ASTROLOJİ ÜZERİNE BİLİMSEL ARAŞTIRMA

 

Bilimsel düşünceye bağlı ve daha çok pratik uygulamacı yapım itibarıyla, yaklaşık on sene öncesine kadar astrolojinin gerçekten işlediğine inanamıyordum. Mesleğimde, çoğu zaman, insanlarla içiçeydim. Ve konuştuğum bir kişiden, kısa zamanda gerçekçi bir etki alabilmenin ne kadar zor olduğunu biliyordum. Sezgiyle birleşen psikolojik araçlar çok yardımcı olabilir, ama insanları gerçekten anlayabilmek için yeterli zaman ve empati yeteneğine ihtiyaç vardır.

 

1993 yılında, bir astrologdan, deneme maksatlı, doğum tarihimden çıkardığı, karakter özelliklerimi anlatmasını istedim. Beni tam doğru olarak tarif etmesine çok hayret ettim ve bu, astrolojiye girmemi sağlayan motivasyon oldu. Bu bilgi alanında daha derin çalıştıkça, horoskop sahipleri, yorumlarımı daha doğru bulmaya başladılar. Fakat benim için, bu, kişilerin karakterleriyle, doğum tarihleri arasında belirgin bağlantının yeterli ispatı olmaktan uzaktı.

 

Astroloji gerçekten işliyor mu?

 

Astrolojiye inanmış kişiler üzerinde yapılan bir çok bilimsel araştırma göstermiştir ki, kendi doğum tarihi bilgilerinden çıkarılmamış olan yorumlar da, kişileri belli bir derecede çoğu zaman tanımlayabilmiştir. Hatta bu yorumlar kitle katillerinin horoskoplarında bile büyük oranda tutturulmuştur!

 

Bu şekilde astroloji ispat edilemez ve bu tip çabalar, deneye katılan kişilerin algılamaları ve/veya harita yorumlarının belirsiz formüle edilmeleri hakkında sonuca varır.

 

21 Nisan 2001’de, astrolojiye şiddetli muhalefetiyle bilinen Edgar Wunder, Nuremberg’de astronom ve astrologların katıldığı bir toplantıya davet edildi. Çok net ve keskin bir şekilde sunduğu astroloji üzerindeki yaklaşık 20 bilimsel araştırmanın hepsinin olumsuz sonuçlar verdiğini gösterdi. O zaman, bütün bu deneysel çalışmaların kurgusunda hatalar olduğu dikkatimi çekmişti:

· Deneye katılanların psikolojik tutarsızlıkları ve yalan söyleme eğilimleri incelenmemişti.

· Deneye katılanlar astroloji bilgisine sahiptiler ve/veya astrolojiye inanıyorlardı.

· Anketler, incelenen kişiye özgü horoskop dikkate alınmadan hazırlanmıştı.

· Bazı deneylerde doğru doğum tarihleri bile bilinmiyordu.

Böylece, ben kendi önerdiğim deneysel kurgu ve çerçeveyi hazırladım. Bu çerçeve, birkaç ay sonra, Edgar Wunder’in "Zeitschrift für Anomalistik" adlı dergisinde yayınlandı ve benimle yakın koordineli çalışarak, bu deney çerçevesini optimize etti. Bu çalışmaya katılım için yaptığı çağrıda (02/2002’de basılan Alman astroloji dergisi MERIDIAN’de) Edgar Wunder, bu araştırmanın yapısal metodunu açıkladı. Diğer detayları da, sonuç raporuyla beraber yayınlayacak.

 

Mevcut çalışmanın özellikleri nelerdir?

· Deneye katılanların kesin doğum tarihleri, resmi belgelere dayalı olarak biliniyordu; ilaveten doğum saati de, ikinci bir astrolog tarafından doğrulanması ve/veya düzeltilmesi mümkündü. Deneklerin biyografik verileri, sadece bu ikinci astrolog tarafından ele alınmış olup, anket ve yorumları yapanlar tarafından bilinmemektedir.

· Bütün denekler, psikolojik tutarsızlıkları ve anketlerdeki yalan söyleme eğilimini yakalayan, bilimsel olarak tanınan psikolojik kişilik testlerine tabi tutuldular.

· Çalışma, daha önce hiç astroloji bilgisi olmayan ve çalışmanın başlangıcında astrolojiye inanmayan* test denekleriyle gerçekleştirilmiştir. Test denekleri, aynı güneş burcu ve cinsiyetler, yaklaşık aynı yaşlarda olmak üzere ikişerli gruplar olarak düzenlenmiştir. Bu şekilde, şahsi niteliklerin (yaş, cinsiyet, astrolojik özellikler bakımından) test sonuçlarını etkilemesi önlenmiştir.

· Not*: Benim daha önceki önerilerime göre, astroloji bilgisine sahip ve/veya astrolojiye inanan test denekleri tamamen hariç tutulmalıydılar. Edgar Wunder, karşılaştırma imkanları için, yine de deney gruplarına bir üçüncü kişiyi dahil etti. Bu bir bakıma anlaşılırdı, ama aynı zamanda problemliydi. Astrolojik koşullu şahsi nitelikler, esas astrolojik metodun temelidir, böylece geçerli karşılaştırmalar eğer sadece astrologların genelde kullandıkları yorum metotları biliniyorsa yapılabilir. Yorum metotlarının aynı veya farklı olmasına bağlı olarak, sonuç oranları son derece değişebilir.

· İki ‘yerini tayin’(allocation) testi uygulandı. Bir tarafta, denekler iki horoskop yorumundan daha uygununu seçmeliydiler, diğerinde astrolog deneklerin doldurduğu anketin hangi doğum tarihine uygun olduğuna karar vermeliydi.

· Katılan test deneklerinin sayısı göz önüne alındığında, bu dünyaca astroloji üzerine yapılmış en yaygın deneysel çalışmaydı: Almanca konuşulan ülkelerde 274 test denek ve 26 astrolog esas çalışmada yer aldı. Ayrıca 1426 test deneği de (sıkı izin düzenlemelerini tam olarak doldurmayanlar) kontrol grubu olarak veya yardımcı testlerde kısmen kullanıldılar.

· Ayrıca, bilimsel ve astrolojik kriterleri yeterli bir şekilde beraber değerlendiren ve astrologlar için ilk olumlu sonuçları ortaya koyan bir ilk çalışmadır

Edgar Wunder, deneyin temel felsefesini (2001’in sonlarında başlayıp) 5/12/2002’de basılan raporunda şöyle açıklar:

 

‘(A )Astrologların, test koşullarının astrolojiye mümkün olduğunca uygunluğunun temini konusunda tamamen özgür ve serbesttiler.

(B) Astroloji dışındaki bilgi kaynakları ve diğer sebeplerin sonucunda, aşırı tesadüfi sonuçların çıkmaması amacıyla, muhtemel hata kaynakları sistematik olarak kontrol edildi

(C) Analiz planı, ispat veya çürütmeye yönelik farklı ağırlıklı düzenlenmedi ama, bir bakıma horoskopla ilgili onay ifadelerinin etkenlerinin ve/veya aynı zamanda astrolojik (örn. Belgeli doğum zamanı doğruluğu) ve astrolojik olmayan (örn. test deneklerinin davranışları) faktörlere bağlı sonuçlarının, tam olarak incelenmesine izin verir. (Kaynak: http://www.anomalistik.de/0512.htm)

 

Edgar Wunder’in test koşulları, benim görüşüme göre kesinlikle adil ve doğruydu. Böyle bir çalışmayı yürüttüğü için ona çok teşekkür ederim.

Şu ana kadar ki sonuçlar nelerdir?

 

Astrologlar, anketlerin %59’unu doğru bildiler ve, test deneklerinin de %64’ü kendilerine verilen horoskop yorumlarından kendilerini doğru tanıdılar. Bir astroloğun katıldığı bireysel deneyde, katılanların %78.6’sı (14 kişiden 11’i) doğum tarihi üzerinden yapılan horoskop yorumlarından doğrusu seçti. Bu veriler 5 Aralık 2002’deki değerlendirmelere dayanıyor. O tarihe dek sadece testlerin %56’sı yapılmıştı. Merak devam ediyor!

 

Deneye benim katıldığım kısımda, ben horoskop yorumu yapmadım. Sadece anket seçimlerine katıldım. Doğru doğum tarihi seçme oranım, örnek büyüklüğü açısından, önemli sonuç sayılmayacak değerde %66.6 ‘ydı.(6 test çiftinden 4). Bununla beraber, çalışmanın bütününe bakıldığındaki eğilime göre, astroloji için olumlu bir sonucun belirmesi, beni çok mutlu ediyordu.

İstatistiksel detaylar açısından, benim kişisel %66.6 sonucun kolektif %64’lük dereceyle kıyaslandığında neden anlamlı veya önemli olmadığı sorusu için lütfen Edgar Wunder’e başvurunuz. Mantıki olarak, katılım sayısı arttıkça, hata oranın büyümesine izin verilmektedir.

 

"Frankfurter Rundschau" Sandhausen 8 Aralık yazısında: “Komplike bir çalışmada, şüphelilerin beklentisinin aksine, horoskoplar şaşırtıcı şekilde daha doğru bulunmaktadır. Araştırmada, 274 kişiye, biri kendilerine, diğeri başka birine ait, iki horoskoptan birini seçmeleri isteniyor. %64’ü kendilerini tarif eden profili tanımışlardır. Basit tahminle ise sadece %50’si doğru profili seçebilmişlerdir. Heidelberg yakınlarındaki Sandhausen’de Gesellschaft fuer Anomalistik’den araştırmanın yöneticisi Edgar Wunder şaşırdığını, ama kendisine göre henüz sonuçların geçici olduğunu ve büyük bir dikkatle değerlendirmenin gerekli olduğunu söyledi.

 

Bu deneyle ilgili benim tecrübelerim nelerdi?

 

Katılımcı astrolog olarak, psikolojik kişilik testlerinin detaylı sonuçlarını almadım. Sadece testleri geçmiş olan test deneklerinin doğum tarihlerini aldım. Tamamen emin olabilmek için, kendi astrolojik anketime ufak bir kişilik testi ekledim. Bu testler, benim test deneklerimin, bütün soruları tamamen dürüstçe cevaplandıramamış olabileceklerine dair ipuçlarını verdi.

Detaylı sonuçlar şöyledir: doğum bilgilerini anketleri dolayısıyla kontrol ettiğim kişi sayısı 12 idi. Test denekleri önceden hazırlanmış ifadeleri 1’den 4’e kadar puanlayarak değerlendireceklerdi. 1=kesinlikle doğru değil; 2=çoğunlukla doğru değil; 3=genellikle doğru; 4= kesinlikle doğru

 

Koyu baskı, test deneğinin tutarsızlığını vurguluyor.

· Bazen yalan söylerim

1, 2, 2, 3, 2, 4, 4, 3, 4, 4, 3, 3

· Bazen kimseyle paylaşmadığım düşüncelerim olur.

2, 4, 3, 2, 4, 2, 4, 3, 4, 3, 4, 3

· Bazı insanlar, benim için başından itibaren tamamen anlaşılmazdır.

4, 3, 4, 2, 4, 4, 4, 2, 2, 3, 3, 3

 

İyi kişisel algılamaları olan dürüst insanlardan, her seferinde 4 puan beklenmeliydi. Ne kadar iyi kişisel algılaması olduğu ise, onun psişik dengesine bağlıdır. Bunun için ileri bir diyagram:

 

Şimdi yine detaylı sonuçlar: Test denekleri önceden hazırlanmış ifadeleri 1’den 4’e kadar puanlayarak değerlendireceklerdi. 1=kesinlikle doğru değil; 2=çoğunlukla doğru değil; 3=genellikle doğru; 4= kesinlikle doğru.

Koyu baskı, test deneğinin tutarsızlığını vurguluyor.

· için rahatlamak/hayatın keyfini çıkarmak çok kolaydır.

2, 2, 2, 3, 2, 2, 3, 4, 3, 2, 3, 2

· Çoğunlukla hoşnutsuzum.

3, 4, 4, 1, 4, 3, 2, 4, 2, 2-3, 2, 3, 4

· Düzen benim için çok önemlidir, ancak yine de biraz kaos içinde yaşarım.

                    4, 3, 3, 2, 2, 3, 3, 2, 3, 1, 4, 2
 
Dengeli kişilerden, 1. cümlede 3 veya 4’ü, sonraki iki cümlede ise 1 veya 2’yi seçmesi beklenirdi. Hoşnutsuz olan kişiler, rahatlayamaz ve/veya hayattan keyif alamazlar ve düzen ihtiyacına rağmen kaos içinde olanlar da bana göre dengeli değildirler. Bunlar aynı zamanda bu kişilerin kendi algılamalarını da etkiler.

 

Benim ön testimde, diğer deneklerde de psikolojik tutarsızlık ve yalan söyleme eğilimi vardı.

Çok bariz bir örnekte, deneklerden biri, benim astrolojik olarak yazdığım “Ben genellikle yoğun tüketim arzusu duyarım” ifadesine “kesinlikle doğru değil” cevabı vermiş, bir başka ifadesinde ise her nasılsa günde 60 sigara içtiğini ve on yıldır hemen hemen her gün Cannabis tükettiğini belirtmiş. Bu ön deneyleri yaptığım için ve mevcut deneyde de psikolojik kişilik testlerinin uygulanmasında kararlı şekilde israr ettiğim için şu an çok memnunum.

 

Astrolojik çalışmalarda, tüm kişisel değerlendirmelerde olduğu gibi, büyük oranda test deneklerinin kendilerini ne kadar iyi algıladıklarına, sorulara ne kadar dürüst cevap verdiklerine ve soruların anlamını ne kadar iyi anladıklarına bağlıdır. Burada, soruların sadece yazılı değil de kişisel olarak da ele alınması, kesinlikle faydalı olacaktı.

 

Son sonuçlara göre, hem benim ön testlerimde hem de mevcut çalışmada, astrologların anketler üzerinden tespit oranları, kişilerin iki horoskop yorumundan kendilerini seçme oranlarından düşük çıkmıştır. Bu beni şaşırttı, çünkü astrolojik anlayışıma göre aşağıdaki sebeplerden dolayı, esasen tam tersini bekliyordum.

 

Belirli bir astrolojik yığılımın anlamı (karakter / olaylar / kader açısından ) çok değişiklik gösterebilir fakat keyfi değildir. Astrolojik bakış açısından, mutlaka uygulanır bir benzerlik zinciri dahilinde olmalıdır.

 

Diyelim ki, birisinin haritasında net bir Mars/Satürn yığılımı var. Bir yığılım, harita sahibi tarafından tamamen farklı yollarda yaşanabilir veya hissedilir: Diğerleri arasında, “bloke enerji”den “engellerle büyüyerek”, “enerji kullanımının bir noktada toplanması”na kadar olan konuları içerir. Bu üç olasılık da yığılımın bir benzeşmesidir.

 

Astrolog için problem, mevcut yığılımların, uygulanabilir tamamlama seviyelerini seçmektir: Öncesinde bahsedildiği gibi, seviyelerin tamamlanması her ne kadar çok ve farklı da olsa, keyfi değildir. Böylece, horoskop sahiplerine her esas astrolojik yığılım için bazı tamamlama seviyeleri sunulmalıdır. Bu, anketin hazırlanışıyla, daha kolay yapılabilir. Haritanın yorumuyla, bu daha problemli hale gelir. Aynı anda, çok fazla yorumlama seviyesi sunarsanız, ayrımlar kaybolur.

 

Böylece uygun "kör yorumlamaları” çıkarmak çok zor gözüküyor. Mevcut deneyde daha yüksek sonuçların çıkmasındaki gerçek, test deneklerinin iki formüle edilmiş yorumdan birini doğru seçmelerinden, bir çok tek soruyu cevaplamalarının daha zor olduğu tahminiyle açıklanabilir.

 

Çalışmanın detaylı sonuçları başka şeyler de açıklar: Edgar Wunder deneklere sadece yorumlardan uygun olanını seçmelerini değil ayrıca ilaveten bu yorumla hissedilen mutabakatın sübjektif oranını belirtmelerini istedi.

 

Benim anketimden aşağıdaki iki örnek, astroloğun doğru seçmesinin ne kadar zor olabileceğini gösteriyor:

 

Denek X cevaplıyor:

 

Büyük değişiklikler beni şaşkın ve huzursuz hissettirir. --3

Değişiklikleri severim. --3

Değişikliğe çok ihtiyacım var. --3

 

Denek Y cevaplıyor:

 

Başkalarıyla yakın dostluk kurmaya ihtiyacım var. --2

Başkalarıyla mücadele etmeyi severim. --2

Benim karşımda güçlü duramayan insanları sıkıcı bulurum. --4

 

Bu tip ifadeler kendi içinde mantık dışıdır. Burada ters yönlendirici verilerin kasıtlı verildiğini ima etmiyorum. Dahası, test deneklerinin bu sorulara doğru cevap vermesini ve/veya yanlış anlamaların bulunması beklemek biraz aşırı bir talepti. Bir sebep de, anketimde hazırladığım ifadelerin yeterince ayırt edici olmaması ihtimaliydi.

 

Görüşler

 

Mevcut çalışmanın nihai sonuçlarından bağımsız olarak, bir ileri çalışma daha optimize edilmiş test koşullarında yapılmalı. Tekrar katılmak isterim.

 

Benim bakış açıma göre, test deneklerinin seçilme koşulları geliştirilebilir. Psikolojik tutarsızlıklar ve/veya yalan söyleme (hoşnut cevaplar verme) ilerdeki çalışmalarda azaltılabilir. Bir de, kişilik testi sadece bir anketle yapılmamalı, test denekleri kişisel olarak yüz yüze incelemeyle tıbbi ve psikolojik değerlendirmelere tabii tutulmalıdır.

 

Kullanılan karakter seçme metodu dikkate alınmaksızın, test deneğinin karakter nitelendirmesinden doğru seçip seçmeyeceği aynı zamanda büyük oranda bu kişinin kendini algılamasına ve dürüstlüğüne bağlıdır. Aynı zamanda, tek başına psikolojik temel üzerine, bilimsel doğruluğundan bağımsız olarak karakter çıkarımı, tüm insanlar için kabul edilemez. Hatta 'ortalama' bir kişinin belli oranda psikolojik tutarsızlıkları ve yalan söyleme eğilimi (kültürel ve sosyal fenomen olarak) varsa bile, bu faktörleri çok ciddiye almaya karşı, gerçek bir argüman değildir.

 

İki karakter arasından doğru seçebilmek, sadece bir karakteri kendi doğrusuyla değerlendirmekten ziyade, daha yüksek derecede dürüstlük ve kendini iyi algılama gerektirir. Bundan ötürü, kişilik testlerindeki gereksinimler yüksektir. Bunu bir otomobil testindeki gereksinimlerle kıyaslayabilirsiniz: Bir test sürücüsü olarak başvuruda, normal sürücü testini geçmek ve normal trafiğe çıkmasına izin verilmiş olmak şüphesiz yeterli değildir.

 

Mevcut çalışmada, ileri değerlendirme için paralel olarak bir kontrol testi yapıldı. Anketler ve astrologlar tarafından karakter çıkarımında, beklenmedik muhtemel yüksek sonuçlar çıkarabilecek gizli (astrolojik olamayan) referanslar taşıyıp taşımadığı incelendi.

 

Bunu netleştirebilmek için, danışmanlar test deneklerinin doğum tarihlerini tahmin ederek, anketlerde ve karakter analizlerini tutturmaya çalışmalıdırlar. Bu sonuçlar sonradan astrologların sonuçlarıyla karşılaştırılmalıdır. Bilimsel açıdan bu tip kontrol deneyleri normal ve gereklidir. Bu sağlam kriter, metodik olarak burada asıl çalışmayla beraber kullanılmalıdır. Aksi taktirde, kontrol araştırması şüpheler taşıyacaktır.

 

Kontrol çalışmasına katılanların, hiç astroloji bilgisi olmamalı ve hiçbir koşulda anketler, karakter analizleri ve deneklerin doğum tarihleri hakkından görüş belirtmelerine izin verilmemelidir. Aynı zamanda, test deneklerinin de astroloji bilgileri yoktu ve karşıtlarının veya anketteki test partnerlerinin doğum tarihlerini bilmiyorlardı.

 

Eğer bahsedilen kriter, kontrol araştırmalarında dikkate alınmazsa, test denekleri birbirlerinin karakterlerinden haberdar oldukları için, en azından bir çok doğru seçim beklenebilir. Bu, her nasılsa, test deneklerinin birbirini tanımalarını kolaylaştırmış olacak gizli referansların gerçekten karakter yorumlarının içinde olduğu gerçeği için yeterli referans değildir: Kontrol araştırmalarında yüksek sonuç oranları da, daha ziyade test deneklerine verilmeyen ilave bilgilerden gelirdi.

Bir diğer ilginç kontrol çalışması da hiç bir astrolojik bilgisi olmayan test deneklerine sadece doğum bilgisine dayanan karakter analizi ve anketlerin verilmesidir. Bu kaç deneğin kendisini karakter analizinden tanıyacağı ve kaç tanesinin anketleri doğru olarak ayırabileceği konusunda bilgilendirici olacaktır. Böyle bir fikrin saçma olduğunu düşünenler, şunu bilmeliler ki, testlere katılan 26 astroloğun hiçbiri test deneklerinin doğum tarihleri dışında bilgiye sahip değildiler.

 

Peter Goemmel

http://home.arcor.de/p.goemmel/astrology.htm