Astrolojİ  Dergİsİ

 

   ANASAYFA

 

Astrolojiye Giriş

- Giriş-Gezegenler
- Burçlar
- Yükselen Burçlar
- Ay Burçları
- Evler
- Açılar

 

Yazılar ve Konular

- Makaleler 
-
Astroloji Tarihi
-
Mitolojik Astroloji
-
Astroloji ve Sağlık
-
Gezegen Döngüleri
-
Astronomi

 

Çeşitli

- Öyküler,Öğütler
-
Rüyalar - Semboller
-
Karikatürler
-
Çin Burçları
-
Doğum Günü Renkleri

 

Tablolar

- Burç Değişimi
- Enlem ve Boylam
- Yaz Saati
- Ay Fazları
- Gökgünlüğü
- Sembol Anahtarı  
 

 

Test

- 4 Element Testi

 

Linkler

- Astroloji Siteleri
-
Kitaplık
-
Barış İlhan Yayınevi

 

Haberler

- Haberler
-
Araştırma
-
Seminer-Eğitim

 

  

          Foto Galeri

      

Okuyucu Mektupları

 

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

 

TAROT DERGİSİ

 

 

ASTROLOJİ TARİHİ

 


İnsanlar zamanın kaydını ilk olarak Ay’ın evrelerini taşlar, boynuzlar veya kemikler üzerine işaretleyerek tutmaya başlamışlardır. Yandaki şekil buna bir örnek olarak rengeyiği boynuzu üzerine kazılan Ay evrelerini gösteriyor. (İ.Ö.30000-25000-Eyzies)

 

İnsanlar daha sonra Megalitik kültürde anıtsal alanlar inşa etmişlerdir. Megalit kelimesi Yunan’ca “büyük taş” anlamına gelen iki kelimeden oluşmaktadır. Bu dönemim en bilinen yapısı İngiltere’deki Stonehedge’dir.

 

Bu anıtsal alanları inşa edenler  takvimlerini Güneş’e dayandırırlar. Yaz gündönümünde Güneş ışınları belirli bir noktaya vurur. O nokta büyük olasılıkla sunak olarak kullanılan bir taş olabilir. Böylece o anıtsal alan hem tapınak hem de bir tür gözlemevi olarak işlev görür.

 

Zamanı Güneş’in ve Ay’ın hareketlerine göre bölümlere ayırmak yeryüzünde özellikle tarımsal faaliyet için zorunludur. Ay’ın hareketleri ve evreleri zamanı ölçmeye yarar. Güneş’in hareketleri de öncelikle mevsimlerin saptanmasında kullanıllır. Maya ve Mısır takvimleri bilinen en eski Güneş takvimleridir.

 

Megalitik yapıların en ünlüsü olan Stonehedge’in yaşı İ.Ö. yaklaşık 2000 yıllarına dayanır. Oysa Türkiye’de Urfa’da İ.Ö. 9000 yıllarında inşa edilmiş bir başka tapınak bulunmuştur: Göbeklitepe. Yani şu anda dünyanın en eski tapınağı Urfa’ya 25 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Aslında daha önce Göbeklitepe’ye çok yakın bir yerde Nevali Çori isimli bir başka önemli tapınak daha bulunmuştu, ancak maalesef şimdi Atatürk Barajının suları altında yatıyor. Göbeklitepe’de üzerlerine hayvan figürleri kazınmış büyük taşlar diğer megalitik tapınaklarda olduğu gibi bir merkezin çevresinde daire biçiminde bütün gizemleriye sıralanmışlar. 1995 yılından bu yana kazıları süren dünyanın en eski tapınağı hakkında daha detaylı bilgilere kazılar ilerledikçe ulaşacağız.

 

Yaşamı düzenlemek, zamanı ayarlamak için gökyüzünün haritasını çıkartmak çabaları bildiğimiz kadarıyla M.Ö.2000’den önceki yıllara dayanmaktadır. Babil’de Güneş’in gökyüzünde izlediği yol ilk olarak 3’e bölünmüştür. Bunlar Anu’nun, Enlil’in ve Ea’nın yollarıdır. Gökyüzünün ilk bölünüşü dekanlara (10º) ve takımyıldızlara göre yapılmıştır. Mısırlılar, Babilliler M.Ö.2000’den önce ufak değişikliklerle bunu kullanmışlardır. Babillilerde 36 önemli yıldız vardır. (10º x 36). Mısırlılarda gün 36’ya bölünüyordu, Yunanlılar bu sayıyı ikiyle çarpmışlar, 72 takımyıldız listelemişlerdir.

 

M.Ö.700 civarında Babilliler 18 takımyıldızla zodyak kuşağını kullanmaya başlamışlardır. M.Ö. 500’e kadar zodyak takım yıldızları 12’e indirilmiştir. Güneş’e göre düşünülen (solar) zodyakın yanısıra Ay’a göre düşünülen (lunar) zodyak da kullanılmıştır (28 bölümden oluşuyor). Araplar, Çinliler ay menzillerini kullanmışlardır.

 

Takımyıldızların biçimleri ve boyutlarındaki çeşitlilik nedeniyle zamanı ayarlamak ve gezegenlerin konumlarını hemen saptamak zor olduğu için M.Ö.500-400 arasında İranlı gökbilimciler 12 eşit olmayan takımyıldızı 12 eşit, 30 derecelik burç olarak düzenlemeye başlamışlar, 12 burcu 12 ayla denkleştirilmişlerdir. Bu sayede Güneş’in ve gezegenlerin bu burçlara geçişleri önceden bilinebilir hale gelmiştir.

 

Babillilerde yıl ilkbahar ılımında (gün-gece eşitliğinde) Nisan ayı ile başlıyordu.  Museviler ve Kenanlılar ise yılın başlangıcını sonbahar ılımı olarak kabul ediyorlardı.

 

 

                             Babil ve Musevi Ayları

 

Nisan, Temmuz, Eylül ve Şubat aylarının Babillilerden geldiğini biliyor muydunuz?

devam edecek...

Barış İlhan

© 2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.