Astrolojİ  Dergİsİ

 

Astroloji’ye Kaç Kişi Gerçekten İnanıyor?


Nicholas Campion

 

Astroloji ve burç köşeleri, magazin gazetelerinin, kadın dergilerinin ve internetin tanıdık içeriğidir. Bu içerikler, bazıları için tartışmalı olmakla birlikte, özellikle insan ilişkileri açısından göksel ve yersel olaylar arasında anlamlı bir ilişki olduğunu iddia ederler.

 

Bildiğimiz kadarıyla, dünyadaki yaşamı yönetmek amacıyla gezegenleri 12 zodyak işaretiyle ilişkilendiren Astroloji, Orta Doğu'da ve klasik Yunanistan'da M.Ö. beşinci ile birinci yüzyıllar arasında icat edilmiştir. 21.yüzyıla büyük oranda İslam dünyası yoluyla iletilmiştir.

 

Astroloji son günlerde iki farklı konuda yeriliyor. Bir tarafta, en iyi ihtimalle onu yanıltıcı bulan, kötü ihtimalle de Şeytani bulan Evanjelik Hıristiyanlar var. Diğer taraftaysa, kaderimizin yıldızlarda yazılı olmasını hileli ve hatta zararlı olduğunu düşünen şüpheciler bulunuyor.

 

Bu iddialar doğruysa, kaç kişinin astrolojiye inandığını ve bunun nedenlerini anlamak önemli ve bu konuda yapılacak bazı ciddi araştırmalar için zaman gelmiş demektir.

 

İnancı Anlamak


Deneyimleri aksini kanıtladığı halde, bu kadar çok insanın astrolojiye halen inanıyor olması pek çokları için merak konusu. Ancak bu sorulara cevap bulabilmek için, öncelikle daha anlaşılır inanç ve inançsızlık kategorileri geliştirmeliyiz. Astroloji takipçilerinin tamamen inandığını ya da diğerlerinin tamamen inanmadığını söyleyemeyiz. Bu konu, profesyonel astrologlar ve hatta araştırmacılar için cevaplanması karmaşık bir sorudur.

 

Kanıtlar yetişkinlerin %90'ından fazlasının güneş (zodyak) burçlarını bildiğini göstermektedir. Bazı anket sonuçlarına göre, bu kişilerin yarısından fazlası burçlarının karakter tanımlarıyla uyumlu olduğunu belirtiyor: Koç’lar enerjik, Boğa’lar inatçı ve Akrep’ler gizemli.

 

En içten "inananları”- yani adanmış takipçileri veya astrolojiyle profesyonelce ilgilenenleri- bulmak için, 1998'den 2012'ye kadar, genel gruplara ve astroloji konferanslarında anketler dağıttım. Son zamanlarda sonuçları yayınlanan bu araştırma, özellikle kaç kişinin astrolojiye inandığını ve neden inandığını belirlemek amacıyla yapıldı. Astrolojiye inançla ilgili en çok yayınlanan araştırmalar, 1975 ile 1996 yılları arasında İngiltere, Kanada ve ABD'de yapılan tesadüfi örneklemle yapılan kamuoyu araştırmalarından oluşmaktadır- buna göre anket yapılan yetişkinlerin %25'i "burçlara inanır mısınız?" ve benzeri sorulara "evet" cevabını vermiştir.

 

Astrolojiyi uygulayan ve astroloji öğrencisi olan herkesin astrolojiye inandığını söylemesini bekleriz. Buna rağmen, bir İngiliz Astroloji Birliği (British Astrological Association) konferansında astrolojiye inanları sorduğumda, konferansa katılanların sadece %27’si astrolojiye inandığını söyledi – yani genel nüfus ile benzer bir oran. Astrolojiye “inanmadığını” söyleyen astrologlara bunun sebebini sorduğumda, astrolojinin televizyon ya da müzik gibi gerçek olduğunu, dolayısı ile astrolojiye inanıp inanmamak gibi bir meselenin söz konusu olmadığını belirttiler. Ya da başka taraftan bakarsak, insanlar sadece var olmayan şeylere inanırlar. Bu sebepten, “inanmak” ile ilgili kamuoyu araştırmalarında yanıltıcı sonuçlarla karşılaşabiliriz.

 

Tavsiyeyi Değerlendirmek


Araştırmam esnasında, inanca değinmekten kaçınırken, davranışlar ve hareketler üzerine birtakım sorular sorduğum, yerleşmiş bir metot uyguladım. Meydana çıkan resim, inanma ve inanmama gibi basit iki ayrımdan daha da karmaşıktı.


Araştırmayı uygulamadığım gruplardan birinde- çoğu 18-21 yaş arasında erkek öğrencilerden oluşan- %70’i burç köşesini ayda 1 defa okuyor ve oradaki tavsiyeleri değerlendiriyordu. Diğer sorular büyük sapmalar gösterdi- grubun %98’i güneş burcunu biliyordu, %45’i güneş burcunun kişiliklerini tanımladığını düşünüyordu, %25’i kesin tahminler yapabildiğini söylüyordu ve %20’si de yıldızların Dünya’daki hayatı etkilediğini düşünüyordu. Buradaki yüksek rakamlar önceki araştırmada elde edilen sonuçlara oldukça yakınken, yani İngiliz yetişkinlerin %73’ünün astrolojiye inandığını gösterirken, en düşük rakamlar ise kamuoyu araştırmasından çıkan sonuçlar ile benzerlik gösteriyordu.

 

Öğrencilerin tutumları kadar davranışları hakkında sorular da sordum. Neredeyse yarısı (%45’i) mevcut ya da olası partnerlerinin (eş/sevgili), ilişkilerini daha iyi yönetebilmek için, Güneş burcunu öğrenmeye çalıştıklarını, %31’i de önümüzdeki bir yıllık tahminleri okuduklarını itiraf ettiler.

 

Tüm bu araştırmalarım sonucunda netleşen şey şu oldu: Kişisel deneyimler, amaçlar ve davranışlar hakkında soru sorduğumuz zaman- bir astroloğun tavsiyesini değerlendirmek ya da partnerlerinin burcunu öğrenmek gibi- verilen olumlu cevapların sayısı, tarafsız gerçeklerle ilgili ifadeleri (astroloji kesin tahminler yapar mı? gibi) sorduğumuzda aldığımız cevapların iki katından daha yüksek.

 

Soru sorduğum gruplar yani örneklemim küçüktü ve her bir grup, belirli bir kitlenin anlık görüntüsünü temsil ediyordu, bu da genelleme yapmayı zorlaştırır. Fakat tüm bunlar, çeşitli sorular sorduğumuzda farklı yanıtlara ulaşacağımız izlenimini uyandırır. Kaçımız astrolojiye inanıyoruz? Cevap %22’de olabilir, %73’de. Bu iki rakam arasındaki farkı “inanç boşluğu” olarak tanımlıyorum, yani derin ve sığ bağlılık arasındaki şüphe ve belirsizlik alanı.

 

Yani, insanlar neden astrolojiye inanır? Sorunumuz, yerleşmiş güvenilir araştırmada. Eğer gerçekten temeline varamıyorsak ve kaçımızın inandığını bilemiyorsak, insanların astrolojiyi neden anlamlı -inançtan daha iyi bir kelime- bulduğunu saptamaya çalışalım.

 

Çeviren: Billur Kılıç ve Hatice Akbaş

Kaynak: https://theconversation.com/how-many-people-actually-believe-in-astrology-71192

 

© 2017, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.