Astrolojİ  Dergİsİ

 

GÜNEŞ TERAZİ'DE

Halk arasında Terazi burcu için genellikle “Dengenin burcu diyorlar, ama benim tanıdığım Terazi’ler hep dengesiz” denir. 

 

Hepimiz pazarda, manavda alışveriş yaparken terazinin kefesinin zor dengelendiğini biliriz. “1 kiloyu biraz geçti, yok geçmedi, sen ona bir domates daha koy, şunu 2 kilo yapalımda sen bana yuvarlak hesap 10 lira ver” tartışmaları, “Acaba kazıklandım mı”, “Yaşasın biraz fazla tarttı” hesapları sürer gider. Eh biz daha bir Pazar alışverişinde bu dengeyi zor tuttururken siz artık ömür boyu bunu yapmak zorunda olan Terazi burcunu düşünün.

 

Terazi burcu uyumu temsil eder. Karşıtları uzlaştırır. Doğum ölümle, aydınlık karanlıkla, kadın erkekle uzlaşır. Sesler, renkler, insanlar arasında uyum sağlanır ve bu nedenle Terazi sanatla, estetikle bağdaştırılır. Zodyakta karşısındaki burç olan Koç “ben” derken, Terazi “biz” der. Doğası gereği bir şeyleri yalnız yapmaktan hoşlanmaz, paylaşmayı, ortağını desteklemeyi sever. Eşinin başarısından mutluluk duyar. Psikolojik bağlantıları adalet duygusu, uyum arzusu ve ortaklık duygusudur. Ancak tüm bunların gerçekleşebilmesi için zorunlu olan bir şey vardır: Eşitlik. Uyum arzusuyla kendinizden fazla ödün verdinizmi karşıdakinin ağırlığı artar, eşitlik ve denge bozulur. Bu defa siz ağırlığınızı koymaya çalışırsınız. Biraz fazla kaçtımı eşitlik ve denge yine bozulur. Popüler kitaplar Terazi’nin aşkta şanslı olduğunu yazarlar, genellikle bunun tersi doğrudur. İlişkiler bu burcun kendisini tanıdığı ve geliştirdiği alandır. Bu da ilişkilerde karmaşa ve uğraşı demektir. Bir ilişkide kendimizi geliştirebilmek için o ilişkiye taahhütte bulunmamız gerekir. Yani iyi günde ve kötü günde birlikte olmaya gönüllü olmamız gerekir. Oysa genellikle bir Terazi burcunun aşırı verici olduğu bir evlilikten sonra uzun süre ilişkilerden uzak durduğunu, yani kendini geliştirme arenasından kaçtığını görürüz. Bu çaba beyhudedir, bir Terazi kendi özünden taviz vermeden kişisel özelliklerinden ödün vermesini öğrenmek zorundadır.

 

Terazi hava grubundandır, yani düşünce boyutunda bir burçtur. Hava yüzeydedir, yani yüzeyseldir. Her ne kadar Türkçe’de yüzeysel sözcüğünün çağrışımları olumsuzsa da yüzeysellik doğaldır. Örneğin insanoğlunun yüzeyi deriyle kaplıdır. Ancak bu yüzeyselliği aşırıya götürdünüz mü sorun başlar. Suları bulandırmamak için yüzeyde çok estetik ve dingin bir görüntüyü sürdürme, kavga çıkartmama çabası bu burcun gölgesidir. Terazi’nin yönetici gezegeni Venüs barışı temsil eder. Bu durumda “ne pahasına olursa olsun barış” sloganıyla hareket ettiğinde kendi özünden taviz verebilir. Bir bakıma nasıl savaşacağını bilemez gibidir. Sanki kendisini atılganca ortaya koysa Dünya Savaşı çıkacak gibi hissedebilir. Ancak görüntüdeki uyum er ya da geç bozulmak zorundadır. Bu defa küskünlükler, hak hukuk savaşları başlar. “Ben sana şunları yaptım, hep seni düşündüm, sen benim için hiçbir şey yapmıyorsun” gibi yaklaşımlarla terazinin bozulan dengesi yeniden sağlanmaya çalışılır. Bir bakıma verilen herşeyin karşılığı beklenir olur. Oysa Terazi karşılık beklemeden vermeyi öğrenmek zorundadır. Kuşkusuz bu herşeyi ver, kendini hiç kollama anlamına gelmiyor. Tam aksine, bu yapıldığında hesap defterleri tekrar açılır. Ve Terazi talepkar hale gelir. Alıp verme konusunda denge sağlayabilmek için “Ben ona şunları verirsem, o da bana bunları verir” hesabından kurtulmak gerekir. Sadece gönülden, gerçekten istediğini vermek yeterlidir.

(c) Barış İlhan - Eylül, 2009

 

 

 

© 2009, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.