ASTROLOJİ DERGİSİ

 

10 Ekim 2017’te Jüpiter Akrep’te

Jüpiter, yaklaşık bir yıl sürecek Akrep’teki yolculuğuna başladı.

 

 

Jüpiter gezegeni Babil’de Marduk, Yunan’da Tanrıların tanrısı, tanrıların ve insanların babası Zeus (Roma’da Jüpiter) (Lat. Jove) ile ilişkilendirilir.

 

Marduk, Babil ve Asur mitolojisinde dünyanın başarılı kurtarıcısı olarak birincil konumdaydı. Tanrı Marduk’un yıldızı olarak geçen Jüpiter kadim astrolojide de yararlı bir konum aldı. Jüpiter fırsatın ve avantajlı bir durumun ortaya çıkmasıyla ilişkilendirilir, gökyüzündeki uyumsuzluğu dindirir, kaosa düzen getirirdi. Yeryüzündeki kral gökyüzünde Jüpiter (Marduk) ile denk düşünülürdü.

 

Jüpiter (Zeus), Yunan’da Apollon ile ilişkilendirilen, gezegenlerin kralı Güneş ile benzerdir. İkisi de krala ait fonsiyonları temsil eder, ancak bu iki kral arketipi arasında fark vardır. Güneş kişisel bir gezegen olarak kişinin hayatını yönetir, kişisel irade ve hayattaki yön duygusunu, merkezini belirler. Sosyal gezegen olan Jüpiter kişisel irade ile odaklanan enerjiyi sosyal çevre ve toplumsal alana yöneltir, dışa açar, ilerlerme, gelişme, zenginleşme için fırsat sunar.

 

Jüpiter ile ilişkili, Yunan mitolojisinde evrenin hakimi Zeus gökle ilgili doğal güçlerin hepsini kapsayan bir tanrıdır.  Parlak gök, ışık, aydınlık, gök gürlemesi, yıldırım, şimşek, bulutları devşiren, göklerde gürleyen, şimşek savurandır. Tanrıların kralı olarak kozmosun yöneticisidir. Yasanın ve düzenin kurucusu, adaletli ve zafer getirendir. Olimpos dağının en tepesinde bir tahtın üzerinde oturur. Tepeden aşağıya bakarak, dünyada ne olup bittiğini izler. Omuzlarının üzerinde iki kuzgun uçar. Biri tefekkürü, diğeri hafızayı temsil eder. Bu ikisi onun daimi yol göstericisidir. Bu yüzden bilgelik ve kehanetle ilişkilendirilir. Kaderi bilen, ancak tecellisini önleyecek bir davranışta bulunmayandır. Bu bakımdan doğanın yasalarıyla birlikte çalışır.

Antik zamandan günümüze bu tür mitoslarla özellikleri harmanlanarak  gelen Jüpiter astrolojide sıcak ve nemli tabiatı yaşamı destekleyip büyüttüğü için zenginlik, bolluk ve bereketi simgeler. En büyük yarar getiren (büyük uğurlu) kabul edilir. Parlaklığı dolayısıyla ışıklı, aydınlık, yakıcı Mars’tan daha soğuk, buz gibi Satürn’den ise daha sıcak olduğundan ortada, ılımlıdır. İyi niyetli, cömert, zengin gönüllü, ağır hareketi dolayısıyla ağırbaşlı, oturaklı, bütünü algılayabilen, böylece bunun hakkında hüküm veren ve gerekli yasaları yapan prensibi simgeler. Jüpiter aynı zamanda, hikmeti, bilgeliği, inancı, iyimserliği, adaleti, manevi değerleri, kanıları, prensipleri, güveni, refahı, zenginliği, genişlemeyi, büyümeyi, öngörüyü de temsil eder.

 

Jüpiter 10 Ekim 2017’den 8 Kasım 2018’e kadar Akrep burcunda kalacak.

Akrep burcu mevsimsel olarak doğanın yaşamı sonlandıran süreçleri ve yaşamın tohumda devam etmesi -yeniden filizlenmek için toprağın altında güç toplaması- ile ilgilidir. Sonbahar başlangıcından sonraki döneme tekabül ettiğinden ve sabit nitelikte olduğundan başlayan bir şeyin sağlamlaştırılmasına, su elementinden (soğuk-nemli) olduğundan enerjinin konsantre hale gelmesine ve merkeze doğru odaklanmasına işaret eder. Bu burçla ilişkilendirilen ‘ölüm’ tabiatın yeniden doğmak üzere toprağın altına geçmesinin sembolik bir ifadesidir. Bu aynı zamanda insanın doğumuyla başlayan yaşamının sona ermesi, ölüme teslim olması ve ruhun tekrar doğuşu anlamındadır.

 

Jüpiter Akrep’teyken ruhsal olarak zenginleşme, büyüme ve gelişme, görünenin arkasındakini araştırarak, bir şeyin çekirdeğine ulaşarak, hayatın doğal döngülerini, bitişlerini kabullenerek, kayıpların yasını tutarak ve dönüşerek gelir.

 

Akrep burcu yeraltının karanlık yüzüyle olduğu kadar zenginlikleriyle de ilgilidir ve bu zenginliklere ancak elini çamura sokmaya, derine inmeye, orayı temizleyip islah etmeye gönüllü ve kararlı olunduğunda ulaşılabilir. Jüpiter burada iyimserlik, iyilik, güven ve inanç vererek insanın kendi içindeki cevhere ulaşmak üzere yaptığı temizlik ve iyileştirme sürecini destekler. Bu gerçekleştiğinde büyük bir ruhsal güce, iyileştirme ve islah etme kapasitesine sahip olunur.

 

Yaşam ve ölüm Akrep’in iki uç noktasıdır. Ölüm, yaşam kadar gerçektir ve kaçınılmazdır. Karşısında hissetiğimiz acizlik bizi güçlü olmaya iter. Akrep doğası gereği hayatta bunu idrak etmek üzere yaşanan deneyimlerden sorumlu burçtur. Jüpiter burada ölüm, bitiş, güç ve acizlik deneyimlerinden bir anlam çıkartmak, çıplak gerçeği aramak, sahte ve yüzeyde görünen her şeye şüpheyle yaklaşmak, ruhsal olarak güçlenmek, korkunun üstesinden gelmek, kendinden daha büyük bir güce inanç geliştirmek, hayatı dönüştürecek bir kavrayış yakalamak peşindedir.

Akrep burcu kaynaşmak, güçleri, kaynakları birleştirmekle ilgilidir. Dolayısıyla Jüpiter’e özgü inanç ve güven hissi insanların enerjilerini daha büyük bir amaç için birleştirebilmeleriyle, toplumdan dışlananların islahı için birlikte çalışabilmeleriyle, çürüyen bozulan şeyler arıtılabildiğinde, krizler sağduyu ve bilgelikle yönetilip aşılabildiğinde kazanılabilinir. Kendi gücünün yetmediği bir şeyleri yapabilmek için başkalarıyla güçlerini birleştirmek bu dönemde yeni gelişim fırsatları, kazanç ve zenginlik verebilir.

 

Jüpiter Akrep’teyken ahlaki değerlerin ve vicdanın güç kazanması, akıl ve sağduyuyula insani değerlerin yükseltilmesi söz konusudur.  Derin bağlamda yaşamın anlamını ve bağlantılarını anlama yeteneği verebilir. Akrep burcu Jüpiter’e (anlayışa, sezgiye, keşif ve yolculuğa) derinlik, kararlılık ve irade sağlar. Güçlü bir azimle büyüme kararlılığı görülür. Söylenenlerin arkasındakini duymak, görünenin arkasındakini görmek, gerçeğe, derin bir kavrayışa, evrensel ve tüm insanlığı bağlayan prensiplere ve değerlere ulaşmak mümkündür. Tüm ümitlerin bittiği bir yerde yıkıntıdan bir inanç, iyimserlik, umut yaratabilme yeteneği verir.

Kaynaşmanın, nüfuz etmenin ve başka biriyle bir potada erimenin burcu Akrep, gölge yönüyle  ‘Ya hep, ya hiç’ prensibiyle birlikte ‘Benden yana değilsen, benim düşmanımsın’ diyebilir, Jüpiter’in iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, haklıyı haksızdan ayıran gücü ‘benden yanaysan iyisin, doğrusun, haklısın, benden yana değilsen kötüsün, yanlışsın, haksızsın’ fikrine evrilebilir ve hayat iyi ile kötünün savaşına dönüşebilir.

Olumsuz açıdan Akrep’teki Jüpiter sabit fikirleri ve keskin biçimde tanımlanmış inançları ifade edebilir. İnançları, ırk, kültür, din, mezhep farklılıklarını manipüle ederek (birinin diğerine nazaran üstün olduğu vb) haset, kin, nefret ve intikamı büyüterek güç kazanmayı, sınıf ayrımcılığını, farklı inançta, ırkta, kültürde olanlara karşı nefreti, düşmanlığı ve saldırıyı, kendi tarafındaki kayırarak, zenginleştirerek kendinden farklı olanı ezmeyi, gücü sadece dışsal zenginlikle elde etmeyi, adaletsiz, orantısız gücü, vicdansızlığı, aşırı güç kullanmayı, yasa yapıcıların hoşgörüsüzlüğünü, fikrini, yargısını asla değiştirmemeyi, körükörüne inancı, toplumsal, sosyal anlamda çürümeyi, ahlaki, vicdani değerlerin bozuluşunu, kanunları çiğnemeyi, abartılı bir ölüm korkusunu, saçmalık ve gelip geçicilik duygusu yüzünden hiç bir inanca tutunamamayı, borçların artışını, ekonomik krizleri, dev şirketlerin arasındaki güç savaşlarını, marazi büyümeyi, metastazı, çöplerin, kanalizasyonların, pisliğin yayılıp çoğalmasını, yeraltından, sualtından gelen patlamaları, yeraltında, suda yayılmayı, suyun kabarmasını gösterebilir.

 

Akrep aşırı uçları, Jüpiter ise aşırılığı, abartıyı gösterdiğine göre bu yerleşim aşırı uçta geniş çaplı katliamlara, seks suçlarına, yeraltı örgütlerinin, mafyanın adalet adına saldırılarına, aşırı yıkıcılığa, zalimliğe, kötülüğün ve karanlığın kazanmasına işaret edebilir. Din, mezhep, ırk, cinsiyet, kültür farklarından doğan fanatizmin zulüm ve ölüm getirmesi söz konusu olabilir.

 

Kuşkusuz kibir Jüpiter’in en büyük günahıdır. Bu dönemde kibir, böbürlenme, gücün tek sahibi olduğuna, tek haklı olduğuna inanmak, kendini yasaların üstünde görmek, tanrı yerine koymak, kendi ihtiraslarını tanrı buyruğu zannetmek, kendi gücüyle sarhoş olmak, her şeyi bildiğini, en doğrunun kendi bildiği olduğunu zannetmek, boyunu aşmak mahva, acizliğe, güç ve kontrolü kaybetmeye, yıkıma neden olabilir.   

Jüpiter’in temsil ettikleri; hukukçular, avukatlar, yüksek mahkemeler, dini liderler, yargıçlar, senatörler, devlet adamları, akademisyenler, uzmanlar, profesörler, rektörler, doktorlar, yüksek kültürlü, örnek alınan kişiler, bağışçılar, liberaller, patronlar, mafya babaları, milyarderler, elitler, zenginler, finansçılar, yatırımcılar, sermayedarlar, büyük işletmeler, büyük sermayeli dev şirketler, yüksek öğrenim kurumları, kahinler, ermişler, rehberler, filozoflar, serüvenciler, gezginler, evcil hayvanlar için bir kriz, ölüm-kalım deneyimi, aciz kalma, dönüşüm, güç kazanma, iyileşme dönemi olabilir.

 

Bu dönemde herhangi bir yargıya varmadan önce mutlaka konuya bir çok açıdan yaklaşmak, yüzeyde görünenin altına bakmak, durumlara, krizlere sağduyulu, tarafsız, bilgece yaklaşmak, iyiyi kötüden ayırabimek, herkes ve her şey için adaletten yana olmak, manevi açıdan güç birliği yapmak, kötülüğe karşı sağlam ahlaklı durmak, umut ve iyimserliği kaybetmemek, sadece dıştan zenginleşmeyi sağlayacak, göz boyayan fırsatlara (Zeus’un hediyelerine*) karşı tedbirli ve uyanık olmakta fayda vardır.

 

Tarihe baktığımızda, Jüpiter 26 Ekim 2005-24 Kasım 2006 arasında Akrep’teydi

- Amerika’nın askeri harekâtla Irak'a girmesiyle başlayan ve devam eden Irak Savaşı sürecinde (2003-2007) 22 Şubat 2006'da Samarra kentinde Şii türbesinin dinamitlenmesi mezhepler arasındaki çatışmaların başlangıcı kabul ediliyor. Bu tarihte Jüpiter Akrep burcunda. Saldırının ardından patlak veren çatışmalarda geçen yıl 30 binden fazla Şii ve Sünninin öldüğü sanılıyor.

- 9 Ekim 2006’da Kuzey Kore ilk yeraltı nükleer denemesini başarıyla gerçekleştirmiş.

- 24 Ağustos 2006 Pluto’nun rütbesi düşürüldü, gezegen olmadığı ilan edildi.

- 5 Kasım 2006’da Irak'ın devlet başkanı Saddam Hüseyin idama mahkum edildi.  Mahkumiyet sebebi 8 Temmuz 1982’de Duceyil Şii katliamından (148 Iraklının ölümünden) sorumlu bulunmasıydı. Anlamlı bir tesadüf olarak Duceyil katliamı da Jüpiter’in Akrep’te olduğu zamana denk geliyor. Saddam Hüseyin Batı dünyasında genel olarak zalim bir diktatör olarak tanımlandı. 

- 26 Ekim 2006’da Bush Amerika ile Meksika arasında sınır duvarının inşasını başlatacak yasayı imzaladı. (Jüpiter’in Akrep’te olduğu, aynı zamanda Satürn ile tam kare açı yaptığı bir tarih, dolayısıyla sınır, duvar ve inşaa etmek gibi Satürn sembollerini de açıkça görülüyor).

- 12 Temmuz 2006 Hindistanın ticaret ve ekonomi merkezi Mumbai’de tren hatlarındaki sıralı saldırılarda 204 kişi öldü, 717 kişi yaralandı. Saldırılar Hindistan İslami Öğrenci Hareketi tarafından yapıldı.

 

Yine 10 Kasım 1993-9 Aralık 1994 tarihleri arasında Jüpiter Akrep’teydi.

-6 Nisan 1994 Ruanda Soykırımı olarak da tanımlanan tarihin en kanlı katliamı. Yaklaşık yüz gün içinde 800.000 Tutsi ve ılımlı Hutu'nun, aşırı uç Hutular (Interahamwe) tarafından öldürülmesi olayıdır.

Bağımsızlık kazanılmasından sonra yönetim, tek parti iktidarı sırasında da Hutu milliyetçisi bir politika izledi. Tutsilerin nüfusa oranları olan %9 oranı bütün ülkede üst limit olarak tanımlanarak Parlamento başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlardaki eğitimli Tutsiler işten çıkarıldı ve sürgüne zorlandı.

İki yıl yaşanan iç savaş sonrası imzalanan ateşkesle geçici olarak savaş durduruldu. Bu sürede soruna "kalıcı çözüm" bulmak isteyen aşırı uçtan Hutular aldıkları kararları hayata geçirmeye kadar verdiler.

En ücra köylere kadar her yerde Interahamwe adı verilen yerel yarı-askeri örgütler kurularak Tutsiler ve ılımlı Hutular fişlendi. Ülkenin ekonomisi silah alımına uygun olmadığı için Çin'e yüzbinlerce satır siparişi verildi. Satır verilemeyenlere ise, sivri uçlu sopalar verilerek bunları yakında başlayacak olan "böcek" avında kullanmaları söylendi. Bütün bu hazırlıkların farkında olan Hutu hükümeti önlem olarak hiçbir şey yapmamıştır. 6 Nisan 1994'te tarihin gördüğü en kanlı katliamlardan birisi radyoda yapılan anonslarla başladı. O gün, bir Hutu olan devlet başkanının uçağı düşürüldü. Ülkede yaşanan kaostan faydalanan Interahamwe üyeleri ellerindeki listelere bakarak, eğitimli Tutsi ve ılımlı Hutular başta olmak üzere kıyıma başladılar.

 

-6 Mayıs 1994 İngiltere ve Fransa’yı yeraltından birbirine bağlayan, dünyanın en uzun denizaltı tüneli Manş tüneli açıldı. Tünel İngiltere ve Fransa ortak yapımıdır. Maliyet, Fransız ve İngiliz firmalarından meydana gelen şirketler birliği ile, bankalardan büyük miktarda borç alınarak karşılandı. Ekstrem bir mühendislik örneği olarak tanımlandı.

*27 Kasım 1981-26 Aralık 1982 tarihleri arasında Jüpiter Akrep’teyken...

-2 Şubat 1982 Suriye’de Hama Katliamı. Hafız Esad, sünni Müslüman Kardeşlerin kalesi Hama’yı haritadan sildi. Onbinler öldü.

-6 Haziran İsrail ‘Galile için Barış Operasyonu’ adı altında Lübnan’ı işgal etti.

 

Astroloji Dergisi/ Ayşem Aksoy

*(Zeus’un hediyelerinin neden tehlikeli olduğu Prometheus ve Pandora efsanelerinden okunabilir)

Baigent, Michael, Babil Kehanetleri, Yakamoz Yayınevi, 2009

Banzhaff, Hajo & Haebler, Anna, Astrolojinin Anahtar Sözcükleri, Barış İlhan Yayınevi,1999

Cömert, Bedrettin, Mitoloji ve İkonografi, De Ki Basım Yayım, 2006

Erhat, Azra, Mitoloji Sözlüğü,Remzi Kitabevi, 2004

Gutmann, Ariel & Johnson, Kenneth, Mythic Astrology, Llewellyn Publications, 2004

İlhan, Barış, Astroloji Dersleri, Barış İlhan Yayınevi, 2014