Astrolojİ  Dergİsİ

       

          

ANASAYFA

 

- Giriş-Gezegenler
-
Burçlar
-
Yükselen Burçlar
-
Ay Burçları
-
Evler
- Açılar

 

- Makaleler 
- Astroloji Tarihi
- Mitolojik Astroloji
- Astroloji ve Sağlık
- Gezegen Döngüleri
-
Astronomi

 

Tablolar

 

- Astrolojik Takvim

 - Ay Boşlukta

 

 - Burç Değişimi
 - Enlem ve Boylam
 - Yaz Saati
 - Ay Fazları
 - Gökgünlüğü
 - Sembol Anahtarı  

 

- Astrodoku

- Öyküler,Öğütler
- Rüyalar - Semboller
- Karikatürler
- Çin Burçları
- Doğum Günü Renkleri

 

- 4 Element Testi

 

- Astroloji Siteleri
- Kitaplık
- Barış İlhan Yayınevi

 

- Haberler
- Araştırma
  

   Seminer-Eğitim

 

Foto Galeri

 

Okuyucu Mektupları

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

TAROT DERGİSİ

 

Astroloji Dergisi

sitemiz kesintisiz

15 yıldır yayında.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Merkür Terazi'ye girdi

 

Şimdi her iki tarafı da düşünmenin, karşıyı dinlemenin, kendini zerafetle ifade etmenin, karşıtlıkları nasıl uzlaştıracağını ve adaleti nasıl yaratacağını düşünmenin zamanı. 

 

Resimde Thoth ölümden sonra bir tüy ile kalbin teraziye konarak tartılmasından sonra verilen kararı yazıyor. 

 

 

Mısır Ölüler Kitabının 125. Tılsımı ölen kişinin hayatında yaptıkları ile ilgili yargılanmasını içerir. Kişinin kalbi ile iyilik oranı tartılır, doğruluk tüyü ile karşılaştırıır. Tüy ağır gelir ise bu kişinin kötülüklerinin daha ağır geldiğine delalettir ve o kişi Ammit adı verilen canlı tarafından yenilir. Eğer tüy hafif gelir ise bu da kişinin iyiliklerinin daha ağır geldiğine delalettir ve kişi cennete gider. Hazır Merkür Terazi'ye girmişken, ülkenin içinde bulunduğu durumu da düşünerek, hayatımızda yaptıklarımızı, düşündüklerimizi gözden geçirmekte yarar var.

 

Bugün Güneş Başak'ta Jüpiter ile kavuştu.

Müşteri’nin ihtirakı (Jüpiter'in yanması):
Hükümdarların doğruluk ve adalete meyletmelerine, şeref sahibi kimselere ve kadılara zarar ziyan ulaşmasına, önde gelen büyük şahsiyetlerin ölümüne, havanın mutedil olmasına, tatlı (yiyeceklerin) bulunmamasına, mücevherin değerlenmesine, dindar ve seçkin kulların huzursuzluğuna, hayır işlerinin gerilemesine ve medreselerin itibarsızlaşmasına delildir. - Sefinetül Ahkam, Nasireddin Tusi

 

ÖNEMLİ:
Eğer Solar Fire 9'a sahipseniz, bu ücretsiz güncellemeyi aşağıdaki linkten indirin lütfen. Sayfa açılınca "Solar Fire 9.0 Update to 9.0.23" yazan yere tıklayın.
http://alabe.com/downloads/default.asp#SF9Update  
Bu güncellemede Brezilya, Rusya ve Türkiye'nin yaz saatlerinin düzeltilmiş hali mevcut.

Güneş Başak burcuna girdi!

 

 

Başak toprak unsurundan olduğu için maddesel dünya uygulamalar ve somut yararlarla ilgili, değişken olduğu için esneyen, farklı şeyleri deneyebilen bir burçtur.

Başak burcu doğanın hasat zamanını simgeler. Aslan döneminde olgunlaşan ürünler toplanır. Hasarlı olanlar ayıklanır. İşe yarayan ve yaramayanlar ayrılır. Düzeltilebilecekler düzeltilir. Başak insanın kişisel gelişiminin de son halkasıdır. Bundan sonra Terazi burcu vasıtasıyla kendini diğerleri kanalıyla deneyimlemeye başlar. Aslan burcunda içindekileri dışarı çıkartıp kendini ifade etmeyi öğrenen kişi Başak’ta kendini düzeltip kusursuzlaştırarak sosyal arenaya çıkmaya hazır bireye dönüşür. Aslan’ın kendi kişiselliği ile gözü kamaşmış tantanası Başak’ta kendisini hatalarıyla görüp kabullenen, mütevazi biçimde kendisini diğerlerinin hizmetine sunan bir sürece dönüşür.

Başak’ın sembolü elinde bir demet buğday başağı tutan bir kadınla resmedilir. Verimliliğin sembolü olduğu için her türlü hasat, üretim ve bunları üretmek için gereken çalışma bu burçla ilişkilendirilir. Resimdeki bakire saflık, bozulmazlık anlamına gelmektedir. Yani kusursuzluğu, bir diğer ifadeyle olabileceği en iyi hale gelmeyi göstermektededir. Başak’ın çok gelişmiş bir görev duygusu vardır. İnsanlara hizmet etmek, insanlık için yararlı bir şey yapmak onun için çok önemlidir. Bu dürtüsü nedeniyle yararlıyla yararsızı ayırma yetisi çok gelişmiştir. Bunu gözünüzde hasatta toplanmış ürünlerin ayıklanması şeklinde canlandırabilirisniz. Başak burcu çok çalışkandır. Analiz yönü çok güçlüdür, bir konuyu ele aldığı zaman bunu en ufak detaylarına kadar inceler, aksayan yönler varsa saptar, düzeltir. Sonra bu durum üzerinde ince ince çalışır, bu konunun ustası haline geldiğinde, başka insanlara da öğreterek usta-çırak ilişkisini başlatır.

İnsanlık aleminde Başak burcunu fiziksel yaşamı düzenleyen, giyim, ayakkabı gibi bedensel gereksinimleri imal eden kişi olarak düşünebiliriz. Bir topluluğun hizmet sektörü, işçileri, sendikaları, loncaları, zanaatkarları, muhasebecileri, sağlık çalışanları, diyetisyenleri, hayvanları evcilleştiren kişileri, terzileri, kuaförleri, her türlü tamircileri, marangozları Başak burcuyla simgelenir.

Psikolojik açıdan Başak süreci kişinin kendi hatalarını düzelterek kusursuzlaşmaya başlamasıdır. Böylece kendi yeteneklerini geliştirerek bunları etrafa sunabilir. Bunu bir durumu saptayıp bununla ilgili gerçekliği görmek, analiz etmek, yargıya varmadan ya da kınamadan, gerekirse nasıl düzeltileceğini öğrenerek, öğrendiklerini deneyip uygulayarak sistemi ince ayarla sağlıklı işler haler getirme becerisiyle yapar. Hüneri adeta bir ormana bakıp orada gördüğü hastalıklı ağacı iyileştirerek veya kesip atarak ormanın sağlığını korumak şeklindedir. Gölge yönüyle Başak hasta ağaçla birlikte ormanı da yok eder. Bir hata nedeniyle bütünü kötüler. Hatalara aşırı hassasiyeti kendisini de hiç beğenmeyen birine dönüşmesine neden olabilir. 

Astroloji Dersleri-Barış İlhan Yayınevi

 

Satürn Akrep burcundan çıkarken yaşanılan umutsuzluğun temelinde yatan 8 ana neden:

1- Bir kararı, bir teşhisi, bir hükmü, bir ilhamı, bir mucizeyi, bir değişikliği ya da yeni bir istikamete yönelmeyi beklerken yaşanılan çaresizlik 
2- Kronik bir durumdan veya kalıcı bir koşuldan kurtulmanın gecikmesi 
3- Uzun dönem acı veren veya tüketen, çelişkiye maruz bırakan deneyim yaşamak 
4- Bir halden bir diğer hale geçerken boşlukta ve belirsizlikte asılı durmak, arafta kalmak veya hükümsüz olmak 
5- Mecburi değişimi kabullenmekten doğan öfke 
6- Eski gücünü geri kazandıracağını düşündüğün bir şeyden ya da hedeften uzak tutulmanın oluşturduğu hüsran 
7- Rahatlama dürtüsü. Cinsel doyum eksikliği.
8- Uygun olmayan bağlara tutunmaya çalışmak

 

Bunların hepsi bir tane temel nedeni taklit ediyorlar: 

Ölüm Kaygısı... –Michael Lutin

Çeviren: Aysun Şengezer

JÜPİTER TRANSİTLERİ

 

Robert Hand'in Planets in Transit: Life Cycles for Living kitabından 

Oya Vulaş çevirisiyle...

Venüs Döngüsü

 

Döngüsü sırasında Venüs yermerkezli (geocentric) iki tip kavuşum yapar: İlki inferior  kavuşumdur ve döngü bu kavuşumla başlar. Diğeri ise superior kavuşumdur. Dünya Güneş’in etrafında bir tam turu 365 günde dönerken Venüs bu yolculuğu 225 günde tamamlar. Bu kavuşum meselesinde bir benzetmeyle bu iki gezegeni koşucu gibi düşünürsek, koşuculardan biri Venüs, diğeri de Dünya’dır ve bunlar koşuya Güneş’le aynı hizaya geldikleri zaman başlarlar. Bu durumda Güneş yarışın merkezinde yer alır. Bu kavuşuma inferior kavuşum denir ve bu noktada Venüs Dünya ile Güneş’in arasında bulunur.. Eğer yarış benzetmesiyle düşünmeye devam edersek, Venüs iç kulvarda koşan yarışçıdır, inferior kavuşumdadır ve bu nedenle de koştuğu alan daha kısadır. Ayrıca Venüs Dünya’dan daha hızlı koşar ve Dünya’yı düzenli aralıklarla yakalar ki bu da 584 günde bir gerçekleşir. Superior kavuşumda ise Güneş Venüs’le Dünya’nın arasına girmektedir. . devamı..

Venüs Aslan'da geri gidiyor. Yanık durumda, yakında Güneş'le ilk kavuşumunu yapacak, sonra geri gidip, durup, ilerleyip Güneş'le tekrar kavuşana kadar, bize bazı konuların üzerinde çalışmak üzere zaman tanıyacak. Venüs Aslan'danın anlamlarından birisi de çocuksu, gurur ve drama dolu ilişki tarzıyla ilgilidir. Bu vesileyle Olgun İlişkilerle Olgun Olmayan İlişkiler arasındaki farklara bir göz atalım. Yazı için resmin üzerini tıklayın.

Olgun İlişki ile Toy İlişki Arasındaki Fark

 

 

Jüpiter Başak’tayken kişi düzen yaratarak, 

bir ustalık geliştirip bununla yararlı olarak büyür.

Kişi Jüpiter’e özgü inanç, mutluluk ve hoşgörüyü aksaklıkları düzeltebildiğinde, yararlıyla yararsızı ayırt edebildiğinde, yapabileceğinin en iyisini yapabildiğinde hisseder. Jüpiter Başak burcunda işlevselliğe, emeğe ve sıhhate inanır. Ancak Başak burucunda zararda olan, inancı ve geniş perspektifi simgeleyen Jüpiter burada aşırı gerçekçilik, detaylarla aşırı uğraşı, sadece kusurları görme gibi nedenlerle inanç geliştirmekte zorlanabilir. Jüpiter’in organizmanın sağlıklı büyümesini gösteren doğası burada çarpık ve zararlı büyümeye dönüşebilir.

Jüpiter Başak’ta açıklanabilir ve pratik bir dünya görüşüne gerek duyar. Kişi gözlemci ve dikkatlidir ne var ki detaylara olan ilgisi tüm detaylara hakim olmaya çalışmakla sonuçlanabilir. Oysa sorumlulukları paylaşmayı öğrenmesi gerekir. En çok başkalarına hizmet ettiği zaman mutlu olabilir, yararlı bir amacı olan işlerden kendisine yarar sağlayabilir. Olumlu ifadelerinde, gündelik bilgelik, güvenilirlik, başkalarına içtenlikle hizmet, emeğe değer vermek, ortak yararlar için çalışmak, analitik ve ayrıştırıcı yeteneklerin zenginliği söz konusudur. 

Olumsuz ifadelerinde, tek düzen kurucunun kendi olduğuna inanmak, tüm detaylara hakîm olma isteği ancak bunlarla başa çıkamamak –çuvallamak–, başka insanların ne yapmaları gerektiğini söylemekten kendisi çalışamaz hale gelmek, aşırı yargılayıcılık ve kusur bulmak, ettiği hizmetlerle yücelik ve iyilik taslamak söz konusudur.

- Barış İlhan, Astroloji Dersleri, Barış İlhan Yayınevi, s.254

Mars düşük olduğu Yengeç burcundan Aslan burcuna geçti

 

 

İçe dönük, dolaylı, duygusal , koruyan kollayan, ruh hallerine göre değişen hareket yerini direkt, açık, kararlı, enerjik hareket biçimine bırakıyor. 

Dışarı açılma, canlanma, yaratıcı yetenekleri ve projeleri ortaya koyma zamanı.

Aslan sabit bir burç olduğundan bu dönemde kararların kalıcı olmasına ve başlanan işin sonunu getirmeye yönelik hareket edileceği düşünülebilir. Liderlik ve güç arzusu artabilir. Kendi isteklerini, önem verdiklerini yapmak, özgüvenli ve kendinden emin hareket etmek, risk alabilmek, canlılık, cömertlik, güçlü bir yaşam enerjisi hissetmek, enerjik ve yaratıcı olmak, hayattan keyif almak üzere harekete geçmek söz konusu. 

Gölgesi: Gururlu, egoist, kibirli tavırlar. Hayranlık toplamaya ve kudretini göstermeye yönelik tantanalı hareketler. Öfkenin güçlü, gürültücü, dramatik sahnelerle ortaya konması. Despotluk. Performans göstermeye odaklanmak. Eleştiri karşısında öfkelenmek. Her şeyin oyun gibi görülmesi, sorumluluk üstenmeden sürekli çocukça hareket etmek.

Tarihte, Jüpiter ile Satürn’ün Aslan ve Akrep burcundayken yaptıkları kare açıya denk gelen bazı önemli olaylar:

 

Jüpiter ve Satürn kişisel olarak büyüme-genişleme ve daralma fonksiyonlarınıı temsil etmekle birlikte, aynı zamanda kişisel olmayan, toplum veya kültürle ve dış koşullarla ilintili konuları simgeleyen toplumsal gezegenlerdir. Hedef insanoğlunun gelişimidir, bu da yeni fikirlerin, olasılıkların ve fırsatların (Jüpiter) maddesel dünyada somut şekilde tezahürü ve doğru sınırlarla yapılandırılmasıyla (Satürn) mümkün olur. Eski çağlarda, Satürn ötesi gezegenler bulunmadan önce, bunlar “zamanın işaretleyicileri” olarak kabul edilmişlerdir. Bu 8.-11. yüzyıllar arasında İslam astrologlarının geliştirdiği bir kavramdı ve bunların döngüleri özellikle ‘dünyasal astroloji’de önemli geçiş dönemlerini saptamada çok kullanılırdı.

 

Şu anda gökyüzünde bir Jüpiter-Satürn karesi mevcut. Öncelikle Aslan ve Akrep burçlarında olan bu kareyi deneyimleyeceğiz. Daha sonra 2016’nın Mart, Mayıs aylarında iki gezegen bu sefer Başak-Yay burçlarında kare yapmaya devam edecekler.

 

Dünyasal astrolojide Jüpiter’in temsil ettikleri: Endüstri, kapitalizm, zenginler, bankalar, bir şirketin finansal hayatı.. Tarifeler, diplomatlar, dışişleri bakanlığı, hukuk. Din, uzun mesafe yolculukları, üniversiteler. Barış, refah, bolluk. Kanun yapıcılar, yargı, seyahat. Ilık hava.

 

Satürn’ün temsil ettikleri: Finansal konular, mal, işletmeler, toprak sahipleri. Kısıtlama, engelleme, daralma. Kontrol güçleri, polis, hükümet, devlet otoritesi. Kanunun uygulanması, kamu binaları, tarih. Değişime direnen korku ve gerici güçler. Milli felaketler, ambargolar. Kuru, sıcak hava.

 

Jüpiter Aslan, Satürn Akrep kare açısına denk gelen önemli olaylar:

- 1837 Paniği – Tarihe geçen ekonomik daralma, refahın frenlenmesi.
Mayıs 1837’de başlayan, tarihin ilk büyük finansal krizi. ABD'de 850 bankadan 343'ünün tamamen, 62'sinin de kısmen batmıştır. Ayakta kalan diğer bankalar ödeme yapamamıştır. İşletmeler kapanmış, büyük bir işsizlik sorunu baş göstermiştir. Ekonomik büyüme, takip eden yıllar boyunca durmuş, gerilemiş, düşüşe geçmiştir. 1844’e kadar yedi yıllık süreçte deflasyon sürmüştür. Panik hem ulusal olarak hem dış kaynaklarda hissedilmiştir. Pamuk fiyatları düşümüş, arazi, toprak balonu sönmüş, uluslararası nakit akışı durmuş, borçlanma ve krediye kısıtlamalar getirilmiştir. Ekonomide yaşanan bu kriz nedeniyle şirketlerin taahhütlerini yerine getirememelerinin ardından ‘kredi derecelendirme’ kavramı ilk olarak o zaman ortaya çıkmıştır.

 

- Ocak 1837 – Cecile (Galilee) Depremi
İsrail, Lübnan ve Suriye’yi içine alan, Filistin’in Kuzeyindeki Cecile bölgesinde 6000 kişinin ölümüne yol açan deprem. Afrika ve Arap levhaların arasındaki sınırı belirleyen Ölü Deniz Transform Fayı boyunca meydana gelmiştir. Asıl olarak Yahudi şehri Safed yıkılmış ve Yahudi nüfusu Kudüs’e kaymıştır.

 

- Haziran,1896 – Meiji-Sanriku Depremi
Japonya’nın tarihindeki en yıkıcı depremlerden biridir. 8,5 magnitude büyüklüğündeki depremden sonra tarihin gördüğü en büyük tsunamilerden biri meydana gelmiştir. Esas kayıp, denizde olan depremden yarım saat sonra, 38 metreyi bulan (12-13 katlı bir apartman boyutunda) dalgaların tek bir uyarı vermeden sahili vurmasıyla yaşandı. 22.000 kişi yaşamını yitirdi. Japonca'da "liman dalgası" anlamına gelen Tsunami sözcüğü dünya dillerine 15 haziran 1896'dan sonra bu depremle girmiştir. (Tarihteki ikinci büyük tsunami dalgası -37 metre olarak ölçülmüş- 2011 Mart ayında yaşanan Fukushima depreminde görüldü. O tarihte Jüpiter-Satürn karşıtlığı var)

 

- Ağustos, 1955 – Guinness Rekorlar Kitabının ilk baskısı. 
Kitap hem insanoğlunun başarılarını hem de doğanın aşırılıklarının neden olduğu dünya rekorlarını barındıran bir referans kaynağıdır. En çok satan kitap serisi dünya rekoruna sahiptir.

-

 Haziran 1956 – Havacılık tarihine damgasını vuran ve özel sistemlerin geliştirilmesine neden olan bir uçak kazası.
TWA’e ait Super Constellation ve United Havayolları’nın DC-7 yolcu uçakları, Grand Canyon üzerinde çarpıştı. Pilotların yolculara Grand Canyon’u göstermek isterken meydana gelen kazada 128 kişi hayatını kaybetti. Olaydan sonra ABD’de bugün FAA olarak bilinen o zamanki ismiyle Federal Havacılık Ajansı kuruldu. Yeniden tasarlanan hava trafik kontrol sistemine 250 milyon dolar harcandı. O günden bu yana bir daha ABD’de iki yolcu uçağı havada çarpışmadı.

 

- Haziran 1956 – Poznań protestoları 
Polonya Halk Cumhuriyeti'inin totaliter yönetimine karşı vuku bulan ilk kitlesel protesto eylemi. Olaylar, Cegielski Fabrikaları işçilerinin (metal işçileri) 28 Haziran 1956 tarihinde, daha iyi çalışma ve yaşam koşulları talep etmek için düzenledikleri gösterilerle başladı ve çok kısa sürede sert ve kanlı bir biçimde bastırıldı. Sayıları yaklaşık 100.000'i bulan protestocu grup, şehir merkezinde, yerel Kamu Güvenliği Bakanlığı binasına yakın bir yerde toplandı. Gösterileri bastırma emri alan Sovyet-Polak General Stanislav Poplavsky, emrindeki 400 tank ve Polonya İç Güvenlik Birlikleri'ne bağlı toplam 10,000 askerle göstericileri dağıttı. Olaylar sırasında sivil protestocuların üzerine ateş de edildi. Yüzlerce kişi yaralandı. Ölü sayısı 57 ila 100 kişi civarında olduğu sanılmaktadır. Poznań protestoları, daha sonra Polonya Ekimi olarak adlandırılacak ve daha az Sovyet etkisinde bir hükümetin iş başına gelmesine yol açan olayların da dönüm noktası olacaktı.

*Verilen tarihlerde Jüpiter-Satürn karesi olmakla birlikte hepsinin arka planında Uranüs, Neptün ve Pluto’nun değişik konumlarda bulunduğu, dolayısıyla öngörü yaparken bu karenin o zamanın dokusuna göre değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Aysem Aksoy

Dünya'dan Pluto'ya !!! Orada kimse var mı ?

 

Michael Lutin

 

New Horizans'ın Pluto'ya ulaşması üzerine Pluto'ya seslenmiş. Bu arada Pluto'ya ulaşmanın sembolik anlamını açıklamış ve Pluto'nun Oğlak'ta bulunuşunu burçlara göre yorumlamış. Gözde Kara sizin için çevirdi. Videoyu dinlerken metinden takip edebilirsiniz.

 

Resmin üzerini tıklayın...

 

VENÜS'ÜN GERİ GİDİŞİ

 

VENÜS VE MARS’IN GERİ HAREKETİ DEVRELERİ

 

Gezegenlerin -Dünya’ya daha da yaklaşmalarını kapsayan- geri gitme aşamalarının gücünü ve doğasını anlamak için geri hareketi, Güneş’e olan kavuşum ya da karşıtlık ve ileri konumu gibi tamamlayıcı anahtar kelimeleri tanımlamak gerekir.

 

Geri hareketine başlamadan önce bir gezegen önce yavaşlar, sonra durur veya geri aşamasına geçer ve kendi periyodunu oluşturan günler, haftalar veya aylar boyunca geriye doğru hareket ederek Zodyak’tan kendi payına düşen bölümde olduğundan daha fazla oyalanır. Bu devrenin bir noktasında gezegen bir kez daha yavaşlar, ileri hareketine geçmek üzere duraklar ve tekrar ileri doğru hareket eder. Elbetteki bu tablo Dünya’dan bakan bir gözlemcinin görüş açısına göre böyledir.

 

“Bütün gezegenler Güneş’in etrafında ve kendi yörüngelerinde batıdan doğuya doğru dönerler. Dünya’nın yörüngesel hareketi de böyle olmakla birlikte, diğer planetler belli zamanlarda Dünya’dan bakan bir gözlemciye göre, saat istikametinin tersine olan normal yönlerine hareket etmeden önce, sanki kademeli olarak duruncaya kadar yavaşlamış gibi görünürler. Bir gezegen ekliptik boyunca bu ters yönlü hareketine başladığında, bu durum “geri hareketi” olarak adlandırılır. (Jeff Mayo, The Astrologer’s Astronomical Handbook, s. 113)”

 

Kısacası geri hareketi denen olay, bir gezegenin hızını her zamankine göre ve belirli bir süre için azalttığında geriye doğru hareket ediyormuş gibi görünmesidir. Her gezegenin geri gitme süresi değişiktir ve bir gezegen geri hareketine başladığında Güneş etrafındaki yörüngesinde Dünya’ya en yakın noktadadır. Bu yüzden Vedik astrologlar geri giden gezegenlerin horoskopta ve dünyasal (mundane) düzeyde güçlü bir yerleşimde olduklarını düşünürler. Onlara göre haritanızdaki gezegenin tüm özellikleri ve açıları, Dünya’ya yakınlığından dolayı daha kuvvetlenmiş olacaktır.

 

Yörüngeleri Güneş’le Dünya arasında yer alan (inferior) gezegenler olan Venüs ve Merkür, geri hareketleri sırasında Güneş’e inferior kavuşum yaparlar. Mars’tan Pluto’ya kadar olan Superior gezegenler, geri hareketleri sırasında Dünya’ya en yakın noktadayken Güneş’le karşıt açı yaparlar.

 

Bir gezegen geri hareketi ile ileri hareketine geçiş arasında, durağanlaşmadan önceki ileri hareketine, geri hareketine ve tekrar ileri hareketine geçtiği noktadaki derecelere üç kere dokunur. Geri hareketine geçmeden önceki son ileri hareket derecesi ile geri hareketinden çıktığı son derece, geri hareketi yayı (retrograde arc) veya gölge (shadow) olarak adlandırılır. Yani bu durumda transit Venüs normal 1-2 günün etkilerini 3 buçuk aya ve transit Mars normal 3-4 günün etkilerini 6 buçuk aya yayacaktır. Eğer bu noktalarda kişisel bir gezegeniniz veya noktanız varsa ya da bir açı alıyorsanız, süreç içerisinde hassaslaşacağı için bu noktaları not etmeniz gerekir... devamıhttp://www.astrolojidergisi.com/makale_venus-mars-gerileme.…

Herkes seçimler sonucunda birçok şey değişecekmiş gibi davranıyor ama bence öyle değil. Çünkü biz her koşulda biçim değiştirmek, eski yaklaşımlarımızın çoğunu bırakıp atmak, barışı ve adaleti sağlamakla yükümlü olduğumuz bir dönemden geçiyoruz.

 

Bunu başaracak mıyız peki?
Bu tür şeylerin sonu belli olmaz. Yine, iktidara kim gelirse gelsin, böyle bir sorunun ortasındayız. Şimdi, seçimin sonuçlarına kısa vadede biz önem atfedebiliriz ama uzun vadede çok zorlu bir süreç bekliyor bizi.

 

Ne açıdan zorlanacağız?
Bir insanın en ufak bir alışkanlığını değiştirmesinin ne kadar zor olduğunu düşünürsek, bir ülkede yaşayan 70 milyonluk bir nüfusta değişmenin ne kadar zor olacağını tahmin edersiniz.

 

Yani dengeler mi değişecek?
Ülkede bir sürü insan öbürlerine karşı düşman kesildiyse…

 

Ki kesildi.
Evet, ulusalcılar dincilere, öbürleri Kürtlere, birileri Alevilere düşman gibi feci bir bölünük durumdayız. Kaotik bir ortamdayız, bu da her an her şey olabilir demektir. Pluto’nun döngüsünün yarısını, yani dönüşümü deneyimlediğimiz bir süreç bu ve daha birkaç yıl devam edecek.

 

Tapelere filan da devam yani?
Tapeler, Kürtlerle olan barış süreci, Aleviler, bu ülkede yaşayan halkların kendi kültürlerini muhafaza etme hakları, azınlıklarla ilgili eskiden beri kangren olmuş bütün sorunların çözülmesi, kadın cinayetlerinin, tacizlerinin, çocuklara şiddetin çözümlenmesi, düşünce ve ifade özgürlükleri, yolsuzlukların islahı gibi birçok kalem iş var bunun içinde.

 

Bunlar çözülüyor mu bu süreç bittiğinde?
Bu süreçten temiz çıkabilmek için, Pluto’yu arıtma tesisi olarak düşünelim. Kanalizasyon suyunu içme suyuna çevirirsek refaha çıkarız.

Çeviremezsek?
O zaman çamura bulanırız. Pluto’nun çamuru şiddet, suçlar, taciz, manipülasyon, işkence, savaş demektir.

 

Gerçek huzur ne zaman gelecek? 
Hiçbir zaman gelmeyebilir. Barış ve huzur kendi kendine gelmez. Bunun için yapılması gereken çok şey var. Ancak o çabaların sonunda buna kavuşmak mümkün olur.

-30 Mart 2014'ten bir şöyleşi

Şöyleşinin tamamı: http://www.hurriyet.com.tr/pazar/26111698.asp 

 

ASTRODOKU  

 

Barış İlhan'ın Mayıs başında yazdığı yazı:

 

"2015 Seçimleri Merkür'ün geri gittiği bir zamanda yapılıyor. Bu kuşkusuz bir seçim için iyi bir zamanlama değil. Oy verme işlemi, oyların sayımı, medyanın sonuçları aktarması, bunların hepsi astrolojide Merkür ile simgelenir ve şimdi Merkür geri giderken bu konularda birçok terslik ve sorun yaşanabilir.

 

Astrolog Jessica Adams İngiltere'deki seçimlerle ilgili yazdığı yazıda hükümetin oluşturulamaması, yasal uyuşmazlıklar, medyanın sonuçları yanlış aktarması, düşman partilerin gücü paylaşması gibi olasılıklardan bahsediyor ve buna Amerika, Avustralya ve İngiltere'deki seçimlerden örnekler veriyor.


Örneğin Avustralya'nın ilk kadın başbakanı Julia Eileen Gillard Merkür geri giderken seçilmiştir. Ancak daha sonra 2013 yılında yeniden yapılan parti içinde oylama sonucu yerine geldiği eski başbakan Kevin Rudd'a karşı kaybederek başbakanlık koltuğunu da Rudd'a bırakmıştır. Bir diğer örnek de İngiltere'deki 2010 seçimleridir. Bu seçimler sonucunda hiçbir parti çoğunluk sağlayamadığı için muhafazakar parti liberal demokratlarla koalisyona gitmiştir.

 

Türkiye'nin doğum haritasında iktidarı Neptün ve Jüpiter, muhalefeti ise Merkür temsil eder. Merkür şimdi geri gittiğine göre muhalefetin güçsüz olacağını düşünebiliriz, ancak Merkür yönettiği burç olan İkizler'de bulunuyor ve bu nedenle güçleniyor. Neptün de yönettiği Balık burcunda güçlü ve bu ikisi birbirlerine kare yapıyorlar (direniyorlar). Muhalefetin ivmesi Mayıs sonunda düşmeye başlıyor. Bazı astrologlar, Mayıs sonundan itibaren açıkça öngörünmeyen, ama beklenmedik şekilde ortaya çıkması muhtemel bazı gerilimlerden, ani patlamalardan söz ediyorlar.

 

Seçimler esnasında Jüpiter Aslan'da, onu Güneş yönetiyor. O sırada Güneş İkizler burcunda. Onu da Merkür yönetiyor. Bu durumda iktidarda muhalefetin söz hakkı olabilir. Hem Merkür, hem Neptün çift bedenli burçlarda bulunuyorlar. Bu durumda iktidarda iki partinin bulunacağı bir koalisyondan mı söz etmek gerekiyor?
Göreceğiz. Yolumuz açık olsun..."

 

http://yuzdeon.org/_php/index_sayfa.php?SayiX=4&KX=103

FOKAL GEZEGENLER

 

KİTAPÇINIZDAN ISRARLA İSTEYİN !!!

 

  

  

Astroloji Prensibinin Bilimsel Olduğu Kanıtlandı:

Gezegensel Pozisyonlar, Memelilerin Biyolojik Saatlerini Belirliyor.

 

Biz (NaturalNews) “astroloji” sözcüğünü söyler söylemez, septikler (kuşkucular) hemen bir sinir krizine girerler. Bir insanın kişiliğinin Güneş, Ay ve diğer gezegenlerin pozisyonlarına göre doğum haritasında görüldüğü fikri, birey ve kozmos arasındaki bütüncül ilişkiye dayalı her türlü görüşe direnen sözümona “bilimsel” çevrelerce “şarlatanlık” olarak görülmüş ve uzun süreden beri küçümsenmişti.

Geleneksel görüşe göre, genleriniz ve yetiştiriliş tarzınız kişiliğinizi belirler ve Dünya’nın doğum anındaki pozisyonunun bununla hiçbir ilgisi yoktur. devamı

 

 

Zaman zaman, gökyüzü olaylarının, şimdi de önümüzdeki Güneş Tutulmasının burçlara etkisini yazmamızı isteyen arkadaşlara:

 

Gökyüzünde bir tane zodyak ve o zodyakta da 12 tane burç vardır. Bir burç bir insan değildir. Gökyüzünün mevsimlere göre 12'ye bölünmüş dilimlerinden birisidir. Sizin ben ... burcuyum dediğinizde kastettiğiniz şey Güneş'iniz gökyüzünün o bölümündeyken doğduğunuzu söyler. Yani sadece Güneş'ten söz eder. Bu ifade bir insanı tanımlamak için yetersizdir, çünkü bir insan sadece Güneş'ten ibaret değildir. Güneş'in dışında 9 adet gezegen vardır, ayrıca 4 köşe noktası, Ay Düğümleri ve daha birçok nokta vardır. Bir insanın doğum haritası tüm bunların birleşiminden oluşur. Bir Güneş Tutulmasının bir insanın hayatında bir şeylere işaret edip etmediği o doğum haritasına bakarak incelenir. Onun dışında ne söylense beyhudedir. Güneş Tutulmasının olduğu yerde sizin hiçbir gezegeniniz ya da noktanız olmayabilir. Dolayısıyla bu Güneş Tutulması sizi hiç ilgilendirmeyebilir. Veya orada Güneş'ten başka bir gezegeniniz olabilir, sizi çok ilgilendirebilir. Bunu ancak kişinin doğum haritasına bakarak söyleyebiliriz. Bu nedenle biz hiçbir zaman gökyüzününde gerçekleşen herhangi bir olayın şu burçlara ya da yükselen burçlara etkisi gibi bir yazı yazmayız.

 

Ancak bu, Güneş burçlarını yazan diğer astrologları eleştirdiğimiz anlamına gelmez. Örneğin dünyada bunu en iyi yaptıklarını düşündüğümüz astrologlar Michael Lutin ve Ed Tamplin'dir. Gerçekten bu işi hakkıyla yapan astrologlar bütün bilgi birikimlerini bu yazılara yansıtırlar. Türkiye'de ise durum farklıdır. Bu tür yorumlar çoğunlukla astroloji bilgisi yetersiz kişiler tarafından yazılmakta ve astrolojik sembolizm bu yazılarda çarpıtılmaktadır. Dolayısıyla her önünüze gelen yazıyı okuyup, bunların etkisi altında kalmamanızı öneririz.

 

Şimdiki güneş tutulması ile ilgili söylenebilecek en kesin şey 10 Mart-30 Mart arasında doğanların, bir de (ikinci derecede) 10-30 Eylül arasında doğanların etkileneceğidir. Bu tarihleri biraz uzatmak da mümkündür. Nasıl etkilenecekleri ve diğer konular için haritaya bakmak gerekir.

20 MART GÜNEŞ TUTULMASI ve ORTADOĞU

Ed Tamplin’den güzel bir Analiz:

 

20 Mart 2015 Cuma günü evrensel saate göre 09:36’da Ay, Güneş’le kavuşarak, Kuzey Avrupa üzerinde 2015 yılının ilk Güneş tutulmasını meydana getirecek. Tutulmanın görülebilirliği, kuzey bölgelerine göre değişiklik arz etse de, Rusya, St Petersburg dahil olmak üzere Kuzey Avrupa’nın yarısı Tutulma’nın %75’ten fazlasını gözlemleyebilecek. Hava durumuna bağlı olarak tüm Avrupa’da ve Kuzey Afrika’nın çoğu bölgesinde  %50’nin üzerinde bir görülebilirlik söz konusu olacak.

 

Bu tutulma, 1999’daki Büyük Kare’den sonra bu bölgeden gözlemlenebilecek en önemli tutulma. Astrolog Richard Nolle, bu tutulmayı Süper Ay olarak adlandırıyor. Bu Ay, Yeniay ya da Dolunay, Ay’ın yerberisine  - yani Ay yörüngesinin yeryüzüne en yakın noktasına- denk geldiğinde meydana gelir. Bu durumlar yerçekimi kuvvetini arttırır, hava koşullarını kötüleştirir ve hatta deprem potansiyelini arttırır.

 

ZODYAK’IN  SON DERECESİ

Tutulma, Zodyak’ın da son derecesi olan Balık’ın sonunda gerçekleşecek.  Bu yüzden haritalarında bu derecenin göze çarptığı ülkeleri/uluslar arası olayları analiz etmek son derece önemli. Sıklıkla bu durum tarihsel anlamda bağlantılı, hali hazırda süregelen bir işleyişi ortaya çıkartır. Burada Tutulma’nın Süper Ay’ının 2003 Irak işgali haritasının Güneş’iyle kavuşum yaptığını aklımızda tutalım. devamı

Burçların Kayması veya 13. Burç Üzerine

 

  

  Kepler Kolej hazırlamış. Gözde Kara Türkçe'ye çevirdi, 

Didem Can Türkçe altyazıların videoya montajını gerçekleştirdi ve


ASTROLOJİ NEDİR?


http://www.youtube.com/watch?v=POn5iY9g0Kk&feature=youtu.be

     

ASLINDA BU ÖYKÜ YENİ BAŞLAMADI

Barış İlhan -1.1.2015

 

2015’te yaşayacaklarımız dün başlamadı ve yarın sona ermeyecek. Sonsuz bir döngüyü yaşantıladığımızı idrak etmeliyiz. Bu sonsuz döngünün ancak bir kesitine bakabiliriz, buna rağmen döngünün doğası gereği, bu kesitin başlangıcını ve sonunu da saptamak oldukça zor.

 

Yıllardır içine girdiğimiz küçük döngünün bildiğimiz gibi olmadığını, bizi bir yerden bir başka yere, bir düzenden bir başka düzene fırlatıp atacağını yazıyoruz. Ağır hareket eden gezegen döngülerinden görebildiğimiz kadarıyla, bu döngünün dünya düzeninde büyük ve güçlü bir değişime işaret ettiğini anlatmaya çalıştık. Bunları ana hatlarıyla tanımlayabiliyorduk, ama tam olarak nasıl tezahür edeceğini düşünemezdik. Nitekim, yaşadığımız her yeni olayla yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Arap Baharı, Occupy Wall Street, Ukrayna, Suriye, Kobane, Yahudi düşmanlığı, Türkiye’de Kürt-Ermeni-Yahudi-Alevi sorunu, Cumhurbaşkanı=Başbakan modeli, Yeni Osmanlı İmparatorluğu hayali, Amerika’da siyahlara yönelik şiddet, Amerika ile Rusya’nın yeniden düşman olması, dünyada faşizmin yükselişi, doğanın her yerde acımasızca katli, parasal kazancın insanlığın ve doğanın önüne geçmesi, işsizlik..... Tüm bunlar kaçınılmaz olarak günlük hayatımızı etkilemeye başladı, herkes öfkesi burnunda yaşıyor, ufacık bir kıvılcımla ülke birbirine giriyor. Gün yok ki bir yerde protesto olmasın, gün yok ki bir grup öteki gruba saldırmasın. Yaşamın karanlık güçleri daha yoğun halde üstümüze çöküyor. İşte 2015’e böyle başlıyoruz... devamı

     

2015'in Önemli Gökyüzü Hareketleri

 

BUGÜNDEN 10 YILIN SONUNA DOĞRU

(2015 Öngörülerinden bir bölüm) - Raymond Merriman

Neredeyse bitti. En azından, bunun “Esas Bölüm’ü” hemen hemen sonlandı. “Bu” derken,  Öncü burçlar Koç, Terazi ve Oğlak’ta, Satürn, Uranüs ve Pluto’nun birbirine sert açılar yaptığı 2008-2015’in Öncü Zirvesi’ni kastediyorum. Bu süre zarfında, Jüpiter bu konfigürasyona iki defa, Mars ise birçok kere girdi. 2010 yazında, bir noktada, bu beş gezegenin tümü çok dar bir T-kare oluşturdu. Bunların dördü, Nisan 2014’te büyük öncü kareyi oluşturdu. 

 

Bu süreç,  her ne kadar politikacılar farklı göstermeye çalışsalar da,  medeniyet tarihindeki sıradan bir süreç değildi.  Tüm dünyada,  halkın artan öfkesine karşı, birçok lider, “İnsanlık, tarih boyunca zorlu süreçlerden geçmiştir. Bu içinde bulunduğumuz süreç de diğerlerinden farklı değildir.” gibi söylemlere başvurdu. Ama gerçekte hiçbir fikirleri yoktu. Kozmik bir perspektiften bakıldığında, bu son yedi yıl gerçekten de “değişik bir zamandı”. Tarih boyunca,  2008 – 2015 Öncü Zirvesine benzer bir oluşum neredeyse görülmemiştir... devamı  

 

Satürn Yay'da

 

Satürn esas gerçeğin, sınırların, yapılandırmanın ve zamanın temsilcisi olduğundan, bir burca girdiğinde dünya üzerindeki gerçekliğin ve koşulların yeni deneyimlere göre ayarlandığı, o burcun işaret ettiği koşulları öğrenmek üzere derslerin alınacağı yaklaşık iki - iki buçuk yıllık bir zaman dilimine işaret eder. Neyin zamanının geldiğini söyler. Satürn engelleyen, kısan, kristalize eden, daraltan ve büzen bir enerjiyi simgelediğinden, bulunduğu burç hangi konularda kısıtlanmaya eğilim olduğunu, hangi enerjinin engelleneceğini, hangi sürecin bloke olacağını gösterir. Bu burcun temsil ettikleri konusunda ilk etapta engellenme ve yetersizlik hissi görülür. Olumsuz uygulamaları çoğunluktadır. Bundan sonra, yetersizlik korkusuyla, o burcun özelliklerini abartılı, saplantılı gösterme çabası vardır. En sonunda, altı boş olan, görünürde eksiği kapatmak için yapılan her şey çöker ve bu burcun konularıyla ilgili esaslı, gerçeğe uygun bir yapılanma, gayretli ve dürüst bir çalışma sayesinde bu özellikler hayata geçirilir ve insanı daha yukarı taşıyan bir basamak daha başarıyla geçilmiş olur. Esas olan Satürn’ün içinde olduğu burcun en gerçek, dürüst ve doğal ifadesine ulaşmaktır... devamı

     

Satürn'ü Akrep'te olup da bir döngüyü bitirmiş olanlar ve

Satürn'ü Yay'da olup da bir döngüyü bitirmeye başlayanlar için...

SATÜRN  DEVİNİMİ

 

Astrolojiyi Ciddiye Alan 5 Ülke

Eski astrolojik uygulamaların büyük ölçüde etkili olduğu ortaya çıktı.

 

Astrolojinin en büyük hayran ve takipçilerinin, sadece modern dünyanın özgür ruhlu ve sıra dışı insanlarıyla sınırlı olduğunu düşünenler, bir daha düşünün! Eski astrolojik uygulamalar, birçok kültür için hala geçerli ve sağlam bir dayanak noktası. Farklı kültürlerdeki birçok insan, zodyakı insanları kiralamaktan tutun da başkan seçimlerini tahmin etmek için bile kullanıyor. Şimdi, insanların mutlaka horoskoplarını bildikleri ülkeleri tanıyalım.

Hindistan
Kalkütalı yazar Bharati Mukhurjee, New York Times’ta şöyle diyor. “Doğum sertifikam olmayabilir ama bir horoskopum var.” Hiç şüphesiz, Hindistan, astrolojinin en popüler olduğu ülke. Hindistan’ın, Vedik astrolojisi diye bilenen, kendine ait bir sistemi var. Bu sistem, yıllardır evlilikleri ayarlamak ve çocuk sahibi olma zamanlarını tahmin etmek için kullanıldı. Bunun yanı sıra, insanlar, bu astrolojik sistemi, bir işe başlamak için uygun zamanı belirlemek ve uluslar arası politik olaylarla ilgi ön görüde bulunmak için bile kullanıyorlar.

Çin
Astrolojinin en ciddi hayranları belki de Çin’de yaşıyor. En azından, iş ararken, “yanlış” bir burçta iseniz, bunu hissetmeniz daha da olası. Gerçekten de Çin’de, çoğu iş ilanında, belli bir Güneş burcunda olan insanları başvurmaktan caydıran ibareler görebilirsiniz. The New York Republic tarafından yapılan son araştırmalara göre, bazı Çinli işverenler, aşırı titiz ve telaşlı doğalarından dolayı, Başakları işe almayı reddediyorlar. Bazı yerlerde ise, Akrepler ve Yengeçler kabul edilmiyor. 

Sri Lanka
Sri Lanka’da, BBC tarafından yapılan bir araştırmaya göre, birçok insan, günlük gazetelerden daha çok astroloji dergilerine abone oluyor. Astrologların tavsiyeleri, otoriteler tarafından da çok ciddiye alınıyor. Örneğin, 2009’da , o dönem Başkanının iktidardan düşeceğini tahmin etme cüreti gösterdiği için bir astrolog tutuklanmıştı.

Nepal
Astroloji Nepal’de büyük bir iş alanı. 2008’den beri, astrolog Basudev Shastri’nin, ona ulusal bir şöhret statüsü kazandıran, bir televizyon programı var. Aynı zamanda, astrologların yüzde 99’unun erkek olduğunun düşünüldüğü ülkede kadın astrologlar da, en sonunda büyük atılımlar yapmaya başlamışlar. 

Büyük Britanya
Astroloji, İngiltere parlamentosunda da yerini almış durumda. Parlamento üyesi David Tredinnick, sağlık sektörünü geliştirmek için, astrolojinin ve alternatif tıbbın kabullenilmesi gerektiği görüşünü destekliyor. Tredinnick, astrolojiyle yapılan kendini bulma - keşif deneyiminin, zihin sağlığı için yararlı olduğuna inanıyor ve bu keşfin insanların yaşamlarını kolaylaştıracağını da ekliyor. 

Çeviri: Gözde Kara
http://mysign.com/lifestyle/11365-astrology-traditions/#.VGIrNZwNg1g.facebook

    

26 Ekim'de yapılan Doğum Haritası Yorumlama Semineri yoğun talep üzerine yakında tekrarlanacak.

  

 

SABİT YILDIZLAR

 

Türkiye'de astroloji tarihi henüz emekleme döneminde. Astroloji eğitimi gerçek anlamda 1990'ların sonunda başladı. 2000'li yıllarda ders almaya başlayan arkadaşlar hemen klasik astroloji öğrenebildiler. Oysa 1990'ların başlarında klasik astroloji diye bir şey hemen hemen hiç yoktu. Peki, bu 10 yıllık süre içinde ne oldu da, sahneye birden bire klasik astroloji çıktı? Bunun öyküsünü ilk ağızdan dinlemekte yarar var.

Modern Astrolojide Geleneksel Uyanış

 

Antik Dünyada Alametler

 

Güneş Üzerine Yapılan Yeni Araştırmalar

Astrolojiyi Destekliyor !

Astrolojiye şüpheyle bakan bilim insanlarının dayandığı görüşler şimdilerde geçerliliğini yitiriyor gibi…

 

Dolunay Bitiş mi?


İnternette Dolunay’la ilgili çeşitli yazılarda Dolunay’ın sonları ya da bitişleri ve yeni başlangıçları gösterdiğine dair yazılarla karşılaşıyoruz. Bunlar çok yanıltıcı ifadeler. Ay fazları arasında bir şeyin bitişi ve yeni bir şeyin başlangıcı arasında geçiş işlevini gören faz balzamik ay fazıdır. 


 

Ay’ın yeniay fazı doğumu, büyüyen fazları büyümeyi, dolunay tamlığı, küçülen fazları da bozulup çürümeyi simgeler. Sanırım burada tamlık, bütünlük ile bir şeyin bitişi (yeni bir şeyin başlayışı) kavramları karıştırılıyor.

Dolunay fazı Ay’ın bütünüyle göründüğü, Güneş’in ışınını tam olarak yansıttığı fazdır. Ortada ne varsa görülmektedir. Daha önce tohumu atılan ve yapılandırılmaya çalışılan şeyler artık bütünlüğüne ulaşmaktadır. Bu, kişinin kendi bireyliği ise, ne şekilde yapılandığı gözler önündedir. Bu bir projeyse, proje artık tamamlanmaktadır. Şimdi ortada ürün görülmektedir. Dolayısıyla bu ürünün nasıl olduğu da görülmekte ve ona ayna tutulmaktadır. Dolunay’da oluşan Güneş-Ay karşıtlığı kişinin kendisine meydan okuyan ya da ayna tutanlar kanalıyla farkındalık geliştirmesinin işaretidir. Bu evrede tarafsızlık, nesnelliklik gerekir. Bu sayede karşıtlıklar birbirini tamamlar ve dengeler. Projeler bu farkındalıkla bitirilir. Ancak bir şeyin sonlanması ve yeni bir şeyin başlaması için daha üç faz deneyimlenmesi gerekmektedir.

Dolunay’ı gözünüzde canlandırmak için bir çiçeğin bütün görkemi ile açtığı bir hali düşünebilirsiniz. Bu tamlık’tır. Bitiş içinse çiçeğin, dallarının ve gövdesinin solduğu, kuruduğu, bütün yapraklarının döküldüğü bir hali düşünün.

 

Barış İlhan'ın Hürriyet'le Söyleşisi

 

 

HAFTALIK BİLGİ KÖŞESİ

12. Evdeki Gezegenler:

 

GÜNEŞ olumlu yönüyle içsel sıcaklığın ve canlılığın, içsel kaynaklarından emin olmanın ve kendini yeniden canlandırabilmenin

işaretidir.

 

Olumsuz yönüyle, dıştan kendini geri planda tutuyor gibi görünebilir, ama içte hatırı sayılır egotizm, böbürlenme, narsisizm olabilir.

 

Sonuçta özsaygıyı ve haysiyeti tehdit eden dış güçlere karşı egoyu korumaya çalışmak söz konusudur.

 

 

BURÇLAR

 

 

 

 

NCGR TÜRKİYE

www.ncgr-turkey.com

NCGR ve sertifika konusunda
her türlü bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.Ayrıca psikolojik astroloji dışında astrolojik bilgi ve makaleleri okuyabilirsiniz

 

SOLAR FIRE

TÜRKİYE'DE

 

BUGÜNKÜ AY

© 2014, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.