Astrolojİ  Dergİsİ

 

   ANASAYFA

 

Astrolojiye Giriş

- Giriş-Gezegenler
- Burçlar
- Yükselen Burçlar
- Ay Burçları
- Evler
- Açılar

 

Yazılar ve Konular

- Makaleler 
-
Astroloji Tarihi
-
Mitolojik Astroloji
-
Astroloji ve Sağlık
-
Gezegen Döngüleri
-
Astronomi

 

Çeşitli

- Öyküler,Öğütler
-
Rüyalar - Semboller
-
Karikatürler
-
Çin Burçları
-
Doğum Günü Renkleri

 

Tablolar

- Burç Değişimi
- Enlem ve Boylam
- Yaz Saati
- Ay Fazları
- Gökgünlüğü
- Sembol Anahtarı  
  

 

Test

- 4 Element Testi

 

Linkler

- Astroloji Siteleri
-
Kitaplık
-
Barış İlhan Yayınevi

 

Haberler

- Haberler
-
Araştırma
-
Seminer-Eğitim

 

  

          Foto Galeri

      

Okuyucu Mektupları

 

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

 

TAROT DERGİSİ

 

 

Kişisel Açıdan Gezegen Devinimi Nedir?

 

Yaşamda her şey bir devinime sahiptir, yani her şey başladığı noktaya er veya geç döner. Doğar ve ölür. Bir çiçek tohumdan büyür, tomurcuklanır, açar ve zamanı dolduğunda solar. Tekrar tohum olur, yeni bir süreç başlar. Her sabah uyandığımız andan itibaren 24 saatlik bir sürece yeniden başlarız. Bunu aynı şekilde insan yaşamı sürecinede uygulayabiliriz.

 

Bir planetin devinimi, haritamızdaki yerine gelince, yani kendisiyle kavuşum açısı yapınca başlıyor. Buna yeni başlangıçlar dönemi diyebiliriz. O planetin temsil ettiği alanlarda yeni enerjiyle, yeni başlangıçlar dönemi. İçimize yeni bir tohum atılmış gibi. Sonra ilerliyor ve kendisiyle sırasıyla altmışlık, kare, üçgen, karşıt ve tekrar üçgen, kare, altmışlık açılar yapıyor. Sonunda başladığı noktaya, kavuşuma geri dönüyor.

 

Kavuşumda yeni bir döneme başlıyoruz. İlk altmışlık açı rahat bir açı. Umutlu ve enerji doluyuz Kare açı  oluşunca bazı sorunlarla karşılaşıyoruz. Her şey düşündüğümüz kadar kolay değilmiş. Bazı şeyleri, beklentileri gözden geçirmemiz gerekiyor. Üçgen açı esnasında gene enerji ve umut doluyuz. Doğru yaptığımızı düşünüyoruz ve karşıt açıda doğru yapıp yapmadığımızı görüyoruz. Asıl savaş, sonuç alma burada gerçekleşiyor. Hasat zamanı. Ürünün veya ödülün ne olduğu bugüne kadar nasıl hazırlandığımızla çok ilintili. Ya kazanıyoruz, ya kaybediyoruz. 

 

Bu noktadan sonra dönüş başlıyor. Şimdiye kadar dışa doğru olan büyüme artık içe dönüyor. Bunu yaşadıklarımızdan ders alma dönemi olarak niteleyebiliriz.Bütün bu savaş ne içindi? Sonuçta ne öğrendim? Uzun vadede bunlardan nasıl faydalanabilirim? Üçgen açıda soluk alıyoruz. Bu rahatlama döneminde daha önce yaşadıklarımızı unutma tehlikesi var. Unutsak bile kare açı onları tekrar hatırlatıyor. Son bir direnme yaşanıyor. Yeni bilince, yeni gelişmelere karşı bir direnme. Takip eden altmışlık açı bizi yeniden enerji, umut dolduruyor ve tekrar kavuşum. Yeni bir başlangıç, yeni bir tohum.

 

İnsanlar genel olarak şikayetçi oldukları koşulların yaratıcılarıdırlar. Bu yaşam biz bu şekilde oluşturduğumuz için böyledir. Yani ne ekersek onu biçeriz. Ancak çoğunlukla bunun farkında olmadan karşımızdaki kişileri veya koşulları değiştirmeye çalışırız. Oysa yapmamız gereken ne tür davranışlarımızla bunlara neden olduğumuzu araştırmak, bunları saptadıktan sonra da değişmeye çalışmaktır. Unutmayalım ki ancak kendimizi değiştirebiliriz.

 

Planet devinimleri bu konuda bize yardımcı olabilir. 360 derecelik bir turdan söz ediyoruz. Kavuşumdan, yani 0 dereceden ilk 90 dereceye kadar her şeye ben merkezci bir yaklaşım söz konusudur. Bizim için olumlu veya olumsuz, kendi beklentilerimiz, isteklerimiz ön plandadır. 90 derecede karşılaştığımız bir terslik, sürtüşme bize davranışlarımız veya beklentilerimizde bir yanlışlık olduğu uyarısıdır. Ya yanlış yolda olduğumuzu, isteklerimize hiç ulaşamayacağımızı söylüyordur, ya da seçtiğimiz yolun engebeli olduğunu, bazı önlemler almamız gerektiğini söylüyordur. Belki çok bencilce davrandık, başkalarının isteklerini, duygularını hiç hesaba katmadık. Onlar da karşımıza dikildi, dur artık dedi. Bundan sonra yaptıklarımız çok önemli çünkü 180 derecede, yani hasat zamanı ya kazanacağız, ya da kaybedeceğiz. Burada bir güç savaşından, yenmekten söz etmiyorum. Kazanmak bizi doyuma, iç huzuruna götürecek yolda ilerleyebilmektir.Kendiyle barışık, ne istediğini bilerek bilinçli bir şekilde hareket etmektir. Ancak kaybetsek dahi henüz çok geç değil. Değişmek için zamanımız var. 

 

İkinci 90 derece bunun sınanmasıdır. Bu noktada da bir barış sağlanmadıysa kavuşumda, 0 derecede yeniden başlamak bir zorunluluktur. Eğer bu devinimde yaşadıklarımız bizi düşündürüp, doyumu yakalamamıza yardımcı olduysa kavuşumda yeni bir boyuta atlayabiliriz, yoksa benzer şeyleri biz değişene kadar tekrar tekrar yaşayabiliriz. Çünkü kulak vermediğimiz içimizdeki ses, yüzleşmediğimiz bilinçaltındaki korkular, endişeler bizi boş buldukları an yüzeye çıkıp kendilerini hatırlatırlar.

 

Planetler devinimleri esnasında, temsil ettikleri enerjileriyle bizi farklı zamanlarda farklı açılardan uyarmakta, dikkatimizi bu noktalarda yoğunlaştırmaktadırlar. Hızlı hareket eden Güneş, Merkür, Venüs, ve Mars'ın devinimleri genel olarak kısa süreli etkileriyle fark edilmeden geçer. Ağır hareket eden Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Pluto'nun devinimi ise yaşamımızda çok önemli dönemlerimleri işaret etmektedir. Geriye döndüğümüzde hatırladığımız, yaşamımızın dönüm noktası olan yıllarda muhakkak bu planet enerjileri söz konusudur. Çok hızlı hareket eden Ay'da ise durum biraz farklıdır, çünkü Ay'ın iki ayrı devinimi vardır. Birisi doğal 28 günlük devinimi, ikincisi ise ilerletilmiş -progres- Ay'ın 28 yıllık devinimidir. Bu nedenle Ay ağır hareket eden planetlerle birlikte anlatılmaktadır.

Barış İlhan, Astrolojide Yetişkinlerin Buluğ Çağı, İlhan Yayınevi, 1997

© 2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.