçekleştirmek için gerekli donanıma da sahiptir. Ayırt edicilik, detaya dikkat etme, analitik düşünme, verimli olma çabası bu donanımlarından bazılarıdır. Eldeki işleri analiz edip, yapılacakları planlayıp bir sistem oluşturur ve bu sistemi mükemmelleştirmek için çabalar. Kusursuzlaştırmak üzere hareket eder. Fakat her şeyde olduğu gibi burada da bir sürecin yaşanması gerekmektedir; Başak burcu kusursuzlaştırmayı öğrenmelidir. Hizmet ettiği alanda usta haline gelmelidir. Bunun için öncelikle çırak olmayı öğrenmelidir. Fakat bir an önce sonuç almaya yönelik olan doğası yüzünden çıraklık etmeden ustalık taslayabilir. Kendince oluşturduğu bir sistemin işlemesi için dayatır. Bu işleyişte herhangi bir aksaklığa tahammül edemez ve sonunda sadece eleştiren ancak faydalı olmaktan uzak, ayrıntıya saplanıp kalmış bir hal ortaya çıkar. Hasta bir ağaç için bütün ormanı gözden çıkarmaya meyillidir.
Merkür Başak burcunda iken kişinin fikirleri pratik sonuç almaya yönelik olduğu için diğer yönettiği burç olan ikizlerdeki tarafsızlığını ve objektifliğini kaybedebilir. Çünkü aklında oluşturduğu şablona uymayan düşünceleri kabul edemez. Düşüncelerini kategorize etme ayrıştırma eğilimindedir. Bu hem iyi hem de kötü olabilir. İyi tarafıyla fikirlerin ayrıştırılması pratik olarak işlenebilir hale gelmesini kolaylaştırırken diğer yandan bu kategorize etme sırasında eğer bilgi faydasız olarak ayrıştırılmışsa bir daha bu bilgiyi kabul edememe söz konusu olabilir. Böylesi bir önyargılı düşünme sonucunda bağnaz fikirlere sahip olabilir.
Hatalara karşı aşırı hassasiyeti hiçbir şey beğenmeyen bir yapıya dönüşür. Bu hassasiyet kendi psikolojik dinamikleriyle oldukça alakalıdır. Kendi aksayan yönlerini de sürekli fark ettiğinden dolayı kendisini beğenmeyen biri hale gelir. Bu hoşnutsuzluğunu dışarıya yansıttığında ise başkalarını sürekli eleştirten sürekli dırdır eden birisi haline gelir. 
Transit Merkür Başak burcunda ilerlerken düşüncelerimizi faydalı ve faydasız olarak ayıklama fırsatı yakalayabiliriz. Kendimizi kusursuzlaştırmak adına bu düşünceleri pratiğe dökmek için çalışabiliriz.

Yazı Zekai Kardaş

 

GAZZE'DE KÖR OLMAK 

Oxford Astrologer'ın İsrail üzerine yazısı

 

Güneş'in Işınları Altında
Astrolojik yorumlarda genellikle Jüpiter bir burca girdiğinde, o burca şans getireceği yazılır. Dolayısıyla Güneş o burçtayken doğanlar çok sevinirler ve bu yıl benim şanslı yılım derler. Ne de olsa 'büyük uğurlu' kendi burçlarına girmiştir ve onlara hayırlı olacaktır. Genellikle burada anlaşılan, kendi isteklerinin gerçekleşeği ve bu nedenle onların mutlu olacağıdır. Oysa bazen bizim isteğimizin gerçekleşmemesi bizim için daha hayırlı olabilir. Tabii biz buna ilk anda üzülürüz, hayrını ancak zaman geçtikçe kavrarız. Yani bizim anladığımız 'hayırlı' ile tanrının sunduğu 'hayırlı' çok farklı olabilir. 


Özetle, Jüpiter burcunuza girdiğinde hemen her şey yoluna girecek diye fazla sevinmeseniz iyi olabilir. Her şey sizin istediğiniz gibi gitmeyebilir. Siz kendi isteklerinizle meşgulken, size sunulan fırsatları ve destekleri gözden kaçırabilirsiniz. Jüpiter sizi büyütecek ve zenginleştirecektir, ama bu sizin düşündüğünüzden çok farklı bir biçimde olabilir. Tabii bu esnada Jüpiter'in nelere işaret ettiği, doğum haritanızdaki Jüpiter'in hangi durumda olduğu ile de çok bağlantılıdır. Örneğin Jüpiter doğum haritanızda ölüm ve kayıp evinin yöneticisiyse, size kayıpları da getiriyor olabilir. Dolayısıyla kişisel doğum haritasından bağımsız yorumlar tam anlamıyla geçerli olmayabilir.

Geçtiğimiz yıl Jüpiter yüceldiği Yengeç burcundaydı. Yengeç Türkiye'nin Yükselen burcu, bu durumda halkın refah içinde, mutlu ve zengin olmasını bekleyebilirdik. Ancak pek de öyle olmadı değil mi? Hatta Jüpiter Yengeç'te dünyanın bütününe de pek hayırlı gelmedi. Bunun bir nedeni Jüpiter'in öncü bir burçta olması ve gökyüzünde oluşan büyük öncü karenin oluşumunun içinde bulunması, hatta gerilimi arttırmasıydı. Yani Uranüs'le, Mars'la kare, Pluto'yla karşıt açı yapmasıydı. Şimdi Jüpiter Aslan'a geçti, ancak başlangıçta ondan pek hayır beklememek akıllıca olur, çünkü Mars ve Satürn ona düşmanca bakış atıyorlar, yani nazarları değiyor. Ayrıca henüz Jüpiter hâlâ Güneş'in ışınları altında. Kendini gösteremiyor. Simgelediği hayırlar dünyada tezahür edemiyor. Bunun için önce Güneş'in ışınlarından çıkıp, sabah parlaması gerekiyor. Sonra da sırasıyla Mars'ın (14 Eylül) ve Satürn'ün (23 Aralık) Akrep'ten çıkmaları gerekiyor. Buna rağmen Jüpiter 2015 boyunca da zaman zaman Satürn'ün baskısından kurtulamayacak. Bu nedenle her açıdan doğru zamanda açılmayı, doğru zamanda kapanmayı öğrenmemiz gerekecek.

 

 

Jupiter Aslan`da

26 Mayis 1908 sabahı, şafak sökmeden hemen önce gökyüzünde Jupiter`in konumuyla ilgili ne Reynolds`ın ne de Churchill`in en ufak bilgisi vardı, fakat kadim bilginlere göre Kraliyet sembolü olan Aslan Burcu`ndaki asil Jupiter çok talihli bir ana işaret etmekteydi. Hükümdarlık ve Aslan geleneği modern İran'ın ilk bayrağında da varlığını sürdürmüştür. Jupiter`in gökyüzünde bu pozisyona her dönüşü Ortadoğu petrollerinin hakimiyeti adına oluşacak yeni bir savaşın simgesi olmuştur ve Jupiter tekrar o konuma gelmek üzere...

 

Avustralya'lı astrolog Ed Tamplin'den güzel bir analiz...

 

MARS AKREP BURCUNDA

 

"Düşmanımı mağlup edecek kadar yakından tanıdığım an,

aynı zamanda onu sevdiğim andır"  - Orson Scott Card

 

Mars 26 Temmuz’da yönettiği burçlardan biri olan Akrep’e giriyor. Mars, Klasik astrolojide hem Koç burcunu hem de Akrep burcunu yönetir.

Anahtar ifadeler:

Olumlu: Ruhsal gücü harekete geçirme kabiliyeti, enerjileri birleştirme gücü, kararlılık, dayanıklılık, hareket ediş tarzıyla dönüşüm sağlamak, herkesin kazanması için mücadele etmek, nnerjiyi arındırmak, ölüme meydan okumak, zararlıyı def etme gücü, tabularla savaş, kriz anında hareket edebilme, manipülasyon gücünü olumlu kullanarak başkalarının da krizleri atlatmasına yardımcı olmak.

Olumsuz: Güç savaşlarına girmek, yeraltı faaliyetleri, başkalarını istismar ederek güç ya da çıkar sağlamaya yönelik hareket etmek, yap ya da öl felsefesi, takıntılı hareket etme, hasetle rekabet etme, yıkıcı güdüler, saplantılı cinsel dürtüler, zorbalık, taciz, işkence. devamı

 

GÜNEŞ ASLANDA

Güneş Aslan'a geçti. Biliyorsunuz Aslan burcu bedende kalbi temsil eder ve gerçek bir Aslan olmak "Yürek İster". Şöyle bir düşünürsek kendini olduğun gibi ifade etmek, bir şekilde bir şeyler yaratmak ve bunları insanların görebilecekleri bir yerlerde sergilemek gerçekten yürek ister. Bunun için risk almaya gönüllü olmak ve başkalarının eleştirilerinden fazla etkilenmemek gerekir. Oysa gölge yönüyle Aslan dikkat çekmeye ve hayranlığa bağımlıdır. Bir an gözler ondan uzaklaşsa incinir ve dikkati üzerine odaklamak için her şeyi yapabilir. Buna hastalanmak da dahildir. Yapıcı bir Aslan kullanımı ise en ağır eleştiriler karşısında tüm doğallığıyla durabilmek ve kendisini ifade etmeye devam etmektir. Bazen de "aslanlar gibi döğüşmektir". Kendisi yaratamayan, kendisini gösteremeyen insanlar gizli gururla neyin nasıl yapılması gerektiğini sana anlatırken ve seni eleştirirken onların karşısında "aslanlar gibi durabilmek yürek ister". Ve buna özgüven denir. 

 

Tüm bunları düşünürken Cem Yılmaz'ın bir gösteri kasetini dinlemeye başladım. Kaset "Bu mudur yani" diye başlıyor. "Bu mudur yani gösteri?" Cem Yılmaz da "Budur" diyor. Gösterinin tümü Aslan burcunu çok iyi anlatıyor. Ben burada ancak bir kısmını özetleyebileceğim.

"Ben kendi güldüğüm hikayeyi anlatıyorum. Kendi hikayeni anlatıp onun muhatabını bulmak mutlu ediyor.... Ama sahne çok kaygan bir yer. Burada hakikaten aklını kaybedebilir insan. Hele bir de alkışlanınca aklını kaybedersin, gerçekten bir bokum zannedersin. Halbuki komiklik yapıyorsan, yalnızca komiklik yapıyorsundur. Bunun ekstra bir saygınlığa ihtiyacı yok ki... Ama seyirci çok lütufkardır. Alkışlar filan, aklını kaybedersin sahnede... (alkış) Alkışlamayın yaaa, ben onlardan değilim ki, alkışlayın diye yapmadım. Ben zaten anlatacaktım... Öyle alkış budalaları vardır. "Alkışlarla yaşıyorum" filan derler, ben onlardan değilim, normal besleniyorum....  Bunları ya kral yapıyoruz başımıza, ya da yerlerde süründürüyoruz....

 

Dünya çapında gösteri yapmıyorsam, terbiyesizim. Sonra millet diyor ki. Bu mudur yani? Evet bu. Ne olacaktı yani. Fikir verir bazısı, bence gösteriye şöyle bir şey ekle diye. Onu sen ekle, hadi bakalım. Ben neyi çıkarayım diye düşünüyorum....

 

(Seyircilerden sataşma ve ben senden komiğim savaşları)  Başka yerde ürün vermeye çalışın, burada ne artistlik yapıyorsunuz bana."

Kendi sahnenizde kendinizi gönlünüzce ifade edebilmeniz, böylece kendi yaratıcı  enerjinizi başkalarının ürünlerini eleştirerek harcamamanız dileğiyle.

 

Venüs Yengeç Burcunda
Konuları: Duygusal, anaç, koruyucu ve kollayıcı şekilde ilişki kurmak. Ait olmayı ve duygusal açıdan güvende olmayı arzulamak.
Kendini değerli hissedebilmek için kendini büyütüp duygusal anlamda olgunlaşmak. Vatan, geçmiş ve aile sevgisi. Sevgide şefkat, yumuşaklık. Dişil olanı sevmek. Evi güzelleştirmek.
Olumsuz anlamda: Değer duygusunun ruh hallerine göre değişmesi. Sevgide ilgi ve annelik görme ihtiyacı, bu konuda doyumsuzluk. Duygusal açlık. Ne kadar anaç ise o kadar değerli olduğunu düşünmek ya da ne kadar ilgi görürse o kadar sevildiğini hissetmek. Sevgide ve ilişkilerde bağımlılık, duygu sömürüsü, kaprislilik. Sevgi konusunda hayalcilik, masalsı aşk beklentisinde olmak. Kolay incinebilir olmak yüzünden sevgiyi sert bir kabuk altında saklamak, sosyal anlamda içe kapanıklık, sadece aile ile sosyalleşmek.

 

JÜPİTER ASLAN BURCUNDA - 16 TEMMUZ 2014

Aslan Burcundaki Jüpiter İçin Anahtar İfadeler:

Benliğin aşırı büyümesi, Coşkulu yaratıcılık, Kendine inanç, Çocuğun büyüme zamanı ya da aşırı çocukça davranışlar, Bolluk duygusuyla tembellik etme, Kendini gösterme ihtiyacında abartıya kaçma, Neşeli ifade, Kutsal çocuk, Tanrı kompleksi, İçindeki özü büyük bir inançla dışarıya çıkarma arzusu, her şeyin yolunda gideceği duygusuyla hesapsız risk alma, Liderlik edebileceğine inanç duymak…

 

Jüpiter bir yıldır transit olarak Yengeç burcunda ilerliyordu. Bu, Yengeç’te duygusal ve iç dünyamızı büyütüp kendimizi güvende hissetmek üzere olaylar yaşayacağımız bir süreci gösteriyordu. Şimdi Jüpiter Aslan burcuna ilerlediğinde ise geçen sene boyunca içsel olarak saptadığımız şeylerin dış dünyada ifade edilme zamanın geldiğine işaret ediyor. Kendimizi güven içinde hissetmeye çalıştık, doğru ya da yanlış bunun için önlemler almaya çalıştık. Artık bu süreci geride bırakıp, bizi koruması için yeterince kabuk geliştirdiğimize inanıp dışarıda kendimizi gösterme vakti geldi.

Aslan burcu bizim içimizdeki özü -yaratıcılığımızı- dış dünyaya ifade sürecimizi gösterir. Bu süreçte Aslan burcu öz ile temas kurmalı, tabii bunun için özümüzde ne olduğunu görme riskini alabilmeliyiz. Evet, aslında Aslan burcu için bu bir risktir, çünkü işin ucunda beğenilmeme ihtimali vardır. Eğer bu süreçte Aslan burcu beğenilmeye odaklanırsa gerçekten kim olduğunu göstermek istemeyebilir. Bu onun içten içe aslında beğenilmesi için bir sebep olmadığı korkusunu pekiştirir. Bu duygu herkes için çok öz yıkıcı bir davranıştır. Bu süreçte ancak alkış alabileceği davranışlar sergilemeye başlar. Bizim görkemli kralımız bu noktada sürekli ilgi ve beğeni talep eden bir soytarıya dönüşebilir. Ya da nasıl olsa beğenilmeyeceğini düşündüğü için hiç ortaya çıkmayabilir. Psikolojik olarak içimizdeki önemli olma duygusu Aslan burcuyla temsil edilir. Bu yüzden aslında ne yapmak istiyorsak onun peşinden giderek içimizdeki canlılığı muhafaza etmeliyiz.

Jüpiter ise bizim büyüme, genişleme ve yayılma fonksiyonumuzu temsil eder. Bizim hayata güvenmemizi, yaşamın bir anlamı olduğuna inanmamızı sağlar. Bu duyguyla bulunduğu yere bolluk hissi getirir. Jüpiter’in haritamızda bulunduğu burç ve ev bizim yayılmaya ve genişlemeye yatkın olduğumuz alanları gösterirken transit olarak Jüpiter’in hareketleri ise artık nerede büyümemiz, yayılmamız gerektiğini bize gösterir. Bu alanlarda şanslı olduğumuz inancını aşılar. Bundan dolayı kendimizi neşeli hissederiz. Ancak bu aşırı şanslı olduğumuz duygusu, bizim himaye edildiğimiz duygusuyla birleşince kendimizin üstün olduğunu düşünebiliriz. Bu ise kibir ve fanatizmi doğurur.

Jüpiter Aslan burcuna geçtiğinde artık içimizdeki çocuğun büyüme zamanının geldiğine işaret eder. Kendi isteklerimizi yapmak için kendi sorumluluğumuzu almanın zamanıdır. Büyümeye doğru kendimize duyduğumuz inançla adım atma zamanıdır. Başta Jüpiter’in sebep olduğu aşırı güven duygusu içimizdeki çocuk kalmış yönümüzü şımartmak isteyebiliriz. Ancak buradaki tehlike aslında bu çocuk kavramının temel psikolojik arketip olarak bizim kendimizi “kutsal çocuk” olarak hissetmemizdir. Bu arketiplerde Kutsal çocuğun aslında kendini dünyayı kurtaran bir tanrı gibi gördüğü anlatılır. (Zalim bir hükümdarın elinden kurtarmak için ebeveynleri tarafından bir sepete konularak nehirde yüzdürüldükten sonra hayatta kalan ve sonrasında dünyayı kurtaran çocuk arketipinde olduğu gibi). Çocuk evrenin merkezindedir ve bütün her şey onun etrafında dönmektedir. Jüpiter’in Aslan burcundaki gölgelerinden biri de budur. Çocuk tarafımızla büyümeye direnç gösteririz. Çünkü bir kez büyüdük mü artık evrenin merkezinde olmadığımızı kabullenmek zorunda kalırız. Bundan kaçınmak için başkalarına iyilikler yaparak kendi önemimizi anlamalarını umarız. Artık egomuzun doyurulamaz yönü (Aslan) ahlaki/felsefi (Jüpiter) bir amaç ile birleşmiştir. Sonucunda kibir ve üstünlük duygularıyla hareket etmeye başlarız. Fanatikçe yaklaşımlar sergileyerek kendi söylediklerimizin veya yaptıklarımızın doğruluğuna başkalarının da inanmasını bekleyebiliriz. Bu da bizim aslında problemli yönlerimizi göz ardı ederek derinlikten yoksun ve ciddiyetsiz olarak yaşamamıza sebep olur. Bunu aşırı dramatik telafi etmeye çalışabiliriz. Burada aslında neyin gerçekten bizim için önemli olduğunu idrak etmemiz gerekmektedir. Hayatta herkesin kendisi için önemli olduğunu, bizim de kendimizi önemli hissetmek için özümüze uygun olarak kendi isteklerimizi gerçekleştirmek durumunda olduğumuzu fark etmeliyiz. Böylelikle içimizdeki cevhere dokunup onu parlatabiliriz. Jüpiter Aslan burcundayken liderlik ve organizasyon yeteneklerinde de artış görülebilir. Ancak, kendi özüne uygun davranan birisi insanları doğru yönlendirebilir aksi takdirde buyurganlık ve despotça yaklaşımlar görülebilir.

(c)Zekai Kardaş

 

Dergimizin artık ASTRODOKU'su var.

İlker Em sizin için hazırladı. Tıklayın

 

Türkiye'de astroloji tarihi henüz emekleme döneminde. Astroloji eğitimi gerçek anlamda 1990'ların sonunda başladı. 2000'li yıllarda ders almaya başlayan arkadaşlar hemen klasik astroloji öğrenebildiler. Oysa 1990'ların başlarında klasik astroloji diye bir şey hemen hemen hiç yoktu. Peki, bu 10 yıllık süre içinde ne oldu da, sahneye birden bire klasik astroloji çıktı? Bunun öyküsünü ilk ağızdan dinlemekte yarar var.

Modern Astrolojide Geleneksel Uyanış

 

Yaz gündönümü haritasında Terazi burcu yükseliyor. Dolayısıyla Türkiye'nin doğum haritasındaki Mars yükseliyor ve transit Mars da 1. evde, zararlı olduğu burç da bulunuyor. Yükselen'in yöneticisi Venüs, yönettiği burçta, ama ölüm ve kayıp evi olan 8. evde. Buraya aynı zamanda atıl ev derler. Yani güçten düşmüş, bir şey yapamaz durumda.
Mars-Uranüs karşıtlığı 1. ve 7. evlere yerleşmiş. Pluto IC'yle kavuşum halinde bu gezegenlerle T-kare oluşturuyor.
Özetle Yaz Gündönümü haritasına Mars, T-kare, gerilim, çatışma, direnç ve düşmanlıklar damgasını vurmuş durumda. Ancak Venüs 10. evdeki Jüpiter'le altmışlık yapıyor ve Venüs'e (halka) biraz güç veriyor.
Yükselen aksında Türkiye'nin iktidar-muhalefet aksı duruyor. Bu durumda muhalefet yükseliyor, iktidar batıyor gibi bir görüntü var. Anlaşılan önümüzdeki 3 ay oldukça çekişmeli geçecek.
Güneş (yönetici) 9. evde yurtdışıyla, yabancılarla meşgul görünüyor. Hemen yanı başında hem muhalefetin hem de sıkıntı sorun evinin yöneticisi Merkür bulunuyor. Bu haritada Jüpiter komşular evini yönetiyor ve 10. evde bulunuyor. Malum, şimdi iktidarımız komşudaki meselelere odaklanmış durumda. 
Mars gündönümü haritasında para evini yönetiyor. Bu evde Satürn duruyor. İki uğursuzun parayla bağlantılı olması ekonomik zorluklara işaret ediyor. Aslında belayı def edebilirlerdi, ama Mars'ın zararlı konumu, belanın etkili olabileceğinin işareti. 
Mars ileri gitmeye başladığından bu yana Nisan'daki büyük kareyi tetikledi ve çok belalı geldi. Şimdi Uranüs'le karşıt açıya yaklaşıyor. Önümüzdeki günler beklenmedik gelişmelere gebe olabilir. 
Öyle görünüyor ki bize bu yaz tatil yok.... Şimdi mücadele (Mars, kare açı) zamanı.

 

Antik Dünyada Alametler

 

Güneş Üzerine Yapılan Yeni Araştırmalar

Astrolojiyi Destekliyor !

 

Astrolojiye şüpheyle bakan bilim insanlarının dayandığı görüşler şimdilerde

geçerliliğini yitiriyor gibi…

 

Dolunay Bitiş mi?


İnternette Dolunay’la ilgili çeşitli yazılarda Dolunay’ın sonları ya da bitişleri ve yeni başlangıçları gösterdiğine dair yazılarla karşılaşıyoruz. Bunlar çok yanıltıcı ifadeler. Ay fazları arasında bir şeyin bitişi ve yeni bir şeyin başlangıcı arasında geçiş işlevini gören faz balzamik ay fazıdır. 


 

Ay’ın yeniay fazı doğumu, büyüyen fazları büyümeyi, dolunay tamlığı, küçülen fazları da bozulup çürümeyi simgeler. Sanırım burada tamlık, bütünlük ile bir şeyin bitişi (yeni bir şeyin başlayışı) kavramları karıştırılıyor.

Dolunay fazı Ay’ın bütünüyle göründüğü, Güneş’in ışınını tam olarak yansıttığı fazdır. Ortada ne varsa görülmektedir. Daha önce tohumu atılan ve yapılandırılmaya çalışılan şeyler artık bütünlüğüne ulaşmaktadır. Bu, kişinin kendi bireyliği ise, ne şekilde yapılandığı gözler önündedir. Bu bir projeyse, proje artık tamamlanmaktadır. Şimdi ortada ürün görülmektedir. Dolayısıyla bu ürünün nasıl olduğu da görülmekte ve ona ayna tutulmaktadır. Dolunay’da oluşan Güneş-Ay karşıtlığı kişinin kendisine meydan okuyan ya da ayna tutanlar kanalıyla farkındalık geliştirmesinin işaretidir. Bu evrede tarafsızlık, nesnelliklik gerekir. Bu sayede karşıtlıklar birbirini tamamlar ve dengeler. Projeler bu farkındalıkla bitirilir. Ancak bir şeyin sonlanması ve yeni bir şeyin başlaması için daha üç faz deneyimlenmesi gerekmektedir.

Dolunay’ı gözünüzde canlandırmak için bir çiçeğin bütün görkemi ile açtığı bir hali düşünebilirsiniz. Bu tamlık’tır. Bitiş içinse çiçeğin, dallarının ve gövdesinin solduğu, kuruduğu, bütün yapraklarının döküldüğü bir hali düşünün.

 

Barış İlhan'ın Hürriyet'le Söyleşisi

 

 

 

HAFTALIK BİLGİ KÖŞESİ

AÇISIZ GEZEGENLER

Açısız gezegenlerin yorumlan-ması farklılıklar gösterir.  Bunun en iyi yolu deneyim-leyerek öğrenmektir, fakat aşa-ğıdaki açıklamalar yol göste-recektir.  

İlk olarak, o gezegenin ifade edilmesi zor olabilir. Geze-genin simgelediği prensip kişiliğin geri kalanıyla kötü biçimde bütünlenmiş, hatta ihmal edilmiş olabilir. Ya da tam tersine, açı eksikliği o gezegenin diğer gezegenler tarafından dizginlenmediği, dolayısıyla abartılı bir önem üstlendiği anlamına da gelebilir.

 

Açısız Güneş: Bu tür insanlarda öz kimlik duygusunun zayıflığı söz konusu olabilir, fakat çok egosentrik görünebilirler.

Açısız Ay: Bu tür insanların evleriyle,  aileleriyle, duygu dünyalarıyla ve kökleriyle temasları olmayabilir, fakat bu problemleri aşmak için yorucu bir çaba sarfederler.

Açısız Merkür: Bu tür insanlar fikirlerini açıklamakta zorlanırlar, sessiz kalabilirler, fakat entelektuel becerilerini geliştirmek için gayret ederler.

Açısız Venus: Bu tür insanlar yakın ilişki kurmakta zorlanırlar, fakat sosyal olmak için büyük çaba harcarlar.

Açısız Mars: Bu tür insanlar kendilerini motive etmekte zorlanırlar, fakat kontrol edilemeyen enerjileri vardır.

Açısız Jupiter: Bu tür insanlar fırsat yaratmakta zorlanırlar, fakat bunu aramak için de çok  çaba sarfederler.

Açısız Saturn: Bu tür insanlar sınırlarını tanımlamakta zorlanırlar ve güçlüklerle baş etmek zorundadırlar, fakat self disiplin geliştirebilirler.

Açısız Uranus: Bu tür insanlar kişiliklerini ortaya koymak konusunda zorluklar yaşarlar. Ya ihmal ederek ya da abartarak ifade edebilirler.

Açısız Neptün: Bu tür kişiler hayallerini veya mistik esinlenmelerini  ifadelendirme zorluğu yaşarlar, fakat artistik konulara veya dinsel aktivitelere kendilerini aşırı adarlar.

Açısız Pluto: Bu tür insanlar duygusal enerjilerini dizginlemekte zorluk çekerler,  duygusal taahhüt veya çatışma arayabilirler.

Çeviren: Didem Can

Kaynak: Nick Campion, An Introduction to Aspects and Chart Shaping in Natal Astrology - http://www.skyscript.co.uk/aspects2.html

 

 

BURÇLAR

 

 

 

 

NCGR TÜRKİYE

www.ncgr-turkey.com

NCGR ve sertifika konusunda
her türlü bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.Ayrıca psikolojik astroloji dışında astrolojik bilgi ve makaleleri okuyabilirsiniz

 

SOLAR FIRE

TÜRKİYE'DE

 

BUGÜNKÜ AY

© 2014, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.