ASTROLOJİ DERGİSİ

 

 

Venüs’ün İnsanların Romantik Seçimleriyle Bağlantısı Üzerine Eşsiz Bir Çalışma

 

 

Belki yüksek beklentilerle başlayan yüksek oktanlı bir aşk macerasına girdiniz ama açılanamaz bir şekilde ümitleriniz boşa çıktı.

 

Ravel’in müzikal başyapıtı Bolero’daki gibi, romantik ritmin şiddeti, gitgide artarak sizi mutluluğun doruğuna ulaştırdı. Tıpkı o romantik şarkıdaki gibi, orkestrada birden notalar değişti,  bazı şeyler yanlış gitti ve ilişkinin ritmi bir daha onarılamayacak bir şekilde paramparça oldu.

 

Astrolog Paul Westran’ın, bu şekilde gelişen ilişkilerle ilgili test edilmiş bir teorisi var. 1,300 çiftle birlikte yaptığı sekiz yıllık titiz bir çalışmada, Westran, gezegensel yerleşimlerin, insanların yaşamlarındaki gerçek olaylarla olan bağlantılarını inceledi ve bazı şaşırtıcı sonuçlar elde etti.

 

İlginç bir biçimde, Westran’ın araştırması, belirli Güneş burçlarının, diğerlerine oranla birbirleriyle daha uyumlu olduğuna dair popüler fikri desteklemiyor. Ama Westran astrologların geleneksel anlamda çekim prensibiyle özdeşleştirdikleri gezegen Venüs’ün, kişisel ilişkiler üzerinde etkisi olduğuna ve bu etkinin öngörülebilir nitelikte olduğuna dair kanıtlar buldu.

 

Araştırması, astrologların açılar olarak adlandırdıkları gezegenler arası açısal yerleşimlerin, astrologların öngördüğü gibi işlediği fikrini destekliyor.

Westran’ın çalışması, aynı zamanda astrologların sinastri diye adlandırdıkları, kişilerin doğum haritaları karşılaştırılarak, haritalarındaki gezegenler arası açısal yerleşimleri inceleyen metodu istatiksel olarak destekliyor. Bu teknik genelde çiftler arasındaki uyum potansiyelini değerlendirmek için kullanılıyor.

Şaşırtıcı bir şekilde, Westran, astrologların “ikincil progresyonlar” olarak adlandırdıkları tekniği kullanarak ilerlettikleri gezegenlerin, önceden başlaması şüpheli ilişkilerin başlamasında önemli bir etkiye sahip olduğunu da gösterdi.

 

İlişkiler Neden Güçlenir ve Zayıflar?

Çalışmada, çiftlerin sinastri haritalarında, Güneş ve Venüs arasındaki uyumlu açılara beklenenden daha fazla bir sıklıkla rastlanılmıştır. Bu astroloji için önemli bir bulgudur ama Westran’ın başka soruları vardı. Örneğin, ilişkilerdeki yoğunluğun neden güçlenip zayıfladığı gerçeğinin daha iyi bir astrolojik açıklaması olabilir mi? Astrologlar, kimin kime karşı çekim duyacağını tahmin etmekle kalmayıp aynı zamanda ilişkinin zaman içerisinde nasıl ilerleyeceğini kesin olarak tahmin edebilirler mi? Eğer varsa, progres gezegenlerin bu ortaya çıkacak dramdaki rolü nedir?

 

Normalde ikincil progresyonlar bireysel doğum haritalarında görülen olayların zamanlarını tespit etmek için kullanılır. Astrologlar, bir yıl için bir gün formülünü kullanarak, Güneş’in, Ay’ın ve diğer gezegenlerin haritada ne kadar ilerlediğini hesaplarlar. Progres haritadaki gezegenler, geçen her bir yıl için, bir günlük ilerleme derecelerine göre, ya ileri ya da geri olmak üzere (Geri harekette bir gezegen olabilir) ilerletilir. 30 yaşına gelindiğinde gezegenlerin ne kadar ilerlemiş olduğunu bulmak için, astrolog sadece kişinin doğum gününden itibaren 30 gün sayar ve o güne denk gelen tarihin haritasını çıkarır.

 

Progres bir haritada Güneş bir günde yaklaşık bir derece ilerler ama Ay’ın ve bazı gezegenlerin ilerlemesi,  Güneş’e daha yakın yörüngelerde ilerleyen gezegenler ile eşit değildir; tipik olarak Güneş’e daha yakın olan gezegenler, haritada da daha hızlı ilerler. Bu koşu yarışında,  Merkür ve Venüs, ayağını sürüyen Jüpiter ve Satürn’le kıyaslanırsa genelde koşunun yıldızlarıdır. Ve Dünya’nın etrafında dönen Ay ise neredeyse ışık hızıyla hareket eder.

Westran, araştırmasından elde ettiği ana verilere dayanarak, progres sinastri açılarının ilişkilerin zaman içinde nasıl değişeceğine dair güçlü göstergeler olduğuna inanıyor. Natal sinastriyi zamanda sabitlenmiş bir fotoğrafa ya da mesaja benzetiyor. Progres sinastri açıları ise daha çok başlangıcı, ortası ve tanımlanabilir bir sonu olan bir film gibi.

 

Bir çiftin natal sinastri haritasında Venüs’ün Güneş ile yaptığı temel bir açı olmayabilir. Fakat bu durum, çift 30 yıl sonra ilk defa karşılaştığında geçerli olmayabilir. Progres sinastride, açıların dinamik olarak oluşumu ve akabinde orb dışına çıkışı (etki alanının dışına çıkışı) gözlemlenebilir niteliktedir. Westran’ın araştırması, progres sinastri açılarının gerçek insanların yaşamlarındaki romantik gelişmeleri yansıttığını ya da bu gelişmelerin bu açılara uygun olarak gerçekleştiğini gösteriyor.

 

Güneş/Venüs Açılarıyla İlgili Göze Çarpanlar

Westran Avustralya Perth’teki evinden, dört kıtadan danışanlarıyla başarılı bir astrolojik danışmanlık yürütüyor. Kendisi eski bir suç analisti ve adli yazılım uzmanı ve astrolojik araştırmasının sadece “keşif amaçlı bir analiz” olarak başladığını söylüyor. Araştırmada neredeyse anında Güneş/Venüs açıları göze çarptı ve progres haritalar arasında da bu açılar düzenli olarak görülüyordu.

 

Araştırma için Westran’ın kesin doğum bilgilerine ve onaylanabilir biyografik bilgilere ihtiyacı vardı. Tek seçenek,  büyük ölçüde AstroDatabank gibi iyi araştırılmış bir ünlü veri tabanına güvenerek toplumsal figürleri ve ünlüleri kullanmaktı. Fakat çiftlerin hikayeleriyle astrolojinin ne kadar uyuştuğunu tespit etmeye çalışmadan önce her bir kişisel geçmişin dikkatli bir şekilde gözden geçirilmesi gerekiyordu. Westran öncelikle araştırma matrisleri yaptı ve açıları elle saydı fakat sonunda açıları hesaplamak üzere bir yazılım geliştirdi. Fakat yıllarca bu, zahmetli manuel bir süreç olarak devam etti.

 

 

Astrologların temel açılar olarak ele aldıkları açılardan kavuşum, iki gök cismi aynı burçta birbirlerine yakın bir şekilde hizalandıklarında; karşıtlık, gezegenler birbirlerinden yaklaşık 180 derece ayrı olarak karşıt burçlarda konumlandıklarında gerçekleşir. Ayrıca diğer temel açılar, uyumlu açı olarak adlandırılan 120 derecelik üçgen açı, stresli ve uyumsuz açı olarak adlandırılan 90 derecelik kare açı ve etkisi nispeten daha az olan, yardımcı 60 derecelik altmışlık açıdır.  Westran’ın araştırmasında ele alınan progres sinastri açıları, natal Güneş ve natal Venüs, natal Güneş ve progres Venüs, progres Güneş ve natal Venüs ve progres Güneş ve progres Venüs arasındaki açıları kapsamaktadır.

 

Araştırma açık bir şekilde doğruladı ki Güneş/Venüs arasındaki, hem natal hem de progres sinastri açıları ilişkilerin başlangıçlarında beklenenden çok daha sık olarak görülmektedir. Tüm olası Güneş/Venüs sinastri bağlantıları hesaba katıldığında,  pozitif sinastri açılarının, ilişkilerin başlangıçlarında görüldüğü sıklıkta ortaya çıkma olasılığı bire karşı 900.000 gibi bir olasılık değeri veriyordu ve bu oran da istatiksel önemi kanıtlamak için gereken orandan büyük ölçüde fazlaydı. Bundan daha az etkileyici olarak,  Venüs’ün Venüs ile ve Venüs’ün Mars ile yaptığı belirli sinastri açılarının da ilişkilerin başlangıçlarında istatiksel bir öneme sahip olduğu görüldü.

 

Toplanan her bir natal ve progres sinastri haritasının dikkatli bir değerlendirmesinin sonucunda,  Westran progres sinastri açılarının, natal sinastri açılarından daha güçlü olduğundan emindi. Bu sonuca varırken, progres sinastri açılarını izleyen ve grafiksel olarak gösteren kendi yarattığı benzersiz bir formattan faydalandı.  “When Stars Collide” adlı kitabında yazar örnek olay incelemelerini sayfalarca belgeliyor ve gerçek insanların yaşamlarında gerçekleşen olaylarla progres sinastri açıları arasındaki bağlantıları dinamik olarak göstermek için “çarpışma haritaları” dediği tabiri kullanıyor.

 

    

 

Örneğin, Westran, Prens Charles ve Diana’nın beraber oldukları dönemde “büyük ölçüde açıklayıcı nitelikteki”  bir dizi progres sinastri açısının iş başında olduğunu söylüyor ve yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere Charles’ın progres Venüs’ü Diana’nın progres Güneş’ine üçgen açı yapıyor. Açı, ilişkinin ilk yıllarının tanımlanmasına yardımcı oldu ama bu peri masalı aşkı progres açı kesinleşip zayıflamaya başladıktan sonra çözülmeye de başladı. Açı etkisini kaybetmeye başladığında (orb içinde), evlilik de resmi olarak sonlandı.

 

  

 

Yeni kraliyet çifti William ve Kate ise, Kate’in progres Venüs’ü ve William’ın natal Venüs’ü arasındaki az rastlanılan ve uzun ömürlü bir progres sinastri üçgeniyle göksel bir şansı yakalamış görünüyorlar. Açı uzun ömürlü çünkü çift 2000’de karşılaştığında Kate’in progres Venüs’ü geri hareketteydi (Dünya merkezli bakış açısına göre gökyüzünde geriye doğru gidiyordu) ve 2004’te yeniden ileri hareketine başladı. Son duruma bakacak olursak, bu progres sinastri açısı, çift hem natal hem de progres sinastri haritalarındaki diğer işe yarar açılara güvenmeye başlayana kadar, yani 2030’a kadar devam edecek.

Westran progres açıların gelecekteki araştırmalar için verimli bir zemin hazırladığına inanıyor. Örneğin, yeni umut verici bir çalışmada, dünya liderlerinin progres haritalarında, Güneş ve Mars arasındaki dinamik bağlantılar inceleniyor. Tarihsel anlamda Stalin ve Mao için 1922 ve 1949 yılları önemliydi çünkü progres Mars’ları natal Güneş’leriyle kavuşum yapmak üzere ilerlerken, birisi Sovyetler Birliğinde, diğeri de Çin’de iktidara gelmişti. Aynı zamanda Churchill, Truman, Castro kardeşler, Mussolini ve diğerleri de kendi ülkelerinde iktidara geldiklerinde, yine bir Mars/Güneş bağlantısı iş başındaydı.

 

* Bu makaleyle ilgili ek tabloları ve haritaları www.positiveastrology.com/ANS.asp  web sitesinde bulabilirsiniz.

www.positiveastrology.com web sitesinde, ziyaretçiler kendi progres ve natal sinastri raporlarını çıkarmalarını sağlayacak veri tabanına erişebilirler.

 

Notlar

İkincil Progresyonlardan muhtemelen ilk kez Johannes Kepler bahsetmişti ama 1657’de Placidus de Titus, Primum Mobile adlı kitabında ikincil progresyonları ayrıntılı bir şekilde anlattı. Placidus, Kepler’den etkilenmişti ve kitabında quintile’den (72 derecelik açı) Kepler tarafından tanıtılan bir açı olarak bahsetmişti.

 

1690 civarında Placidus’un kullandığı progresyon metodu Henry Coley tarafından tekrar anlatılmıştır.

İkincil progresyonlara adını Placidus vermiştir çünkü Placidus, bir doğum haritasını ilerletmek için başlıca metot olarak birincil progresyonlar diye bilinen başka bir metoda(çok daha karmaşık olan bir metot) önem veriyordu ve ikincil progresyonları sadece haritayı ilerlettikten sonra kontrol amaçlı bir tamamlayıcı olarak kullanıyordu.

Bunun anlamı şudur ki ikincil progresyonların nereden geldiğini az çok biliyoruz fakat antik çağlarda kullanılan çok daha eski direction ve progresyon metotları hakkında daha az bilgiye sahibiz. Bu da bizi, daha eski metotların sonraki astrologlar tarafından da kabul gören ve geçerli bir bilgelik olarak değerlendirilmiş olduğu fakat İkincil progresyonların üzerinde kabul görmelerinden önceki dönemlerde daha az çalışıldığı sonucuna götürüyor.

 

Her ne kadar Kepler’in 800 haritalık bir koleksiyonu olduğunu biliyorsak da, 20. Yüzyıldan önceki hiçbir astroloğun bazı temel kuralları elde etmek adına yeterince fazla veri örnekleriyle bilimsel deneyler yaptığından emin olamıyoruz. Ayrıca hiçbirinin astrolojik kalıpların grafiksel gösterimlerini ve veri modellerini yaratmak için gereken veri tabanlarına sahip olmadığını biliyoruz.

 

Birincil Directionların, Placidus ve onun hayranı olan takipçileri tarafından atfedilen önemi geri kazanmasını sağlayacak bir çalışmayı halen bekliyoruz.  Daha basit ve sezgisel olarak birleştirilmeye daha uygun olduklarından İkinciller, hem deneysel astrolojide hem de yaygın kullanımda sahip olduğu pozisyonunu koruyor.

 

Charles Carter tarafından öne sürülen bir astrolojik kurala göre, “hiçbir direction (ya da progresyon olarak varsayıyoruz) doğumda gösterilmeyen bir şeyi ortaya çıkarmaz.”  Bu durum ikincil progresyonlar için kesinlikle geçerli değil ve bu, When Stars Collide kitabındaki örneklerde defalarca kanıtlanıyor. 

Çeviren: Gözde Kara

Kaynakça

Laurie Efrein, How to Rectify a Birth Chart, Aquarian Press, 1987
Bernadette Brady, Predictive Astrology the Eagle and the Lark, Weiser, 1999
Nancy Anne Hastings, Secondary Progressions Time to Remember, Weiser, 1984

Fred Gettings, The Arkana Dictionary of Astrology, Arkana, 1985.

Marion D. March and Joan McEvers, The Only Way to Learn about Relationships Volume 5: Synastry Techniques, ACS, 1992

Robert Blaschke, Astrology: A Language of Life Volume I – Progressions, Earthwalk School of Astrology, 1997

Robert Blaschke, Astrology: A Language of Life Volume IV – Relationship Analysis, Earthwalk School of Astrology, 2004

Paul Westran When Stars Collide Why we love who we love and when we love them, O Books, 2006

 

Makaleler:

Paul Westran, Why Do Lovers Break Each Others Hearts? The Mountain Astrologer, September/October 2003

Paul Westran, Reclaiming the Mars Effect for Astrology. The Mountain Astrologer, Mercury Direct, August/September 2010


Yazar Hakkında:

Edward Snow Astrology News Service web sitesinin (ANS) yönetici editörüdür. Uluslararası ve yerel müşteriler için PR programları düzenleyen eski bir reklamcı ve haber muhabiridir. Uzun zamandır bir astroloji öğrencisidir.